Yolculuk Dergisi 87. Sayı

İmparator'un Ardından Yazı: Koray Gürtaş Gazeteci, Spor Yazarı


Ağustos ayında, futbol dünyası çok önemli bir değerini kaybetti. Bursaspor'un efsane futbolcusu ve teknik direktörü Nejat Biyediç, Mostar'da hayata gözlerini yumdu. Nejat Biyediç, 1959 yılında, o dönem Yugoslavya sınırları içinde bulunan Mostar'da dünyaya geldi. Futbol yaşantısına da kentinin takımı olan Velez Mostar'da başladı. Uzun yıllar başarıyla formasını taşıdığı Velez'le, Yugoslava Kupası şampiyonluğu yaşadı. Buradaki performansı İspanyol ve Portekiz kulüplerinin dikkatini çekmişti. Ancak 1986 yılında dönemin Bursaspor Başkanı Cavit Çağlar, onu transfer konusunda ikna etmeyi başardı ve Biyediç'in yeşil-beyazlı takımdaki macerası başladı. 1986-1987 sezonu, Bursaspor açısından hiç de parlak geçmedi ama Biyediç, daha ilk günden kalitesini gösterdi. Ertesi sezon ise tam anlamıyla harikalar yarattı. Tam 17 gole imza atan ve o dönem için, bir sezonda en fazla gol atan Bursasporlu oyuncu unvanını alan Nejat Biyediç'e, Bursapor taraftarı İmparator lakabını verdi. Beyhan ve Ali Nail ile birlikte çok başarılı bir orta saha oluşturan Biyediç, takımının 1987-1988 sezonunu beşinci bitirmesinde büyük rol oynadı. İlk yabancı kaptan İmparator artık sadece Bursaspor'un değil, Türkiye Ligi'nin önemli yıldızları arasına girmişti. Orta saha oyuncusu olmasına rağmen dört sezonda toplam 41 gole imza atmayı başardı. 1990-1991 sezonunun başında yapılan jübileyle futbolculuk yaşantısına son noktayı koyan İmparator, o sezon takımın kötü gidişi nedeniyle kendisine yapılan çağrıya kayıtsız kalamadı ve yedi maç daha, çok sevdiği Bursaspor'un formasını giydi. Özellikle duran toplardaki başarısı futbolseverlerde iz bıraktı. Bunun yanında futbol zekâsı, zarif pasları ve centilmenliğiyle rakiplerinin de saygısını kazandı. Zaten Bursaspor yönetimi de ona kaptanlık pazu bandını verdi. Böylece yeşil-beyazlı takımın tarihinin ilk yabancı kaptanı oldu. Parlak futbol yaşamı sonrası mutlu bir hayat sürmeyi düşleyen Biyediç'in hesapları tutmadı. Ülkesi savaş felaketi ile karşı karşıya kaldı. Birçok yakınını kaybetti, defalarca ölümle burun buruna geldi. Bu süreçte Bosna için yardım çalışmalarına katıldı. Bu çerçevede Bosna ile Bursaspor arasında bir yardım maçı düzenlenmesini sağladı. Bu karşılaşmada Bosna takımında yeşil-beyazlılara karşı forma giyen Elvir Baliç, performansıyla yeşil-beyazlıların dikkatini çekti ve Biyediç'in katkısıyla Bursaspor'a geldi. Boşnak oyuncu dört yıl sonra kulübüne 9 milyon dolar kazandırarak Fenerbahçe'ye, ardından astronomik bir rakamla Real Madrid'e transfer olacaktı. Biyediç, 1994-1995 sezonunda yeşil-beyazlı takımda teknik direktör Nevzat Güzelırmak'ın yardımcılığına getirildi. İşler yolunda gitmeyince takım İmparator'a emanet edildi ve Biyediç'in teknik direktörlük kariyeri başladı. Bursaspor, onun yönetiminde İstanbul'da Beşiktaş'ı 2-1 yenince, teknik adam olarak da camianın güvenini kazandı. Asıl başarısı ise ertesi sezon geldi. Bursaspor, ilk kez düzenlenen İntertoto Kupası'nda fırtına gibi esti. Wimbledon, Charleroi, Beitar Jerusalem ve Kosice takımlarıyla aynı grupta mücadele eden yeşil-beyazlılar, üç galibiyet ve bir beraberlikle grubunu lider olarak tamamladı. Bir sonraki turda Yunanistan'ın OFI Crete takımını eleyen Bursaspor, çeyrek finalde Alman Karlsruhe ile eşleşti. Normal süresi ve uzatmalarıyla 3-3 biten maç sonunda rakibine penaltılarla boyun eğen Bursaspor, oynadığı futbolla tüm Türkiye'nin gönlünü kazanıyordu. Bu sezonun sonunda Bursaspor'daki ilk teknik direktörlük dönemi sona eren Biyediç, yeşil-beyazlı takımda üç kez daha görev yaptı. Güzel günleri de oldu, küme düşme üzüntüsünü de yaşadı. Sakarya ve Eskişehir'i Süper Lig'e çıkardı Nejat Biyediç, Bursaspor'un yanında Karabükspor, Karşıyaka, Adanaspor, Diyarbakırspor, Konyaspor, Sakaryaspor ve Eskişehirspor'da da çalıştı. 2005-2006 sezonunda Sakaryaspor'u, 2007-2008 sezonunda ise Eskişehirspor'u Süper Lig'e çıkararak önemli başarılar elde etti. Gittiği her takımda pozitif futbol oynatmaya çalıştı. Oyuncularla ve taraftarla kurduğu iyi ilişkiler, onu ön plana çıkaran özelliklerindendi. İki kez Süper Lig'de bir kez de Bank Asya 1. Lig'de gol kralı olan Okan Yılmaz, ilk kez onun döneminde santrafor oynamaya başladı ve sayesinde Türkiye önemli bir golcü kazandı. Serdar Kurtuluş, Mustafa Pektemek, Barış Ataş ve Burhan Eşer vitrine çıkardığı diğer isimlerdi. Biyediç, ülkesinde sporun yanı sıra eğitimini de sürdürmüş ve ekonomi bölümünü bitirmişti. Aristokrat bir ailenin mensubu olan Nejat Biyediç'in amcası, Tito'nun Yugoslavya'sında başbakanlık yaptı. Nejat Biyediç'in en önemli özelliklerinden biri de esprili kişiliğiydi. Her zaman çevresi için neşe kaynağı oldu. Zekâsı ve hazırcevaplığıyla fark yarattı. 2007 yılında hastalık haberi geldiğinde Bursa büyük bir şok yaşadı. O tarihten itibaren hastalıkla mücadele etti. Bu süreçte de hayata pozitif bakmaya devam etti. Neşeli kişiliğinden ödün vermedi. Ama dört yılın sonunda savaşı kaybetti. Onun ardından söylenen güzel sözler, futbol dünyasında ne denli büyük iz bıraktığını gösteriyordu aslında. O sadece Bursa'nın değil, Türk futbolunun “İmparator”u olmuştu. Bosna'da yapılan cenazesindeki mahşeri kalabalık ise ülkesinin ona anlamlı bir saygı duruşuydu.