
Evliya Çelebi 400 Yaşında Yazı: Şebnem Türkoğlu, Fotoğraflar: Faruk Akbaş
Seyahat ya Resulallah! Bu sözlerin ardından yarım yüzyıl süren yolculuğuna başladı Evliya Çelebi. Gördüğü bir rüyanın ardından ömrünün sonuna kadar sürecek yolculuğuna çıkan Evliya Çelebi, rüyasında kendini, İstanbul'daki Yemiş İskelesi civarında bulunan Ahi Çelebi Camii'nde görür ve ömrü boyunca devam edeceği seyahatlerinin nedenini de bu rüyaya bağlar. Camideki cemaate dikkat kesilen Çelebi, kalabalığın baş tarafında Hz. Muhammed'i görür. Dört halifenin ve diğer ashabın da orada olduğunu fark eden Evliya Çelebi, Hz. Muhammed'in yanına gidip ondan şefaat dilemek ister ama cesaret edip bir türlü gidemez. Kendini telkin edip bir gayret Hz. Muhammed'in yanına gittiğinde ise "Şefaat ya Resulallah." diyeceğine dili sürçer ve "Seyahat ya Resulallah." der; böylece 51 yıl sürecek olan yolcuğuna başlar.
Yazdığı on ciltlik “Seyahatname” ile hem Türk hem de Osmanlı tarihine ışık tutan önemli bir gezgin Evliya Çelebi. İlk olarak İstanbul ve çevresini gezen seyyah, Osmanlı topraklarının hemen hemen her vilayetini, her köyünü gezer. Yaptığı gezilerde yaşadıklarını, gördüklerini ya da duyduklarını, geçmişten bugüne hem tarihî hem de edebi önemini koruyan “Seyahatname”sinde anlatır. Çelebi, yeni insanlarla da tanıştığı bu süreçte çeşitli tehlikelerle de yüz yüze gelir, kimi zaman ölümden döner ama yine de seyahat tutkusundan ölene kadar vazgeçmez. Evliya Çelebi, 1635 yılında İstanbul ve çevresini dolaşarak başladığı yolculuğu boyunca, gezdiği yerlerin yeme içme alışkanlıkları, ekonomisi, giyim şekli, coğrafi durumu, dili, gelenek ve görenekleri, efsaneleri, insanları, yöneticileri hakkında kimi zaman fantastik öğelerin de bulunduğu bilgiler aktarır. Anadolu'nun yanı sıra Kuzey Afrika, İran, Kafkaslar, Orta ve Kuzey Avrupa'dan yerleri de anlatan Evliya Çelebi, “Seyahatname”de dönemin ağır anlatımı yerine sade bir anlatımı ve halk deyimlerini kullanmayı tercih eder.
“Methinde diller kısır, kalem kırıktır”
Yaklaşık 250 şehir gezen Evliya Çelebi'nin gezip gördüğü yerlerin bir kısmı fazla değişikliğe uğramadan -özellikle mimari eserler- günümüze kadar ulaşmış. Bu yerlerden bazıları “Seyahatname”de şu cümlelerle anlatılmış:
- Bursa'daki Ulu Camii'nin güzelliğini anlatan Evliya Çelebi, caminin işlemelerine olan hayranlığını şöyle aktarmış: “Cevizden yapılma minberini üstat, var kuvvetini sarf ederek nakşı mani ile süslemiştir ki buradaki Burusalı Fahri oyması gibi; çiçek, turunca, eşlemi, çar-gül, katmer gülleri ve çeşitli kitabeleri dünya ressamları bir araya gelseler yapamazlar. Benzeri bulunmaz. Bu cami Burusa'nın (Bursa) Ayasofya'sıdır. Bütün camilerin ulusudur."
- “Amasya Kal'ası” dediği Amasya (Harşena) Kalesi, özellikle zindanları ve eteklerindeki mağaralarıyla Evliya Çelebi'nin dikkatini çekmiş. “Yüksek bir tepe üzerindeki duvarları, kuleleri, burçları her zaman bulutlar içinde kaybolmuş görünür. Öğleyin açık havada iç kal'ada bulunan camilerin minareleri, konakların damları gözükür… Çok garip, cehennem kuyusuna benzeyen bir de zindan gördüm. Kal'anın altı baştan başa mağaralarla bezeli olup ibretle bakılacak şeylerdir..."
- UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın etkileyici taş işçiliği, "Üstad, mermer bu camiye öyle emek sarf edip, kapı ve duvarları öyle nakış bukalemun eylemiş ki, methinde diller kısır, kalem kırıktır." sözleriyle “Seyahatname”de yer bulmuş.
Eyliya Çelebi, yıl boyunca etkinliklerle anıldı
Evliya Çelebi 400. doğum yılında hem dünyada hem de Türkiye'de çeşitli etkinliklerle anıldı. Resim ve harita sergileri, sempozyumlar, kitaplar ve belgesellerle kutlanan Evliya Çelebi yılında şimdiye kadar düzenlenen etkinliklerde şunlar gerçekleştirildi:
- Birleşmiş Milletler Bilim, Eğitim ve Kültür Kurumu UNESCO'nun 22 Eylül 2009 tarihinde gerçekleştirilen 35. Genel Konferansı'nda, 2011 yılı, anma ve kutlamalar listesinde “Evliya Çelebi'nin 400. yıl dönümü” olarak ilan edildi. Fransa'nın Strasbourg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi'ndeki bir sergide ise Evliya Çelebi, tarihe damga vuran 20 kişi arasında gösterildi.
- Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Evliya Çelebi'nin 400. doğum yıldönümü dolayısıyla hazırladığı “Evliya Çelebi'nin Dünyası” isimli 27 parçalık bir sergi, Başbakanlık Tanıtma Fonu, MEDAM ve Avrasya Yazarlar Birliği'nin katkılarıyla gerçekleştirildi. Evliya Çelebi'nin gezdiği coğrafyalar, bu coğrafyaların özellikleri ve ziyaret tarihlerini de belirten detaylı haritalardan oluşan gezici sergi, yıl boyunca Türkiye'nin 81 ilinde ve yurt dışında düzenlenen etkinliklerde sergilendi.
- TRT ve Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından Evliya Çelebi'nin gezilerini ve hayatını anlatan 10 bölümlük bir belgesel hazırlandı. İlk bölümünde İstanbul'un anlatıldığı belgeselde sonraki bölümlerde Bursa, Kütahya, Konya, Adana, Kayseri, Kahramanmaraş, Sivas, Malatya, Diyarbakır, Van, Erzurum, Trabzon ve Bitlis yer alıyor. Yurt dışından ise İran, Azerbaycan, Gürcistan, Balkanlar'da Filibe, Sofya, Üsküp, Bükreş, Budapeşte, Tuna Nehri kıyısı, Belgrad,Semendire, Saraybosna, Mostar, Selanik, Atina, Girit, Dubrovnik, Viyana, Vatikan, Kırım, Moldova, Kiev; Ortadoğu'da ise Filistin, Kudüs, Beyrut, Şam, Halep, Mekke, Medine, Bağdat, Kerbela, Kufe ve Basra anlatılıyor.
- Evliya Çelebi'nin 400. yaşı için pek çok üniversite bünyesinde paneller, konferanslar, sinevizyon gösterileri, konserler, düzenlendi.
- Dünyaca ünlü arama motoru Google, logosunu değiştirerek Evliya Çelebi'nin 400. yaşını kutladı.
- Yapı Kredi Yayınları “Seyahatname”nin son cildini yayınlayarak günümüz Türkçesiyle yayınlanan “Seyahatname”yi tamamladı.
- Edinburg Üniversitesi'nden bir Türk tarihçi ve beraberindeki araştırmacılar ise Evliya Çelebi'nin 339 yıl önce hacca gitmek için kullandığı yolu izleyerek at üzerinde Yalova'da başlayıp Kütahya'da son bulan 40 günlük bir yolculuk gerçekleştirdiler. İzledikleri rotada edindikleri bilgileri “Seyahatname”yle karşılaştırdılar.
- 2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında düzenlenen Altın Yollar projesinin son halkası olarak “Evliya Çelebi'nin İzinde” isimli bir kitap hazırlandı. Projeyle birlikte “Jules Verne'in İzinde Karadeniz”, “Piri Reis'in İzinde Akdeniz” gibi kitaplarla ünlü gezginlerin izi sürülüyor.