Dinyeper'in Batı Yakası Kiev Yazı ve Fotoğraflar: Gökhan Korkmazgil

Dinyeper'in Batı Yakası Kiev Yazı ve Fotoğraflar: Gökhan Korkmazgil


Kiev, 3 milyonu aşkın nüfusu ile Ukrayna'nın başkenti ve aynı zamanda ülkenin eğitim, kültür, bilim, ekonomi ve sosyal merkezi. Şehir, Ukrayna'yı bir uçtan diğerine kat eden Dinyeper Nehri'nin iki yakası boyunca kurulmuş ve tarihi 5. yüzyıldan önceye kadar uzanıyor. Her kentin bir kuruluş efsanesi vardır; Kiev de üç yiğit erkek ve bir kız kardeş tarafından kurulmuş. En büyük ağabey Kyy'in adı kente verilmiş. Moğol İmparatorluğu istilalarından, II. Dünya Savaşı'ndan, Çernobil'den ve Sovyet egemenliğinden ayakta kalan Kiev, Ruslar ve Ukraynalılar tarafından tüm Slav kentlerinin anası olarak anılıyor. Bu arada Ankara ile de kardeş kent. Kiev'in dünyaya açılan kapısı Borispol Havalimanı ile kent arasındaki yolu yakın zamanda Türkler inşa etmiş. Bugün Ukrayna'da birçok Türk firması özellikle inşaat alanında faaliyet gösteriyor. Havalimanı ile kent merkezi arasında 40 kilometre kadar metro var. Marshrutka denilen, bizdeki dolmuşlara benzer minibüsler de kent merkezine sık ve düzenli seferler yapıyorlar. Kiev'i keşfetmeye başlamak için Dinyeper Nehri'ni esas alarak dolaşmaya başladım. Başka kentlerden farklı olarak nehir kenarı kentin asıl merkezi değil, bu açıdan Varşova'yı andırıyor. Dinyeper'in doğu yakası yeni kent olduğu için eğer bir işiniz yoksa şehri görmek için bu yakaya geçmek zaman kaybı. Batı yakası ise görmeye değer her şeyin toplandığı eski kent. Yazının başlığı da bu nedenle “Dinyeper'in Batı Yakası”. Kentin en belirgin özelliği nehrin bir yakasının tamamen eski Kiev, diğer yakasının ise yeni gelişen modern bölümü olması. Eski bölüm temel özellikleri korunarak bugüne ulaşmışken, nehrin diğer yakasında endüstriyel bölgelere komşu yeni yerleşim bölgeleri inşa edilmiş. Yeni bölüm yüksek binalarla herhangi bir kent gibi görünürken, eski Kiev kültürel ve tarihî kimliğini kaybetmeden Dinyeper'in kenarı boyunca mücevher gibi uzanıyor. Dinyeper, İdil ve Tuna'dan sonra Avrupa'nın en büyük nehri. Yaz aylarında nehir kenarlarındaki plajlar serinlemek için suya girenlerle doluyor; kışın ise tamamen buz tutan nehirlerden karşıya yürüyerek geçilebiliyor. Yaz aylarında üç saat süren nehir turları ile kentin nehirden panoraması izlenebiliyor. Kiev, sosyal gerçekçi geçmişinin mirası sayesinde mükemmel bir alt yapıya sahip. Geniş cadde ve bulvarlar, akıcı trafik, dünyanın en iyi metrolarından birisi, kentin önemli artıları. Metro çok derinlere inşa edilmiş ve şimdilik 55 istasyonla hizmet veriyor. Şimdilik diyorlar, çünkü her sene 3-4 istasyon daha hizmete giriyormuş. Bu alt yapının verdiği güvenle Kiev, önümüzdeki yıl Avrupa Futbol Şampiyonası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Dinyeper kenarındaki büyük şehir parkından başlayan Kresçatik, kenti anlamak için başlayacağınız ana arter. Bakımlı, geniş, tarihî binalarla bezenmiş, gösterişli ve uzun Kresçatik'in iki kenarı boyunca yüksek kestane ağaçları var. Kiev'in en ünlü ve kalabalık caddesi olan Kresçatik, pazar günleri trafiğe kapatılıyor; çeşitli spor ve kültür etkinlikleri burayı bir cazibe merkezi hâline getiriyor. Bugün her iki tarafında bankaların, ticaret merkezlerinin, büyük otellerin, restoranların, alışveriş merkezlerinin sıralandığı caddenin girişinde, bu yolun çok eski dönemlerdeki hâlini gösteren panoya baktığımızda burasının bir zamanlar ormanlarla