
Neşeli ve Hayat Dolu Gülçin Ergül Röportaj: Şebnem Türkoğlu, Fotoğraflar: Avrupa Müzik
Genç, enerjik, hayat dolu ve neşeli… Hepsi grubunun sevilen üyesi Gülçin Ergül, gruptan ayrıldıktan sonra çıkardığı ilk single albümü “Bravo” ile yine gençlerin ve çocukların sevgilisi olmaya devam ediyor. Renkli kişiliğinin ve samimi tavırlarının yanında disiplinli yaşamıyla da dikkat çeken Gülçin, popüler müzik yapmanın her yaştan ve kitleden insana hitap etmesi gereken bir iş olduğunu söylüyor.
- Müziğe oldukça genç bir yaşta başlamışsınız, hikâyenizi anlatır mısınız?
İlkokuldayken, tahminen 8-9 yaşlarındayken piyano dersi almaya başladım. Sonra birçok destekleyici dersle beraber eğitime konservatuarda devam ettim ama senelerdir de piyanoma dokunmadım. AKM Çocuk Korosu'na seçildiğim zaman şarkı söylemek üzerine ilk teknik bilgilerimi öğrendim. Kendimi müzisyen olarak adlandırmıyorum dans ve müzik birçok noktada aynı. Bu avantajı ve hâlâ öğrenmekte olduğum bilgileri kullanıyorum.
- Hepsi grubuyla tatsız bir ayrılık gündemdeydi bir dönem. Hayranlarınız nasıl karşıladı? Tepki almaktan çekindiniz mi?
Haberler asılsızdı, gruptan ayrılmamın aşkla ilgisi yoktu. Dünyada grubundan ayrılan ilk kişi de ben değilim, bunu biliyorlar. Her şeye inanmamak gerektiğini de öğrenecekler, hayat bu.
- Hayranlarınızla aranızda sıcak bir ilişki var. Size nasıl ulaşıyorlar?
İnternette çok asılsız bilgiler yer alıyor. Ben de doğrularının yer alması için Gülçin Ergül Fun Club'ın yöneticisi yoluyla, zamanım oldukça bu bilgileri denetliyorum. Bunun dışında Twitter kullanıyorum. Bana doğrudan ulaşmanın Twitter'dan başka bir yolu yok. Cevap veremesem de mutlaka okuyorum, güldüğüm tweet'leri favorilerime ekliyorum. Facebook'ta da Dilek Yıldız'ın yönettiği sayfa (Gülçin Ergül Fun Club), bizim Gülçin Ergül Official-Facebook sayfamızdan daha çok kişiye sahip olduğu için daha aktif görünüyor. Resmî internet adresim ise www.gulcinergul.com.tr.
- Özellikle çocuklar ve gençler sizi çok seviyor. Memnun musunuz bu ilgiden?
Sadece çocuklar değil, “Bravo”, 7'den 70'e hitap eden şarkılar içeriyor. Sözleri dikkatle dinlediğinizde bunu görebilirsiniz. 7'den 70'e herkesin “Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın?” şarkısında duygulandığını, “Bravo” ile eğlendiğini, “Aradığınız Kişi Başka Birisiyle Öpüşüyor” sözüne gülüp, “Ara Ara” diye birbirlerine kısa mesaj attıklarını gözlemliyorum. Çok değer verdiğim ünlü bir şarkıcı arkadaşım, slow şarkımın yaşımdan büyük sözler ettiğini söyleyip korkutmuştu beni ama her ne kadar enerjik ve renkli biri olarak da görseniz, yetişkin bir kadınım. İç dünyamın da yaşımdan büyük olduğunu arkadaş seçimi yaparken hissediyorum. Yani içimde bir çocuk da var, yetişkin de.
- Caz eğitimi alıyormuşsunuz. Ses renginiz de bu tarza oldukça uygun. Bu anlamda müzik tarzınızda bir değişikliğe gitmeyi düşünüyor musunuz?
Hobi olarak caz dersi alıyorum. Caz eğitimi üzerine senelerce konservatuar okuyan kişilere saygım var. Ben bunu zevk için, kendimi geliştirmek adına yapıyorum. Kimi zaman farkında bile olmadan ortaya çıkardığım güzel bir yorum da oluyor.
- Popüler müzik yaparken hayranlarınızı da düşündüğünüzü ifade etmişsiniz. Bu otokontrol hayatınızı kısıtlıyor mu?
Ben yaşamsal ve toplumsal değerlere değer veren biriyim; sorumsuzca, umarsızca yaşamıyorum. Belli bir kitle tarafından tanınıyor olmak, örnek alınıyor olmak da büyük bir sorumluluk. Buna layık olmak için özen göstermek görevim ki zaten benim yapımda kuralcılık var. İnsanları tabii ki düşünüyorum, bir bütün gibi hissediyorum, bu sadece benim yaptığım birşey değildir eminim. Amacınız popüler müzik yapmaksa, her kitleden ve yaştan insanları düşünmeniz gerekir.
- Yeni albümünüzü anlatır mısınız? Şarkı sözleri size mi ait?
