Yolculuk Dergisi 89. Sayı

Salonda Söz Kadınların Yazı: Koray Gürtaş


Bu yıl gerek millî takımlar, gerek kulüp takımları düzeyinde salon sporlarında Türkiye'nin yüzünü kadınlar güldürdü. Basketbol, voleybol ve hentbolda alınan madalyalar, uluslararası arenada Türkiye'nin sesini duyurdu. Yıldız kızların Dünya Voleybol Şampiyonası'nda mutlu sona ulaşması ise gelecek adına sevindiriciydi. Potanın perileri final oynadı Kadınlarımızdan ilk büyük başarı basketbolda geldi. Polonya'da düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda grubunda Litvanya, Slovakya ve Rusya ile mücadele eden ay-yıldızlı ekip, istediği başlangıcı yapamasa da tek galibiyetle ikinci tura çıkmaya hak kazandı. Bu etapta Büyük Britanya ve Belarus'u yenen kadın millîler, Avrupa'nın en iyi sekiz takımı arasına girmeyi başardı. Çeyrek finalde o âna dek oynadığı tüm maçları kazanan Karadağ'ın karşısına çıkan Türkiye, harika bir performansla rakibini devirirken adını yarı finale yazdırdı. Bir sonraki rakip, güçlü Fransa'ydı. Ancak kadın millîler salondan 68-62'lik skorla galip ayrılarak tarihinde ilk kez finale yükseldi. Şampiyonluk mücadelesinde Rusya karşısında elinden geleni yapan ancak sahadan boynu bükük ayrılan Türkiye ikincilikle yetindi. Ama kazanan Türk basketbolu oldu. Antrenör Ceyhun Yıldızoğlu yönetimindeki Nilay Yiğit, Birsel Vardarlı, Işıl Alben, Nevriye Yılmaz, Yasemin Horasan, Şaziye İvegin, Tuğba Palazoğlu, Seda Erdoğan, Gülşah Akkaya, Bahar Çağlar, Naile İvegin, Nevin Nevlin'den kurulu kadro, adlarını Türk spor tarihine altın harflerle yazdırdı. Uzun süredir kulüplerin kadın basketboluna yaptığı yatırım meyvelerini verdi. Üstelik potanın perilerinin yaşattığı heyecan ülkemizde genç kızların basketbola yönelmesine hız kazandıracak bir adım oldu. Yıldız kızlar destan yazdı Basketbolculardan sonra sıra voleybolculardaydı. Ankara'nın ev sahipliği yaptığı Dünya Yıldız Kızlar Voleybol Şampiyonası'nda, grubunda Cezayir, Mısır ve Polonya ile karşılaşan Türkiye üç maçı da set vermeden kazandı. İkinci turda Almanya ve Arjantin'i de 3-0'la geçen Türkiye yarı finale çıkmayı garantiledi. Bu turdaki son maçta Çin karşısında alınan 3-1'lik yenilgi fazla önem taşımadı. Yarı finalde Sırbistan engelini 3-2'yle aşan kızlar artık finaldeydi. Rakip, yıldızların dört yıl önce dünya şampiyonası finalinde ve bu turnuvada ikinci turda boyun eğdiği Çin'di. Ankara seyircisinin de büyük desteğini alan millîler, Çin karşısında şeytanın bacağını kırdı ve dünya şampiyonluğunu kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Antrenör Şahin Çatma ve oyuncular Damla Çakıroğlu, Çağla Akın, Kübra Akman, Şeyma Ercan, Ceylan Arısan, Buket Yılmaz, Aslı Kalaç, Ece Hocaoğlu, Sabriye Gönülkırmaz, Ecem Alıcı, Nursevil Aydınlar, Dilara Bağcı'nın kazandığı bu zafer, Türk voleybolunun geleceği açısından umut verici. Üstelik bu takım Türkiye Voleybol Federasyonu'nun önemli bir projesinin ürünü. Ülke çapındaki yetenekli gençlerin toplandığı Spor Lisesi ve bu oyuncuların birlikte mücadele ettiği kulüp, Yıldız Millî Takımı'nın iskeletini oluşturdu. Birlikte büyüyen ve gelişen bu kızlar da kendilerine yapılan yatırımı dünya şampiyonluğuyla taçlandırdı. Misyonunu tamamlayan bu kızların ardından liseye ve kulübe yeni yetenekler gelecek. Ümit ediyoruz onlar da gelecekte parlak derecelere imza atacak. Filenin sultanları Avrupa üçüncüsü 2003 yılında Ankara'da düzenlenen Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonası'nda finale dek sergilediği performansla “filenin sultanları” lakabını alan Kadın Voleybol Millî Takımı, sporseverlerin büyük sevgisini kazanmıştı. O tarihten itibaren üst düzey turnuvalarda boy gösteren ancak istediği sonuçları alamayan Türkiye, bu yıl İtalya ve Sırbistan'ın birlikte organize ettiği Avrupa Şampiyonası'nda bir kez daha görkemli bir performans sergiledi. Grupta Azerbaycan'ı yenip Hırvatistan'a yenilen filenin sultanlarına ikinci tura çıkabilmek için İtalya karşısında iki set gerekiyordu. Onlar bundan da fazlasını aldılar ve maçı 3-2 kazanarak tur atladılar. Play-off'ta İspanya'yı set vermeden mağlup eden millîlerin çeyrek finaldeki rakibi Rusya'ydı ve açıkçası Türkiye'ye şans verenler azınlıktaydı. Fakat Türkiye tüm otoriteleri yanılttı. Belki de takım sporlarında ülke tarihinin en etkileyici oyunlarından birini sergileyen filenin sultanları, 3-0'lık sonuçla yarı final bileti aldı. Finale yükselebilmek için ev sahibi Sırbistan'ın karşısına çıkan voleybolcularımız 2-0 yenik duruma düştüğünde moraller bozuldu. Ancak Türkiye ayağa kalkmayı bildi ve karşılaşmayı 2-2'ye getirdi. Son sette şansı yanına alamayan Türkiye final şansını yitirdi. Fakat millî takımımız İtalya'yı bir kez daha yenerek mükemmel performansını madalyayla süslemeyi başardı. Antrenörlüğünü Marco Motta'nın yaptığı, Esra Gümüş, Gülden Kuzubaşıoğlu, Neslihan Darnel, Özge Çemberci, Eda Erdem, Gözde Sonsırma, Büşra Cansu, Asuman Karakoyun, Bahar Toksoy, Güldeniz Önal, Gizem Güreşen, Polen Uslupehlivan, Neriman Özsoy ve Ergül Avcı'nın forma giydiği Kadın Millî Takımı, turnuvadaki dereceye sevinse de Olimpiyat vizesi alamamanın üzüntüsünü yaşadı. Kulüpler de başarılı Kadınların salonlardaki zaferleri millî takımlarla sınırlı değil. Bu başarılara geçen yıl Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı'nın Dünya Kulüpler Kupası şampiyonluğunu; Vakıfbank Türk Telekom'un Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu ve Dünya Kulüpler Kupası ikinciliğini; voleybolda genç kızların Avrupa Gençlik Oyunları'ndaki şampiyonluğunu; Antalya Muratpaşa Belediyesi'nin hentbolda Kadınlar Challenge Kupası'nda final oynamasını da eklemek gerek. Evet, kadınlar sporda özellikle de salon sporlarında ardı ardına büyük başarılar yakalıyor. Bu da onların daha çok şans bulması ve desteklenmesi hâlinde daha da büyük zaferlere imza atabilecek potansiyele sahip olduklarını açıkça gösteriyor.