
İyi Ki Sulak Alanlarımız Var! Yazı: Tuğba Uğur WWF-Türkiye Pazarlama İletişimi Fotoğraflar: Faruk Akbaş
Asırlar boyunca medeniyetlerin suyun kenarında kurulması bir tesadüf değil. Su, yaşamımız ve refahımız için gerekli olan tek ve en önemli kaynak.
İnsan sağlığının sulak alanların sağlığına bağlı olduğunu biliyor muydunuz? Peki, sulak alanların, tropikal ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en fazla olduğu ekosistemler olduğunu? Bu derece önem arz eden sulak alanlar ve sağladıkları ekosistem hizmetleri, yaşamın devamlılığını mümkün kılıyor.
Sulak alanları korumak için 2 Şubat 1971 tarihinde İran'ın Ramsar şehrinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi'ne göre; “sulak alanlar; alçak gel-gitte derinliği altı metreyi aşmayan deniz suyu alanlarını da kapsamak üzere, doğal ya da yapay, sürekli ya da geçici, durgun ya da akar, acı ya da tuzlu bütün sular ile bataklık, sazlık, ıslak çayır ve turbalıkları kapsamaktadır”. Bugün Ramsar Sözleşmesi'ne 160 ülke taraf. Sözleşme kapsamında Afrika'dan Meksika'ya, Grönland'den Avustralya'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada, toplamda 187 milyon hektarı kapsayan 1.911 Ramsar Alanı bulunuyor. En fazla Ramsar Alanı'na sahip olan Birleşik Krallık'ta korunan alan sayısı 168 (1,274,323 hektar), İspanya'da 68 (285,185 hektar), Avustralya'da ise 65 (7,510,177 hektar). Kapladıkları alan olarak bakıldığında ipi Kanada çekiyor: Kanada'da 37 Ramsar Alanı ile toplamda 13 milyon hektar alan korunuyor.
Türkiye, coğrafi konumundan dolayı zengin bir biyolojik çeşitlilik mirasına sahip. Kuşların önemli göç yollarından biri olan Türkiye, Ramsar Sözleşmesi'ni 1994 yılında imzalayarak taraf oldu. Sulak alanlarının büyüklüğü toplam 2,5 milyon hektar olan Türkiye'nin bugün itibariyle 13 Ramsar Alanı (yaklaşık 180,000 hektar) bulunuyor. Ancak son 40 yılda kurutma, doldurma, su sistemlerine müdahaleler ve kirlilik gibi sorunlardan dolayı yaklaşık 1.300.000 hektar alan (üç Van Gölü büyüklüğünde alan) ekonomik ve ekolojik değerini yitirdi. Flamingo, tepeli pelikan, sazan, alabalık türleri ise tehlike altında.
Peki, sulak alanları korumak neden önemli?
Sulak alanlar, taşkın kontrolü, yeraltı sularının beslenmesi, kıyı çizgisinin korunması, fırtınalardan korunma, sediman ve besin depolama, iklim değişikliğinin kontrolü, su arıtımı gibi birçok işleve; sulak alan ürünleri, dinlenme ve turizm gibi birçok değere sahip alanlardır. İnsanların doğrudan kullanımı için uygun doğal kaynağı yaratan sulak alanlar, aynı zamanda birçok canlı türü için uygun beslenme, üreme ve barınma ortamı sunar.
Dünyanın en önemli genetik deposu olan sulak alanlar, dünyadaki tüm türlerin yüzde 40'ını ve tüm hayvan türlerininse yüzde 12'sini barındırarak sadece bulundukları ülke için değil, tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul ediliyor. Sulak alanlar, çevresinde yaşayan halk ve yaban hayatı için gıda temin eder, su rejimini dengeler ve enerji depolar. Bununla birlikte dünyadaki karbonun yüzde 40'ını sulak alanlar muhafaza etmektedir; turbalık ve ormanlık sulak alanlar özellikle karbon depolaması açısından çok önemlidir.
Gezegenimizdeki yaşamın sürekliliği için sulak alanları korumak zorundayız
WWF-Türkiye, insanla doğanın uyum içinde yaşacağı bir geleceğin kurulması için çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası Ramsar Sözleşmesi'nin Türkiye'deki sivil toplum kuruluşu odak noktası olan WWF-Türkiye, halihazırda toplam 370.000 hektar sulak alanın korunması için ilgili tüm taraflarla çalışıyor.
Sulak alanların korunması ve etkin su yönetimi için çözümler mevcut. Dünyaca kabul edilmiş, pek çok gelişmiş ülkede denenmiş ve uygulanmış bu çözümleri ülkemizde de devreye sokmak için eksik olan tek unsur, bu konunun aciliyetinin ve öneminin yeterli düzeyde anlaşılmamış olması.
WWF-Türkiye'nin çalışmaları hakkında detaylı bilgi için www.wwf.org.tr adresi ziyaret edilebilir.
Türkiye'nin Ramsar Alanları:
1. Akyatan Lagünü, Adana
2. Gediz Deltası, İzmir
3. Göksu Deltası, Mersin
4. Kızılırmak Deltası, Samsun
5. Kızören Obruğu, Konya
6. Burdur Gölü, Burdur-Isparta
7. Manyas Kuş Gölü, Balıkesir
8. Kuyucuk Gölü, Kars
9. Seyfe Gölü, Kırşehir
10. Uluabat Gölü, Bursa
11. Meke Gölü, Konya
12. Sultansazlığı, Kayseri
13. Yumurtalık Lagünü, Adana