Ankara'dan İstanbul'a Bir Müzik Serüveni Gece Röportaj: Irmak Kaleli

Ankara'dan İstanbul'a Bir Müzik Serüveni Gece Röportaj: Irmak Kaleli


Can Baydar, Gökçe Balaban, Eren Çilalıoğlu ve Erdem Başer'den oluşan Gece grubu müzik yapmaya Ankara'da, lise yıllarında başlamış. Röportajın yapıldığı günlerde Gece, grupla aynı ismi taşıyan ikinci albümlerinin tanıtımı kapsamında, altı şehri kapsayan bir turne için koşturuyordu. Ankara'dan taşınıp İstanbul'a yerleştikten sonra hayatlarının geçmişe nazaran daha “yalnız” ve “karanlık” geçtiğini düşünen grup üyeleri, 2004 yılından bu yana birlikte müzik yapıyor. Bir önceki albümlerinde yer alan “Kırmızı” adlı şarkılarında Koray Candemir ile düet yapan gruba bu albümde Mor ve Ötesi'nin vokalisti Harun Tekin'den destek gelmiş. Orhan Atasoy'un bestelediği, Sezen Aksu'nun seslendirdiği “Gamsız” şarkısına getirdikleri yorum ile tanınan grup, bu sene yurtdışında da konserler vermeyi planlıyor. Gece, şu ana kadar aralarında Masstival, Rock'n Coke ve Zonguldak/Ereğli Festivali'nin de olduğu birçok festivalde sahne aldı. - Müziğe nasıl başladınız? Eren Çilalıoğlu: Ben müziğe ortaokul yıllarında piyano çalarak başladım. Sonra dinlediğim müzikler doğrultusunda davul çalmaya başladım; öyle de devam ettim. Can Baydar: İlkokulun sonlarına doğru kendime bir klasik gitar almıştım, onu çalarak başladım. Sonra da babam bana bir elektro-gitar aldı. Gökçe Balaban: Ben hep bas gitar çalmak istiyordum. Ortaokulda önce gitar çalmaya başladım, lise ikide de bas gitar sevdama geri döndüm. Erdem Başer: Müzik dünyasına ilkokulda klasik, blok flüt çalarak girdim. Ortaokul yıllarında, canlı gitar sesiyle tanışınca gitar çalmaya heves ettim. - Gece grubu nasıl oluştu? E. Ç.: Bizim zaten bir grubumuz vardı. Can gruba ilk girdiği zaman biz onu gitardan çok vokalde düşünüyorduk. Bizim gitaristimizden daha iyi gitar çaldığı için hem gitar çalıp hem de vokal yapmaya başladı. Gökçe ile 2001'de tanıştık. En son da 2004'te Erdem gruba katıldı. - Grubun adı nereden geliyor? C. B.: Bizim “Gece” isimli bir şarkımız vardı. Grup ismi ararken “Acaba Gece olabilir mi?” diye aramızda konuşuyorduk. Kelime hem fonetik hem de görsel olarak hoşumuza gidiyordu. Gece kelimesinin “birleştirici, hataları örten” bir anlamı olduğuna da inanıyoruz. Bir gün bir arkadaşımız “’Gece’, sizin isimlerinizin de baş harflerinden oluşuyor.” dedi. O diyene kadar biz bunu fark etmemiştik. O zaman isim daha da hoşumuza gitti. O sırada Erdem yoktu ama adı yine “e” harfi ile başlayan başka bir gitaristimiz vardı. Erdem gelince de bu durum bozulmadığı için, o ismin kozmik bir enerjisi olduğunu da düşünüyoruz. - Ben sizi ilk dinlediğimde Mor ve Ötesi'ne benzetmiştim biraz. C. B.: Çok etkilenmişizdir onlardan. İkinci albümdeki şarkıların oluşma aşamasında da Harun (Tekin) çok yardımcı oldu bize. Özellikle bir-iki şarkıda