Merhaba Yazı: Sema Gülez

Merhaba Yazı: Sema Gülez


Seyahat ya Resulallah! Evliya Çelebi, Hz. Muhammed'den şefaat yerine seyahat almış ve yola koyulmuş. Bugün dünya onu ve yapıtlarını tanıyor. Çağına ışık tutanlar unutulur mu hiç? Yaşarken anı biriktirmek, öldüğünde iz bırakmak, dünyadan gelip geçen her kula nasip olmuyor. Son gezimiz, gezginlerin bizi nasıl keşfetmeye yönelttiğinin kanıtıydı. Faruk Akbaş'a Bayburt'ta neler olduğunu sorduğumda bir çırpıda bir sürü şey sıraladı. Bayburt hakkında çok şey bilmediğimi ve gidip görmedikçe, gördüğümü zihnimde anlamlandırmadıkça da gerçek etkisinin kimsede oluşturulamayacağını anladım. Ehram, kırlangıç tavanlı mutfaklar, kale, mağaralar, evler, çarşı, Baksı Müzesi, yeraltı şehri; insanların heyecanı, kentlerine duydukları ilgi ve Dede Korkut'un bir yerlerden çıkıp kulağımıza bir şeyler fısıldayacağı düşüncesiyle Bayburt, içimizde daha fazla kalma isteği yarattı. Otelimiz aynı bir ev sıcaklığındaydı; odalarda ayakkabılarımızı çıkartıyorduk. Hanefi Türker'in yaptığı ve işlettiği Bayburt Konaklama, temizlikten kuşku duymayacağımız yepyeni, mis gibi ve Bayburt için bu konuda ilk girişimlerden. Bayburt, hak ettiği ilgiyi gördükçe örnekleri çoğalacaktır. Bayburt İl Kültür Müdürü Bahri Akbulut'un coşkusu, iddiası, çabaları beni çok etkiledi. Kendi imkânlarıyla, şartları zorlayarak tanıtım faaliyetlerini sürdürüyorlar. Yazıyorlar, filmler çekiyorlar, diğer il ve ilçelerin bu konudaki faaliyetlerini takip ediyorlar. Bugüne kadar kendi kabuğuna çekilmiş güzellik, özellik, ilginçlik ve değerleri ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Aydıntepe'deki yer altı şehrinin, belediye başkanının çabalarıyla ortaya çıkarılışı da hayrete ve takdire şayan. Aydıntepe Belediye Başkanı Orhan Eraslan'a bu satırlardan selâmlarımı gönderiyorum. Bayburt Bilim Eğitim ve Kültür Derneği (BEKDER), sivil toplum örgütü olarak bu çalışmaların çok önemli bir parçası. Doğukan ve Abidin'in bize Bayburt'u tanıtmak için çırpınmalarının nedenini daha iyi anladık. Gözleri pırıl pırıl parlayarak, enerjileriyle, öğrenme, öğretme hevesleriyle böyle gençlere ne kadar ihtiyacımız olduğunu bizlere hatırlattılar. Abidin'in, atölyesinde, bize sabırla ebru öğretmeye çalışması, Bayburt'ta sanatsal faaliyetlerin artırılması için süsleyerek yarattığı ortamı bizimle paylaşması, renkli bir Bayburt anısı olarak işlendi hafızalarımıza. Çoruh Nehri, gittiğimiz her yerde âdeta takip ediyor bizi. Çımağıl Mağarası görebileceğim en güzel mağara gibi geldi bana. Gümüşhane gibi Bayburt'un da kendisini bu konuda tanıtmasını isteriz. Bu çorbada bizim de bir tuzumuz olursa ne mutlu bize. İnsanların memleketine bir şeyler armağan etmesi, kalkınmasına katkıda bulunacak açılımları yapabilmesi ve bunu müze gibi kalıcı ve sanata eşlik edebilecek bir ortam yaratarak gerçekleştirmesi oldukça düşündürücü. Hüsamettin Koçan, elini çekmiyor memleketinden. Memleket sevmenin nasıl bir şey olduğunu bu ülkede bize çeşitli biçimlerde anlatmak gerek. İnsanını, doğasını koruyamadığımız bir memleketi nasıl sevebiliriz? Yalnızca öğretilmiş, ezberletilmiş ve düşmanlığın üretildiği şeylerin üzerinden neyi dayatabiliriz? Öldürmeyelim, koruyalım, yaşatalım