
KENTTARİHİ temel kazısı esnasında rastlantıyla bulunmuştur ve bugün Bodrum
KENTTARİHİ temel kazısı esnasında rastlantıyla bulunmuştur ve bugün Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde, kendine ait salonda sergilenmektedir.) İskender kenti kuşatır, yenileceğini anlayan paralı askerlerin komutanı Rodoslu Memnon şehri yakar. Neredeyse tamamen yok olan Halikarnassos, tüm antik dönem boyunca bir daha toparlanamayacaktır. Öyle ki, MÖ 1. yüzyılda buraya gelen büyük Romalı filozof ve devlet adamı Ciceron, onu harabe, boş, insan yaşamayan bir yer olarak tasvir edecektir. Kent veya ondan geri kalan, Roma ve Bizans dönemlerinde küçük bir balıkçı köyü olarak yaşamına devam etmiştir. Bu harap şehir, büyük ve sağlam bir kale inşa etmişlerdir. Bu kale, esas itibariyle Mausoleion'un kalıntılarının kullanılmasıyla yapılmıştır. Örneğin İngiliz Kulesi'nin yan cephesinde, bu anıttan kalma bir aslan heykeli, olduğu gibi duvar malzemesi olarak kullanılmıştır. Bu heykel bugün hala duvarda görülmektedir. Şövalyeler, Avrupa'nın her tarafından aldıkları yardımlarla kaleyi sürekli genişletmişler ve güçlendirmişlerdir. Nitekim, Osmanlılar kaleyi 1453 ve 1480'de kuşatmalarına rağmen alamamışlardır. 1453'te İstanbul'un alındığı düşünülecek olursa, aynı tarihte bu kalenin direnebilmesi, onun sağlamlığının göstergesidir. Şövalyeler, bu kaleye İsa'nın havarilerinden Aziz Petrus'un adını vererek Petronium demişlerdir. Bu ad zamanla Bodrum haline gelecektir. Kanuni Sultan Süleyman, 1522'de altı aylık bir kuşatmadan sonra Rodos'u ele geçirir. Şövalyelerin bu çarpışmadaki cesaretlerini ödüllendirmek için onların hayatlarını bağışlar ama Bodrum da dahil, Ege adaları ve kıyılarındaki bütün varlıkları Osmanlı'ya geçer. Bu tarihten sonra Bodrum, sünger ticareti sayesinde gelişmeye başlar. 18. yüzyılda burada bazı tersanelerin olduğuna dair kayıtlar varsa da, asıl gelişme Osmanlı donanmasının Çeşme'de yok olmasından sonra, 1770'ten itibaren olacaktır. Yeni bir donanma yapımına girişen Bodrum gelişir ama bölgede ağaç kalmaması üzerine, 1833 tarihli bir fermanla burada artık büyük tekne yapımı yasaklanır. Bu tarihten sonra Bodrum, askeri bir üs olacak, kale de hapishane haline gelecektir. Fransız zırhlısı Duplex, 1915'te kaleyi ağır bir bombardımana tutmuş; büyük hasar gören kale, 1960-1964 yılları arasında restore edilmiştir. Kaleye sürgün olarak giden, Halikarnas Balıkçısı lakaplı yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın, 1925'te başlattığı mavi yolculuk ve Bodrum sevgisi, bu şehri bugün Türk turizminin yıldızlarından biri haline getirmiştir. Artık kışın 50 bin nüfuslu, yazın da yüz binlerce kişiyi ağırlayan bu kar beyazı şehrin, iki ünlü anıtı olan Mausoleion ile Bodrum Kalesi'nin tarihini gelecek sayıda görmeye çalışalım. Karya Kraliçesi Ada 11. yüzyılda bölgeyi ele geçiren Anadolu Selçuklu Devleti'nin parçası olmuş, 14. yüzyılda da Osmanlıların eline geçmiştir. Ancak 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra Osmanlı'nın içine düştüğü, Sultan Bayezid'in dört şehzadesi arasındaki taht kavgasında oluşan otorite boşluğundan yararlanan Rodos Şövalyeleri, 1415'te bölgeyi ele geçirmişlerdir. Şövalyeler, çok uygun bir liman olan körfezdeki karayla bağlantılı adanın üzerine çok 12 Yolculuk