“Bravo”, klip çekilmeden önce birçok kişinin bu şarkıyla çıkmalısın dediği bir parçaydı. Bu şarkıyla ilgili özel anılarım var ve çok eğlendik çalışırken. Aslında anlattıklarım, şarkının eğlencesinden beklenmeyecek kadar ciddi belki de. İnsanlar hakkında ileri geri konuşarak egosunu tatmin eden kişilere karşı bir dışavurum. Konfüçyüs'ün bir sözü var: "Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız." diye. Aslında hiçbirimiz hiçbir şey bilmiyoruz; işte o yüzden “Kaçıyorum” isimli bir şarkım var. “Ara Ara” daha akustik bir şarkı. Aslında “bazı şeyler için artık geç olabilir” mesajı var. “Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın?” da çok duygusal bir ânımda, yaşadığım yoğun acıyı şarkıya dönüştürdüğüm, çok ağlayarak yazdığım bir parça. Bizim için ilk ânından beri çok özel bir şarkıydı ve yediden yetmişe herkesin hayatındaki trajikomik gerçeklerden bahsettiği için çok ilgi çekiyor. “Yastıklara Sarılıp Yatar Mıydın?” ve “Bravo”nun söz ve müzikleri bana ait, “Ara Ara” da Deniz Erten'le beraber yaptığımız bir şarkı. Albüm fotoğraflarımı Mehmet Turgut çekti, çıkan güzel fotoğrafları seçemediğimiz için iki kapak tasarımıyla çıkmaya karar verdik.
- Kısa ya da uzun vadede yeni projeleriniz var mı?
Dizi teklifleri geliyor ama ben single'ımı ön planda tutuyorum. Sonuçta gerçekten bir oyuncu olarak değil, kültür endüstrisinin bir parçası olarak rol almış oluyorum. İyi bir proje ve özelliklerimin kullanıldığı bir rol olursa sıcak bakarım. Müzikal olabilir mesela.
- Dinlemekten hoşlandığınız yerli ve yabancı müzisyenler kimler?
Birsen Tezer'in “Cihan” albümünü ve Kurt Elling'in yorumunu beğeniyorum.
- Ne tür müzik dinlemekten hoşlanıyorsunuz?
Soul, R&B, pop, blues, caz gibi birçok müzik tarzını dinliyorum. Aslında neredeyse her tür müziği dinliyorum.
- Müzik okulu ya da dans okulu açmayı düşünüyor musunuz?
Hayır ama Türkiye'nin dans eden bir ülke olmasını istiyorum.
- Dans ve müzik dışında ilgilendiğiniz başka uğraşlarınız var mı?
Yoga, çiçekler, yemek yapmak, nintendo oynamak, yazmak, kitap okumak. Ama projeler üretmekten bana zaman kalmıyor.
- Dinlenmek ya da tatil yapmak için nasıl yerlere gitmekten hoşlanırsınız?
Kafamı dinleyebileceğim, çoğu zaman vize almama gerek olmayan, aklıma esince hemen uçabileceğim yerleri seviyorum. Yazmak ve kitap okuyabilmek için huzurlu yerlerden hoşlanıyorum.
- Turistik tatillerden mi alternatif tatillerden mi hoşlanırsınız?
Turistik bölgelerde, alternatif tatiller benim için ideal.
- Gittiğiniz yerlerde özellikle gezmeyi tercih ettiğiniz yerler ya da yapmaktan hoşlandığınız şeyler var mı?
Her turistin gezmesi gereken yerleri gezmeliyim tabii ama kimle tatile çıktığıma ve tatil amacıma bağlı olarak da tercihlerim değişir.
- Yalnız mı yoksa arkadaşlarınızla/ailenizle mi gezmeyi seversiniz?
Yanımda biri olmalı ama sadece benim ihtiyacım olduğunda benle zaman geçirmeli. Yalnız tatil yapmayı seviyorum ama kimsesiz hissetmeden.
- Gezdiğiniz yerler içinde sizde tekrar gitme isteği uyandıran yerler oldu mu?
Antalya'ya, Dalyan'a sürekli gidiyorum. Bir dönem sürekli Dubai'ye ve Abu Dhabi'ye de gidiyordum çünkü çok huzurlu yerler. Hollanda'yı da seviyorum, ablam ve ailemden birçok kişi orada yaşıyor.
- Unutamadığınız keyifli bir gezi anınız var mı?
Paris'e gittiğimde o kadar hızlı gezdim ki, bütün hatıralar birbirine girdi. Hiç hatırlamıyorum neredeyse ama o karmaşanın arasındaki unutmadığım hatıram; kiliseleri dolaşırken ayaklarıma inen kara sular ve durmaksızın gezen anneme olan çaresiz bakışlarımdı. Bir de bir gün arkadaşımla araba kiraladık güneyde, oradan oraya keyfimize göre, ânı yaşayarak gezerken bir baktık ki bir evin bahçesinde yangın çıkmış, onu haber verdik, kahramanlık yaptık. İşte o, dünyaya yararlı biri olduğumu hissetmemi sağladı.
- Yolculuklarınızda yanınıza ne alırsınız?
Kocaman bir listem var. Bavulum büyük olur, gittiğim yerden bir şeyler alacak bile olsam boş bavulla gidemem. İnsan kadar bir bavulum var, utanmadan başka bir büyük bavul daha alırım yanıma. Kaç günlük bir seyahat olduğunun önemi yok çünkü bavulun büyüklüğünde pek fark olmuyor. Konserlerde kullandığım dört tekerli bir kırmızı bavulum var, ona da Jetgiller'deki robot Rozy gibi gezmesinden dolayı Rozy adını koydum. Kendisi benim yolculuk arkadaşımdır.
- Yol, yolculuk, gezmek sizin için ne ifade ediyor?
Huzur ve mutluluk.