onunla birlikte vokal çizgisini değiştirdik. Ayrıca kişisel olarak da severiz o grubu. Biz de bazı yanlarımızı benzetiyoruz onlara. - Albümlerinizin isimlerini nasıl belirliyorsunuz? E. Ç.: Bu albümün adı grubun adıyla aynı zaten: “Gece”. C. B.: İlk albümünse biraz kendi içinde “bir şey anlatma” çabası vardı. G. B: Bu ise kendi adını taşıyan bir albüm. - Bir önceki albümünüzde müzikleriniz biraz daha sert, şarkılarda aşk ve ölüm konu edilmiş. Bu albümde de şarkılar, ilişkiler ve ölüm konulu ama Gece biraz daha karamsar sanki. Neden? E. B.: İlk albümdeki şarkıları Can, lise ve üniversite dönemlerinde yazdı. O yüzden ilk albüm, biraz daha gençlik heyecanı taşıyordu. C. B.: Yazdığım sözler başıma gelenlerle ilgili oluyor. Hiç benimle alakası olmayan konulara dalıp; onlardan bir şeyler üretebilen biri değilim. İlk albüm, çok fazla tasarlamadan, biraz daha içgüdüsel ve şevkle yapıldı; o yüzden çok samimidir. Gerçekten bir grubun ilk albümü gibidir. İkinci albüm grup olarak öyle bir dönem geçirdiğimiz için bence de biraz daha karamsar. Sözler de enstrümanların kullanımı da biraz daha içe dönük ve karanlık. Bunda İstanbul'un da biraz etkisi var. G. B.: Bu albüm ilk albüme göre biraz daha olumsuz. Zaten buraya geldiğimizden beri daha yalnızız. E. Ç.: Üniversite hayatımız Ankara'da geçti. O dönem çok eğleniyorduk. İlk albümdeki şarkılar da dolayısıyla hayattan bihaberken yaptığımız şarkılardı. - Genelde şarkıları Can yazıyor değil mi? G. B.: Can gitarla beraber yazıyor şarkıları sonra hep beraber düzenliyoruz. - “Ben Öldüm” ve “Yarım” şarkılarından başka hangi şarkılara klip çekmeyi düşünüyorsunuz? C. B.: Üçüncü klibimizi “Bana Bir Şarkı Söyle” adlı şarkımıza çektik. G. B.: Klipte, ikinci klibimizin de yönetmeni olan Serdar Ferit'le çalıştık. Bundan sonra iki klip daha çekmek istiyoruz ama hangi şarkılara olacağı daha belli değil. - Siz hangi grupları dinlersiniz? İdolleriniz var mı? C. B.: Hepimiz Incubus'u çok seviyoruz ama Incubus bir numaralı grubum da değil. Son zamanlarda Stereophonics ve Arcade Fire çok dinliyorum. E. Ç.: Ben, bu ara en çok Metric dinliyorum. G. B.: Ben de 60'ların rock müziklerine döndüm biraz. The Kings, Animals, Beatles gibi isimleri çok dinliyorum. E. B.: Benim dinlediklerim arasında çok uçurum oluyor. Bu aralar Gökçe gibi ben de eski müzisyenleri, grupları keşfediyorum. Mesela en son 60'lardan kalma, blues yapan Blue Cheer diye bir grup keşfettim. Adamlar bayağı Nirvana gibi çalıyor. Böyle bir grubun var olması beni çok şaşırttı. - Şu anki turneniz kapsamında hangi şehirlere gideceksiniz? E.