Angkor Tapınakları Yazı ve Fotoğraflar: Ömer Serkan Bakır

Angkor Tapınakları Yazı ve Fotoğraflar: Ömer Serkan Bakır


Daha önce 2002 yılında gittiğimiz Kamboçya'ya, bir kez daha giderek Angkor Tapınakları ve çevresindeki değişimi fotoğraflamak üzere Bangkok üzerinden Kamboçya'ya ulaştık. Uçak biletlerini haftalar öncesinden aldık. İnternet üzerinde Kamboçya'daki turizm acentelerini ve fiyatları araştırdıktan sonra otel ve araç kiralama işlerini bitirdik. Vize işlemlerini ise ülkeye girdikten sonra hallettik; çünkü Kamboçya vizesi, ülkeye giriş yapıldıktan sonra 20 dolar karşılığında kolayca alınabiliyor. Bunun için yanınızda bir adet vesikalık fotoğraf götürmeniz yeterli. İsterseniz vizenizi oturduğunuz yerden seyahate başlamadan internet üzerinden de alabiliyorsunuz. Vize almanın bu kadar kolay olması doğrusu bizi şaşırtmıştı. Önümüzdeki seçenekleri değerlendirerek resmî internet sitesinden e-visa aldık ve bunun için de sadece 25 dolar ödedik. Siem Reap'e vardığımızda bizi şoförümüz Hear Bunla karşıladı. Eğer siz de bir gün Kamboçya'ya ve Siem Reap'e gitmeye karar verirseniz günlük 20-25 dolar arasında bir rakama anlaşabileceğiniz bir şoför bulabilirsiniz. Angkor'u gezmek için en az üç gün gerekli Angkor bölgesine giriş ücretli. Günlük 20 dolar, üç günlük 40 dolar ve haftalık 60 dolar karşılığında, üzerinde fotoğrafınızın bulunduğu bir giriş kartı çıkarmanız gerekiyor. Eskiden yanınızda bir adet vesikalık fotoğraf götürmeniz gerekiyordu. Şimdi ise basit bir webcam yardımıyla fotoğrafınızı onlar çekiyor ve iki dakika içerisinde giriş kartınız basılıyor. Üç günlük bilet almak bize daha mantıklı geliyor çünkü bir günde buranın gezilmesi imkânsız gibi. Angkor çok geniş bir bölgeye yayılmış durumda. Bir tapınaktan diğerine yürüyerek gidebilmeniz pek mümkün değil. Eğer araba kiralamak istemezseniz adım başı göreceğiniz “tuk-tuk” denilen iki kişilik araçlarla da dolaşabilirsiniz. Kendinize güveniyorsanız çok ucuza bisiklet de kiralayabilirsiniz. Unutmadan, ülkede her şey dolar üzerinden fiyatlandırılıyor. Yani para bozdurmak gibi bir sıkıntınız yok. Ancak her yerde mutlaka pazarlık etmeniz gerekiyor. Çekinmeyin, söylenilenin yarısından daha azını teklif edin. Orta bir noktada anlaşacaksınız. Angkor Wat, en önemli tapınaklardan biri Sabahları 06:00 gibi kalkıp en geç 07:00 gibi Angkor'da olmaya çalışın. Angkor bölgesinde onlarca irili ufaklı tapınak bulunuyor. İlk başta görmeniz gereken en önemlileri arasında şunlar bulunuyor: Angkor Wat, Angkor Thom, Bayon, Ta Prohm, Preah Khan, Banteay Kdei. İkinci derecedeki tapınaklar arasında yer alanlar ise Prasat Kravan, Pre Rup, Banteay Samre, Ta Som, Neak Pean, Baphuon, East Mebon, Phimeanakas, Terrace of the Elephants ve Leper King. Bu saydığımız tapınaklar arasında en popüler ve en önemli olan hiç kuşkusuz Angkor Wat. Her saatte kalabalık olan tapınağı sabah erkenden gezmek iyi bir seçenek olabilir. Angkor Wat'ı gezmek için en az 3-4 saat ayırmak gerekiyor. Tapınağı sabah saatlerinde gezmek rahatlık sağlasa da gün batımında da görmekte yarar var. Havadan fotoğraf çekmek isterseniz… Angkor Wat'ı ve çevresini havadan görmek isterseniz size iki tavsiye: Birincisi ve tabii ki en ideali, Angkor Wat'ı karşıdan göreceğiniz bir noktadan kalkan balon olacaktır. Bu balon yere çelik bir iple bağlı ve sadece yukarıya ve aşağıya hareket edebiliyor. 