Yolculuk Dergisi 91. Sayı

Hemingway'in Paris'i


1921 yılının Aralık ayında Hemingway, eşi Hadley ile birlikte Cardinal Lemoine Sokağı'nın 74 numaralı apartmanının üçüncü katındaki daireye taşınır. Bu, genç çiftin Paris'teki ilk adresidir. Evine yürüme mesafesindeki Descartes Sokağı'nda ise yazar, bir otelin çatı katında kendisi için bir oda kiralar. “Paris Bir Şenliktir” isimli kitabında, bu odada yazarak geçirdiği saatlere de tanık oluruz. Yıllar sonra Hemingway, en verimli dönemlerinden birini yaşadığı bu şehri, nereye giderse gitsin hep onunla kalacak “hareketli” bir şenlik olarak tanımlayacaktır. Bugün, şehrin ara sokaklarında yazarın ayak izlerinin peşine düşer insanlar. “Belki de şu sandalyede, elinde not defteri, çaprazında oturan kadının öyküsünü yazmıştı.” derler. “Belki köşedeki restoranın önünden gelen kokular midesini kazındırmış, elinde bir sandviç, soluğu Lüksemburg Bahçesi'nde almıştı. Fitzgerald'la şurada içkilerini yudumlamış, uzun bir tartışmaya girişmişlerdi…” Montparnasse'taki uğrak mekânları Le Select ve karşısındaki La Coupole, Saint-Germain des Prés'nin günün her saatinde insan taşan kafeleri, Gertrude Stein'ın evi, Mouffetard Sokağı… Tüm bunlar ve fazlası, hareketli bir şenliğin, Hemingway'in Paris'inin küçük duraklarıdır. Öyküler üzerine kurulan şehrin öyküsü, Uzak Menzil sayfalarında devam ediyor…