Ayvalık'taki Kadınların Hayatını Değiştiren Bir Amerikalı Tara Hopkins Yazı: Seda Meşeli Fotoğraflar: Xavier Allard

Ayvalık'taki Kadınların Hayatını Değiştiren Bir Amerikalı Tara Hopkins Yazı: Seda Meşeli Fotoğraflar: Xavier Allard


Sizlere bu yazımızda, kadın istihdamıyla geri dönüşümün tam kesiştiği noktadan hareketle hayata geçirilmiş örnek bir projeden bahsedeceğiz. Hikâyeyi hemen anlatmaya başlamadan önce, projenin fikir “ana”sını, yani seneler önce kendi memleketini bırakıp bambaşka bir diyara göç eden Tara Hopkins'i, namı diğer Çöp Madam'ı tanıyalım. Aslen Amerika asıllı olan Tara Hopkins, üniversitede antropoloji eğitimi almış ama bölümüyle ilgili herhangi bir şey yapmak yerine, yeni bir hayata başlamak için Türkiye'ye gelmiş. Ülkeyi ve o zamanlar yaşadığı yer olan Eskişehir'i o kadar sevmiş ki, yirmi yılı aşkın zaman önce, İngilizce öğretmenliği yapmak için geldiği Türkiye'den bir türlü kopamamış. Her sene gidişini biraz daha ertelemiş ve sonuçta bir türlü bırakamamış Türkiye'yi. Uzun yıllar Sabancı Üniversitesi'ndeki Toplumsal Duyarlılık Projeleri Koordinatörlüğü görevini sürdüren Tara, bir süre sonra İstanbul'un curcunasından kaçarak Ege sahillerine doğrultmuş rotayı ve Ayvalık'a yerleşmiş. Bakmış ki burada ne kendisi ne de diğer kadınlar için toplumsal hayata katılabilme olanağı yok, işin başa düştüğünü anlayıp hemen harekete geçmiş. Yıllarca üniversitede demokrasi ve toplumsal duyarlılık konularını anlatan, kadın ve çevre hareketlerinin içinde aktif olarak yer alan Tara, Ege'nin bu şirin kasabasında bu sefer pratikte bir şeyler yapmanın zorunluluğunu hissetmiş ve hem atıklardan kurtulmamızı sağlayacak hem de kadınların işsizlik oranını azaltacak “Çöp Madam” projesini hayata geçirmek için çalışmaya başlamış. “Ben işin para kısmından, pazarlamasından anlamam. Birkaç yerle görüştük, onlar 'Evet, bunları satabiliriz.' deyince, hemen bir atölye açmak için harekete geçtim.” diyor. Böylece Meksika'daki bir hapishanede bir hafta boyunca mahkûmlardan öğrendiği çöplerden çanta yapma fikrini, sanki nispet yaparmışçasına Ayvalık'taki merkez kahvehanenin hemen karşısında kiraladığı, asmalar altındaki mütevazı mekânda hayata geçirmek için ilk adımı atmış. Hazır çorba, cips ve dondurma gibi ürünlerin plastik ambalajlarının hammadde olarak kullanılıp, ortaya bin bir renkte çanta ve çeşitli aksesuarların çıkarılacağı mekânı hazır etmiş. Böylece iş, projeye gönül verecek kadınların katılımını beklemeye kalmış. Önceleri sadece aynı mahallede oturan kadınların çalışmaya geldiği Çöp Madam'ın mekânını iki ay sonra otuz kadar kadın ziyaret eder olmuş; yaptıkları el işi ürünlerle mekâna can vermeye başlamışlar. Böylece tam da Çöp Madam'ın hayalindeki gibi, hayatları boyunca hiç para kazanmamış ev hanımlarına fırsat yaratılmış. Her dört kadından üçünün herhangi bir düzenli gelirinin ve sosyal güvencesinin bulunmadığı ülkemizde, kadınların istihdamı konusunda büyük bir adım atılmış. Çöp Madam'ın atölyesinde çalışan kadınlar, her ne kadar en başta çekincelerle dolu olsalar da Tara'nın sıcak tavırları sayesinde kısa zamanda önyargılarından sıyrılmışlar. Kendilerini rahat ve huzurlu hissettikleri bu mekânda, yaratıcılıklarını ev dışında bir yerde açığa çıkarabilmenin ve üstüne bir de gelir elde edebilmenin mutluluğunu yaşar olmuşlar. Projeyi öyle gönülden benimsemişler ki, neredeyse Tara'dan da fazla sahiplenmişler. “Çanta yapan kadınların özgüveni hemen değişiyor. Daha önce hiç para kazanmamış birinin bir anda ekonomik özgürlüğünü kazanmasının hayatını ne denli etkilediğini tahmin etmek zor değil.” diyor Tara Hopkins. Aile ekonomisine katkı sağlayabilmenin verdiği başarı hazzıyla, kendilerine olan güvenleri ve dolayısıyla yaşam kalitelerinin arttığını atölyede çalışanlar da doğruluyor. Tara, bir taşla iki kuş vuruyor; hem kadınlara bir iş alanı yaratıyor, hem de gitgide kontrolden çıkan atık sorununa alternatif bir çözüm getiriyor. Yaptıkları ürünlerin iplik ve fermuar dışındaki hammaddesini geri dönüşümlü materyaller oluşturuyor. Malzemelerin bir kısmı Unilever Türkiye tarafından sağlanıyor, bir kısmıysa Sabancı ve diğer üniversiteler ya da atıklarını onlara posta yoluyla gönderen gönüllüler sayesinde temin ediliyor. Atölyeye gelen türlü plastik ambalaj ve ürün kapları önce tek tek yıkanıp sterilize ediliyor, sonra özenle kesilip kadınların büyülü ellerinde şekil verilmeye hazır hâle getiriliyorlar. Aslında Çöp Madam projesinin özgünlüğü, hem kadınların hem de çevrenin yararına olması ve bu iki kavramı başarılı şekilde harmanlamasından kaynaklanıyor. Şimdilerde Çöp Madam'ın atölyesinde elliyi aşkın kadın çalışıyor. Onlar olmasa atık sıfatını koruyup dünyamızı kirletecek olan plastik paketlerden harikalar yaratıyorlar. Bisküvi ambalajlarını göz alıcı gece çantalarına, kahve poşetlerini birbirinden şirin anahtarlıklara, kullanılmış dergileri her türden aksesuarlara dönüştürüyorlar yetenekli dokunuşlarıyla. Tara'nın önderliğinde hem verdikleri emeğin karşılığını alıyor hem de daha temiz bir dünya fikrini hayal olmaktan çıkarıyorlar. Neden böyle bir projeye ön ayak olduğunu sorduğumuzda kusursuz Türkçesiyle şöyle cevap veriyor Çöp Madam: “Kendimi hep çok şanslı hissettim. O şansı başkalarına vermekte fayda var diye düşündüm.” Bu kısa cümle, Tara'nın hayata duyarlı yaklaşımının bir özeti adeta. Tara ve ekibi, herkesin dünyanın iyiliği için belli sorumlulukları olduğuna inanıyor ve herkesi kendileri gibi duyarlı olmaya çağırıyorlar. Çantalarının talep görmesinin, hem kadınların toplumsal alandaki yerini sağlamlaştırmaya katkısı hem de çevreye etkisi bakımından çift yönlü fayda sağladığını savunuyorlar. Çöp Madam'ın çantaları ve diğer ürünler, Ayvalık'taki atölyelerinde ve de İstanbul'daki bazı mağazalarda satışa sunulduğu gibi, internetten de www.copmadam.com adresinden sipariş edilebiliyor.