kaplı bir vadi yolu olduğuna inanmak güç. Burası Kiev prenslerinin de en gözde avlanma yeriymiş. Europejska Meydanı'ndan batıya Bağımsızlık Meydanı’na (buraya Maydan diyorlar) doğru, oradan da daha batıdaki Bessarabska Meydanı'na kadar yürürseniz kentin kalbini keşfetmiş sayılırsınız. Hayranlık uyandıracak güzellikte eski binalar yan yana dizilerek tarihî bir sahne yaratmış; bu sahnede modern Ukrayna nefes alıp veriyor. Geniş Bağımsızlık Meydanı, yani Maydan, Kiev'in merkez meydanı. Meydan, alışveriş, yeme içme, bir kafede oturup soluklanarak etrafı izleme gibi nedenlerle en çok zaman geçirdiğim yer oldu. Konser, festival ve diğer kent etkinlikleri burada yapılıyor. Meydandaki yüksek bağımsızlık sütunu ve arkasındaki muhteşem Ukrayna Oteli binası Kiev'in haklı gurur kaynakları olarak yükseliyor. Buradan yukarı doğru Sofiivska Caddesi boyunca üç yüz metre tırmandığınızda solda St. Sofia Kiliseler Topluluğu, sağda Mihaylovsky Katedrali yer alıyor. St. Sofia Kilisesi ilk kez 1037 yılında yapılmış, bugün tipik armut biçimli kubbeleriyle Ukrayna barok mimarisinin çok güzel bir örneği. Buradan nehre doğru beş yüz metre kadar yürüyünce bir başka muhteşem yapı, Mihaylovski Katedrali ve Manastırı karşımıza çıkıyor. Altın kubbeleriyle ve Dinyeper'e hâkim konumuyla görmeye değer. İlk kez 12. yüzyılda yapılan katedralin bahçesinden geçip bakımlı parkların içinden Dinyeper kenarına inebilirsiniz. Alternatif olarak, buradan geçen bir finiküler sizi nehir kenarındaki Vladimirsky Spusk Caddesi'nde de indirebilir. Aslında Kresçatik'in nehir kenarındaki devamı olan bu cadde, özellikle akşamları kentin en gözde restoran, kafe ve eğlence mekânlarına ev sahipliği yapıyor. Ukrayna mutfağı oldukça lezzetli ama memleketinin yemeklerini özleyenler için Türk restoranı Tike de burada bulunuyor. Saydıklarımdan başka, mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında Pecherska Lavra Mağaralar Manastırı geliyor. Burası 1000 senelik geçmişi ile bir Ukrayna barok tarzı Ortodoks manastır, kilise, mağara ve katedraller topluluğu; Dinyeper kenarında kentin görünümüne belirleyici bir katkıda bulunuyor. Buraya yakın bir konumda, yürüyerek gidebileceğiniz Anavatan Anıtı ve Vatanseverlik Savaşı Müzesi yer alıyor. Rodina Mat isimli bu anıt, Kiev'e yukarıdan bakan dev bir kadın savaşçı heykeli. Açık ve kapalı alanlarda düzenlenmiş savaş müzesi, 2. Dünya Savaşı sırasında büyük kayıplar vermiş olan Ukrayna için yakın geçmişin izlerini taşıyor. Hiçbir açıklamaya gerek kalmaksızın savaş hakkında birçok şeyi anlamaya başladığınızı hissediyorsunuz. Ayrıca savaş kurbanları için ünlü Babi Yar Anıt Parkı, Kiev Mikro Minyatür Müzesi, Piragova Açık Hava Müzesi, Mariyinski Sarayı, Dinyeper'in ortasındaki bir adada yer alan Hidropark, Kiev Botanik Parkı, Hayvanat Bahçesi, Altın Kapı, Ukrayna Güzel Sanatlar Müzesi, görülecek yerler arasında bulunuyor. Bütün bir akşamı ve geceyi geçirmek için tüm eğlence alternatiflerinin bir arada bulunduğu gece kulüpleri, Kiev'in keyifli yaşamının önemli bir parçası. Ayrıca birbirinden güzel dekorlu barlar canlı müzik eşliğinde hoş vakit geçirmek için çok uygun. Kiev kentinin doğasını, mimarisini, müzelerini, kalelerini, kiliselerini, anıtlarını görmelisiniz. Tarihini, yaşam biçimini, geleneğini hissetmelisiniz. Bu güzel manzaralı kentin eski sokaklarında yürüyüşe çıkın, eşsiz güzelliğini ve geçmişin ruhunu hissedin. Kiev kendisine zaman ayrılmasını hak ediyor.