Hayata Bakan Kareler 17. Gezici Festival  Yazı: Şebnem Türkoğlu

Hayata Bakan Kareler 17. Gezici Festival Yazı: Şebnem Türkoğlu


2 Aralık'tan 18 Aralık'a kadar süren 17. Gezici Festival, İzmir'deki kapanışın ardından sona erdi. Avrupa, Amerika ve Türkiye sinemasından seçkin örnekleri sinemaseverlerle buluşturan festival, bu yıl 28 ülkeden 66 yönetmenin toplam 74 filmini beyazperdeye aktardı. Ankara Sinema Derneği tarafından, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla düzenlenen 17. Gezici Festival, Ankara, Sinop ve İzmir'deki gösterimlerinde, Berlin, Cannes, Locarno'da yakın zamanda ödül kazanan filmlere yer verdi. Festival sırasında Altın Küre adayları arasına katılan dünya sinemasından örneklerle Avrupa sinemasından klasikler, Avrupa'daki göçmenleri filmlerine taşıyan Dardenne Kardeşler, Finlandiyalı yönetmen Aki Käurismaki'nin eğlenceli kısa filmleri, çocuk filmleri ve Arap Baharı'ndan yansımalar sunan filmler, festival seyircisiyle buluştu. Ankara'da bandolu açılış Ankara, Büyülüfener Sineması'nda yapılan festival açılışında “Entelköy Efeköy'e Karşı” filminin oyuncuları ve yönetmeni açılış filminin bir Ege hikâyesi olmasına gönderme yaparak bando eşliğinde karşılıklı zeybek oynayarak Ankaralı sinemaseverleri karşıladılar. Festival programı hakkında kısa bir bilgilendirmenin ardından 17. Gezici Festival'in açılış filmi olan “Entelköy Efeköy'e Karşı” Ankara izleyicisiyle buluştu. Bir Ege komedisi olan “Dondurmam Gaymak”la tanınan Yüksel Aksu'nun ikinci filmi olan “Entelköy Efeköy'e Karşı”da, yine Ege insanının sıcaklığı yansıtılıyor. Yönetmenin bir önceki filminden deneyimli olan köylülerin de rol aldığı filmde; köylü ile kentli, ekolojik değerlerle sanayi kalkınma karşı karşıya geliyor. Filmde farklı mesleklerden bir grup insan, şehirdeki yaşantılarını terk ederek Efeköy'e yerleşir. Köylülerin terk ettiği eski kültürel miraslarına sahip çıkıp benimseyen bu grup, doğaya saygılı bir yaşam sürmeye başlar. Köylülerle şehirlilerin hayatı böylece sürüp giderken kaymakamlıktan köy muhtarına bir haber gelir; köylülerin başına devlet kuşu konmuştur çünkü köylerine termik santral yapılacaktır. Ancak arazilerini satıp kısa yoldan para kazanmak isteyen köylüler, çevreci entellerle karşı karşıya gelir. Efeköy'ün muhtarıyla entellerin sözcüsü konumunda olan Katrin arasındaki aşk ise eski Yeşilçam filmlerini eğlenceli bir üslupla anıyor. Festivalin Türkiye Sineması bölümünde yayınlanan bir başka film de “Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi”. Kara mizah olarak tanımlayabileceğimiz filmde, konuşan trafik lambası, hayaletler gibi yer yer kullanılan fantastik öğeler filmi daha da eğlenceli kılmış. Anayasa profesörü olan Celal Tan'ın, hayatını kurtardığı bir öğrencisiyle evlenmesi, olayların başlangıcını oluşturuyor. Genç eşini kıskanan Celal Tan, doğum günü için ona evde sürpriz parti hazırlayan eşini, kendisini aldattığını düşündüğü için öldürür ve sonra evden çıkıp gider. Ama karısı evde yalnız değildir; Celal Tan'ın annesi, kızı, oğlu ve torunu da o bilmese de karısını öldürdüğü sırada evdedir. Bu durumu saklamaya çalışırken trajikomik hâllere düşen aile, sonunda kendilerine başka günah keçileri bulur ve aile yine bir arada kalır. Ankara'daki kapanışını Murat Saraçoğlu'nun yönetmenliğini yaptığı, “Yangın Var” isimli komedi filmiyle yapan festival, 9-12 Aralık tarihlerinde ise Sinop'a konuk oldu. Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği işbirliğiyle Sinoplularla buluşan festivalde, Van depreminden sonra Sinop'a gelen çocuklar için de ek seans koyularak çocuk filmleri gösterimi yapıldı. İki yıldır kapalı olan İzmir, Konak Sineması ise Gezici Festival için kapılarını yeniden açtı. Festivalde ayrıca Tuncel Kurtiz'in 1979'da, İsveç'te, senaryosunu Nuri Sezer ile birlikte yazarak yönettiği, başrolünü üstlendiği filmi “Gül Hasan”, izleyicilerle buluştu. Kısa İyidir, Kısaca Finlandiya, Kuzeyin Kovboyları: Aki Kaurismäki, Çocuk Filmleri bölümü; sınıf kavramı ve Arap Baharı'nın ele alındığı paneller ve sinema atölyeleri de festivalde yer alan diğer etkinlikler arasındaydı.