Yolculuk Dergisi 91. Sayı

Bruce Chatwin Uzaklarda Bir Gezgin Yazı: Fatih Balkış


SAYFALARDAYOLCULUK Yazı: Fatih Balkış Bruce Chatwin Uzaklarda Bir Gezgin O kumak, kitapların dünyasında olmak, yazarların arasındaki gizli yeraltı sularını keşfetmek ve sonunda bir kitabı bitirirken tüm bunların hazzını hissetmek... Mutluluğun kuşkusuz pek çok biçimi var ama kendini önce okur olarak tanımlayan biri için, bir kitabı bitirmek en büyük hazları yaşatıyor insana. Bundan on yıl kadar önce bir yerlerden kulağıma çalınan Bruce Chatwin adı, geçen ay okuduğum bir kitabıyla okuma serüvenimin en önemli keşiflerinden birine dönüştü. Bazen gerçekten böyle olur. Uzun bir zaman tanıdık bildik kıyılarda adımlarken ve yaşamın hızı iyice yavaşlamışken, bir anda, hem de hiç beklenmedik bir zamanda, bir yazar bir kitabıyla çıkagelir ve her şeyi alt üst eder. Harekete geçen yalnızca fırtınalara dönüşen rüzgarlar değildir; sakin kıyılar bir anda can alıcı dev dalgalarla zihninizi döverken, güvenle üzerinde durduğunuz kara parçası bir anda sallantıda duran bir uçurumun kıyısına dönüşür. Evet, gerçekten de küçük bir kitabın verebileceği mutluluk ölçülemez. Ve aslında gerçekleşen şey yeni bir yaşam kapısının, ormanın derinliklerinde yeni bir patikanın keşfidir ve o patika zihnimizin en görkemli ışıklarını aydınlatır. Bruce Chatwin, 1940'ta İngiltere'de doğdu. 1958'de Londra'ya geldi ve burada bir sanat galerisinde kapı görevlisi olarak çalışmaya başladı. Ancak kısa zamanda, sanat yapıtlarını kavrayışındaki inanılmaz yeteneği ve detayları keşfedebilme gücünden dolayı müzenin sanat uzmanı olarak görev yapmaya başladı. Daha sonra aynı müzede müdürlük görevini üstlendi. Bu sırada gözlerinde oluşan bir rahatsızlıktan dolayı göründüğü bir doktor, ona tedavi için Sudan'daki kendi kurduğu bir göz hastanesine gelmesini salık verdi. Bu öneri Chatwin'in yazarlık serüveninin başlangıcı oldu. Seyahat etmek, gözlemlediklerini aktarmak ve başka coğrafyalardaki hayatların, hikayelerin, tarihin izini sürmek yaşamının bir parçası haline geldi. 1972'de Sunday Times Magazine tarafından sanat ve mimari danışmanı olarak işe alındı. Ancak yazı yazmadaki yeteneği sayesinde kısa zamanda aynı gazetede gezi yazıları yazmaya ve söyleşiler yapmaya başladı. Çin Seddi, Cezayirli göçmen işçiler üzerine yazılar yazarken, bir yandan da dönemin büyük yazarlarından Andre Malraux ve Nadezhda Mandelstam ile yaptığı söyleşiler ilgiyle karşılandı. Yine aynı yıl 93 yaşındaki mimar ve tasarımcı Eileen Gray'le Paris'te yaptığı söyleşide, mimarın kendisine Patagonya'dan bahsetmesi ve mutlaka oraya gitmesini önermesi üzerine tam iki yıl sonra Peru üzerinden Patagonya'ya ulaştı. Her karışını dolaşacağı ve hikayelerin izini süreceği bu topraklarda altı ay kaldıktan sonra Türkçeye de çevrilen "Patagonya'da" adlı ilk kitabı yayımlandı. Bu kitap onu kısa zamanda ünlü bir seyahat yazarına çevirdi. Aslında tipik bir gezi yazarından çok daha fazlasını vaat ediyordu Chatwin. Çünkü anlattıkları gerçek gözlemlerin yanında kurmaca öğeler de taşıyordu. Yani neyin ne kadar sahici, ne kadar kurmaca olduğunu okurun kestirmesi gerçekten olanaksızdı. Küçük hikayeler, boşluğun büyüleyici dünyası, turistler tarafından ele geçirilmiş manzaranın yanında müthiş bir anlatı yeteneğini şu satırlardaki betimleme gücünde gösteriyordu Chatwin: "Patagonya, benim için zamanından önce olgunlaştığım üç yaşından bu yana Mucizeler Diyarı'ydı. Büyükannemin, nadir şeyleri sergilediği büfesinde, bir kartona paslı bir toplu iğneyle tutturulmuş, üzerinde kızıl kaba tüyler olan bir hayvan 106 Yolculuk