Ç.: İzmir, Denizli ve Aydın'a gittik. Şimdi de Eskişehir, Bursa ve Ankara'ya gideceğiz. - Yolculuk yapmayı sever misiniz? G. B.: Konser içinse çok severim. C. B.: Gökçe bu konuda biraz hassas ama yolculuk yapmak bence çok zevklidir. Biz grup olarak yeni bir şehre gidip orada konser vermekten çok hoşlanıyoruz. Bu turne için de bayağı titizlendik. Şu anda altı şehri kapsıyor ama buna başka şehirler de eklenebilir. Albümü en iyi test ettiğimiz deneyimlerden birini yaşıyoruz. - Renkli bir gezi anınız var mı? C. B.: Kapısı yandan otomatik olarak açılıp kapanan arabalar vardır ya, öyle bir arabayla konserden dönüyorduk. Ben Erdem ile yan yana oturuyordum, Gökçe ve Eren de karşımızda oturuyordu. Eren tam da kapının yanında oturuyordu. E. B.: Saat sabaha karşı beş civarı. Arabada herkes uyuyor. C. B.: Şoförün yanında da ekibimizden birisi oturuyordu. O uyurken, ayağı, kapının açılıp kapanma düğmesine değdi ve kapı açıldı. Eren üzerimize atladı o esnada. Biz yaklaşık 20 saniye boyunca öyle kapı açık bir şekilde gitmek zorunda kaldık. - Otobüsle yolculuk ediyor musunuz? G. B.: Hayatımız otobüslerde geçiyor. E. B.: Çok sık Ankara-İstanbul arası yolculuk yapıyorum. Havaalanı Ankara'da şehrin çok uzağında olduğu için otobüsle gitmeyi tercih ediyorum. - Yurtdışı projeleriniz var mı? C. B.: İngilizce albüm yapıp dünyayı yeniden keşfetmek gibi bir projemiz yok. Birkaç farklı ülkede konser düzenlemek için görüşmelerimiz sürüyor. - İngilizce şarkı yapma gibi bir düşünceniz var mı? C. B.: Gökçe ile geçen gün yaptık bir tane aslında ama bence şarkı sözü yazmak için o dile çok hakim olmak gerekir. İngilizce şarkı sözü yazmak için de sanırım İngilizce bilmenin dışında o dilin, kültürün de içine girmek lazım. Ben o kültürde yaşayan bir insana, o kültürün müzisyenine kıyasla neyi daha iyi anlatabilirim ki? Bu çok iddialı bir hareket. E. Ç.: Yaparsan, kendine ve arkadaşlarına yaparsın bence sadece. - Bir sonraki albüm için çalışmaya ne zaman başlayacaksınız? C. B.: İki demo kaydettik bile. Şimdi yaza kadar bu sayıyı 10-15'e yükseltebilirsek bu yaza bir albüm çıkarmayı planlıyoruz. - Çok üretkensiniz… G. B.: Beatles ile karşılaştırılınca pek de değil… E. B.: Bu sefer çalışmaya erken başladık. - Şarkıların internet üzerinden bu kadar kolay yayılması hakkında ne düşünüyorsunuz? Yabancı grupların yaptığı gibi şarkılarınızı internet üzerinden de satmayı düşünür müsünüz? C. B.: Turkcell'in ve Nokia'nın bunu yapan portal'ları var ama iTunes gibi geniş kapsamlı satış yapan bir mecra yok Türkiye'de. Bildiğim kadarıyla zaten bizim şarkılarımızın da bir kısmı o tarz platformlardan indirilebiliyor. Bu kaçınılmaz bir şey zaten. Para verip indiren varsa ne âlâ ama zannetmiyorum. Artık müzik para verilip alınan bir şeyden daha çok, tıklayıp dinlenen bir şeye dönüştü. Bundan rahatsızız aslında ama bu konuda yapabileceğimiz bir şey de yok. - Siz internet üzerinden müzik dinlemiyor musunuz? C. B.: Bazen ben de girip internetten bir şeyler dinliyorum ama indirmiyorum. Biz de sosyal medya mecralarında, insanların ilgilerini şarkılarımıza çekip, bizi takip etmelerini sağlayacak tüm maymunlukları yapıyoruz.