Yolculuk Dergisi 84. Sayı

KAMİL KOÇ HABERLER


Kâmil Koç, 36. Ölüm Yıldönümünde Saygıyla Anıldı Türkiye karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün kurucusu Kâmil Koç, ölümünün 36. yıldönümünde Bursa'da düzenlenen mevlitle anıldı. Yaklaşık 200 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen mevlitte, Kâmil Koç'un kızları Sadiye Çağalıkoç ve İsmet Yıldız'ın yanı sıra Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Feza Kıray, Yönetim Kurulu üyeleri Ceyda Ataç ve Aysegül Arslan hazır bulundu. Kâmil Koç'un yaşamı 1901 yılında Bilecik'in ilçesi Pazarcık'ta (Pazaryeri) doğan Kâmil Koç, İnönü ve Sakarya meydan muharebeleri yıllarında babasını kaybedince Rüştiye ikinci sınıfı terk edip zorlu mücadelesine başlıyor. Kâmil Koç askere gidinceye kadar kardeşleriyle birlikte çiftçilik yapıyor. Askerden döndüğünde, araçsız, teknolojisiz başarılı olamayacağını görünce komutanının da tavsiyelerini dikkate alarak, o yılın mahsul parasıyla Fiat şase alıyor, üstünü ahşap ve tenteyle kaplatarak yolcu taşımacılığına başlıyor. Geniş yüreğiyle yaşam boyunca kendini büyük bir mücadelenin içinde bulan Kâmil Koç, birtakım değerlerin peşinde koşarken sonunda kalbinin durmasıyla 1975 yılında aramızdan ayrılıyor. “Bir başarı öyküsü nasıl yazılır?” diye soranlara, “Kâmil Koç doğruluktan şaşmamaktan yanaydı.” diyoruz. Bunu, “Al gömlek alarır, ya yeninden çıkar ya yakasından.” diyerek dile getirirdi. Aile bağlarına çok önem verirdi. Kaba kuvvetten hiç hoşlanmazdı. Haramdan çok korkardı. “Doğru sendeler, yıkılmaz; haram yedi sülaleden çıkar.” diyerek bu korkusunu sıkça dile getirirdi. Ona göre “aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz”dı. Çevresindekilerin gurura girmesinden hiç hoşlanmaz, “Aşağıdakine bakıp gerinmeyin, yukarıdakine bakıp yerinmeyin.” diyerek “feleğin gözünün tek ve tepede” olduğunu hatırlatırdı. Bir dönem (1943), Austin oto bayiliğinden yüklü gelir elde ederek, Ereğli Kömür İşletmeleri'ne, Zonguldak ve Devrek dolaylarından maden direği sevkiyatı ile İzmit Kâğıt Fabrikası'na, Bartın'dan ise tomruk sevkiyatını sürdürmesine rağmen “Un değil ün peşindeyim.” diyerek karayoluyla yolcu taşımacılığını sürdürmekte karar kıldı. Bugün o, hâlâ bir önder. Çalışkan insanlara katıksız hayranlık besleyen Kâmil Koç, zor durumlarda “Taş olun, baş yarın, bir baltaya sap olun.”; kolaylıkla bir şeylere sahip olmaya kalkışıldığında ise “Yiğit at yemini kendi artırır.” diyerek çevresindekileri uyarırdı. Ona göre “at binenin, kılıç kuşananın”dı. Borçlanmaktan hiç korkmazdı; ama borcuna da sadıktı. “Dağa çıkan kurdu görür.” diyerek işlerini genişletti. Üç kız evladı olduğu için “Bu iş benimle kaim.” derdi. Bayraktar öldü, ama bayrak ayakta kaldı. Ona, son yolculuğunda da “iyi yolculuklar” diliyoruz.