
Uşak'ta Nostaljik Bir Mola Otel Dülgeroğlu Yazı: Berna Çetin Akgün,Fotoğraflar: Faruk Akbaş
Otel Dülgeroğlu; Karun Hazineleri, antik kentleri, doğal güzellikleriyle kalbimizi çalan Uşak'ta bir butik otel. Geçmişte Paşa Hanı ismiyle hizmet veren yapı, restore edilerek bugün Otel Dülgeroğlu adıyla günümüz yolcularını ağırlıyor. 1996'da hizmete açılan Otel Dülgeroğlu, özgün dokuyu korumuş yapısı, dinlendirici atmosferi, sıcacık çalışanları, yöneticileri ve muhteşem kahvaltısıyla hiç ayrılmak istemeyeceğiniz bir yer oluyor. 1898 yılında Tiritoğlu Mehmet Paşa tarafından Fransız bir mimara yaptırılan Paşa Hanı, şehrin merkezinde, konaklamasanız bile uğrayıp soluklanacağınız, bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir mekân bugün.
Kaynaklara göre; han, geceli gündüzlü devamlı çalışılarak üç sene sonunda, 1898 yılında tamamlanmış ve inşaatına üç bin altın harcanmış. Bina, üçgen bir arsa üzerine kurulmuş; dış cephenin her bir taşı, o zamanın usta işçisinin 35 günlük emeği ile taranmış. İç kısımda bulunan sütun taşlar granit ve özenle işlenmiş. Uşak'ta, Marsilya tipi kiremitle örtülen ilk bina olma özelliğini taşıyor. Alt katta 30 kadar oda ile han hizmeti görüyorken, bina 1983 yılında Dülgeroğlu ailesi tarafından alınmış. Bir süre han olarak çalıştıktan sonra, binanın otele dönüştürülerek kullanılması için gerekli izinler alınmış. 1990 yılında restorasyon çalışmalarına başlanmış ve aslına sadık kalınarak yapılan altı yıllık restorasyon sonucu 1996 yılında tamamlanarak hizmete sunulmuş.
Uşak gezimiz sırasında bizi ağırlayan Otel Dülgeroğlu, tarihî bir bina olmasının yanı sıra çalışanlarının sıcak davranışları ve lezzetli yemekleriyle dikkatimizi çekmişti. “Kendinizi evinizde hissedin.” cümlesi burada sıradan bir slogan olmaktan çıkmış, gerçeğe dönüşmüştü. Kahvaltıda canımız açık büfede olmayan bir şey mi çekti, hemen bulup getirdiler. Gezmekten yorgun ve geç saatte otele dönüp menüden hiçbir şey beğenemeyince bizim için yaptıkları menemenin tadı hâlâ damağımda. Otelin Müdürü Osman Özaydın'la sohbet ederken yanımıza gelen devamlı konuklardan biri yıllardır Uşak’a her geldiğinde bu oteli tercih ettiğini, kendini gerçekten evinde gibi hissettiğini söyleyince hislerimizde yanılmadığımızı ve burayı sadece kendimize saklamamamız gerektiğini düşündük.
Osman Özaydın'la Şadırvan Cafe'de sohbet ediyoruz. Burası loş, serin, sakin bir avlu. Bu katta restoran ve Paşa Bar yer alıyor. Üst katlarda ise odalar var. Tarihî yapı olması nedeniyle odalara ayrılan alanlar genişletilememiş ama yüksek tavanlar odaları yeterince ferahlatıyor. Işıktan çalmadan kapatılan tavandan gelen ışık, avluyu sakince aydınlatıyor. Avlu, küçük heykellerle ve bir havuzla süslenmiş. Yapının dokusuna uygun, estetik anlamda zarar vermeyen, önüne çıkmayan objeler bunlar. Restoranın tavanlarına da resimlerle hareket katılmış. Osman Özaydın, otelin aile tarafından yatırım değil prestij amaçlı yapıldığını, Uşak'a hizmeti, hediyesi gözüyle bakılması gerektiğini söylüyor. Restorasyon sırasında orijinaline bire bir bağlı kaldıklarını söyleyen Özaydın, “Orijinalinden tek farkı avlunun kapatılmış olması. O dönemlerde han olarak kullanıldığı için orijinalinde tavan açık. Otele dönüştürdüğümüzde ışıkla irtibatı kesmeyecek şekilde çatıyı izole ettik. Heykel ve resimlerin tümü el yapımı. İzmir'den sanatçı ve iç mimar dostlarımız yaptılar.” diyor. Özaydın, otelin hizmetlerini ise şöyle anlatıyor: “Otelimizin konumu ve yapısı itibariyle çok fazla odamız yok; 20 odamız, 35 yatağımız var. Butik ve küçük bir otel. Ayrıca restoran, bar, açık büfe kahvaltı hizmetimiz var. “
Daha çok iş adamları, ilaç mümessilleri, devleti temsilen gelen resmî yetkililer, bakanlık misafirleri ve gazetecilerin tercih ettiği Otel Dülgeroğlu'nda kurmaya çalıştıkları atmosfer için şunları söylüyor Osman Özaydın: “Gelen misafirlerimizin kendilerini otelde değil evlerinde hissetmelerini istiyoruz. İsterseniz kendiniz mutfağa girip çayınızı alın. Canınız bir şey mi istedi, hangi saatte olursa olsun istediğiniz yemeği yapıyoruz. Çalışanlarımızla bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Resepsiyonda sabaha kadar bekleyen arkadaşım, bulaşıkları yıkayan arkadaşım olmasa eksik oluruz. Hem Uşak'a hem Türkiye turizmine hizmet etmek istiyoruz elimizden geldiği kadar. Anadolu'nun misafirperverliğini ve sıcaklığını yansıtmaya çalışıyoruz.”
Gelincik ve haşhaş tarlalarının renkliliğiyle hafızamıza kazınan, Karun Hazineleri’yle bizleri büyüleyen, sıcak insanıyla içimize işleyen Uşak'ın misafirperverliğini sunan Otel Dülgeroğlu, tarihî yapısı ve içten ortamıyla konuklarına kucak açıyor.