10 dakikalık uçuş bedeli 15 dolar. Gün batımında balona binmek için en iyi zaman ise 16:30-17:30 arası. Eğer havadan Angkor Wat'ın fotoğrafını çekmek istiyorsanız yanınızda en az 200 mm ya da 300 mm'lik bir objektif olmalı. İkinci seçenekse helikopter kiralamak. Yaklaşık 12 dakikalık turun fiyatı kişi başı 110 dolar. Bu turda sadece Angkor Wat ve biraz da çevresi görülebiliyor. 30 dakikalık daha geniş bir tur isterseniz fiyatı kişi başı 250 dolara çıkıyor. Fille Phnom Bakheng'e çıkın Fotoğraf açısından pek önemli olmasa da Angkor'u gezenlerin mutlaka gitmesi gereken bir diğer tapınak, Phnom Bakheng. Burası gün batımını seyretmek için turistlerin akın ettiği ilginç bir yer. Ulaşımı pek kolay değil. Eskiden dik bir tepeye tırmanır gibi çıkılan yolu kapatılmış ve tepeyi döne döne çıkan bir yol açmışlar. Yürümek istemezseniz en eğlenceli seçenek filler… Bir tepenin üzerinde bulunan Phnom Bakheng'e fil üzerinde 20 dolar karşılığında çıkabilir ve unutulmaz bir yolculuk yaşayabilirsiniz. Daracık bir patikadan iki filin nasıl yan yana geçebildiğine canlı şahitlik yapabilirsiniz. Sakince tapınağın tepesine bizi çıkaran fil, biz indikten hemen sonra inanılmaz bir sesle bağırmaya ve hortumunu sağa sola savurarak yerdeki tozları üflemeye başladı. Biz bu durumu dehşet içerisinde izlerken boynunun üzerinde oturup fili yöneten adam sakince elindeki sopayla file vurup onu sakinleştirmeyi başardı. Gezide gönüllü fotoğraf asistanlığımı yapan eşim Saba ve ben üzerindeyken bunları yapsaydı pek hoş bir anımız olmazdı sanırım. En iyi mevsim aralık-şubat arası Sabah çıkıp dolaşmaya başladıysanız öğlen saatlerinde enerjiniz düşmeye başlayacaktır. Size tavsiyemiz 12:00-14:00 saatleri arasında dinlenin, yemeğinizi yiyin ve bol bol sıvı takviyesi alın. Angkor Tapınakları ve Kamboçya'ya gitmek için en iyi tarihler, aralık ve şubat ayları arasıdır. Gezi programınızı bu üç aylık döneme denk getirmeye gayret edin. Angkor'u yedi sene sonra tekrar görmek çok keyifliydi. Siem Reap'teki ve en önemlisi tapınaklardaki değişim inanılmazdı. Siem Reap büyüdükçe büyümüş ve bir kasaba havasının dışına çıkmıştı. Sadece turistler için yapılmış bir şehir gibiydi. Tapınaklarda ise zamanın ve doğanın getirdiği ağır tahribat, restorasyon çalışmaları ile giderilmeye çalışılmış ancak 2002 yılında ilk çektiğim karelerden bazılarını da şimdi çekmek imkânsız olmuş. Angelina Jolie'nin oynadığı “Lara Croft - Tomb Raider” filminin bazı sahneleri Ta Prohm Tapınağı'nda çekilmişti. Filmden sonra pek çok insanın dikkatini çeken, Ta Prohm Tapınağı'ndaki devasa Banyan ağaçları, tapınağın birçok bölümüne zarar vermeye hâlâ devam ediyor. Buna rağmen tapınaktaki taşların arasından fışkıran ve duvarların üzerinden aşan devasa ağaç kökleri muhteşem bir görüntü ortaya çıkarıyor. Bu görüntünün bozulmaması için de çoğu yerde restorasyon yapılıyor ve destekler konuluyor. Kayıp şehir Angkor Siem Reap'e yaklaşık 8 kilometre uzaklıkta bulunan Angkor, 9. ve 12. yüzyıllar arasında Khmerler tarafından yapılmış olan dünyanın en büyük ve ünlü tapınaklarının yer aldığı bölgenin adıdır. Khmer sanatının üstün örneklerinden, tamamı yüzden fazla olan, şaşırtıcı ve sabır gerektiren mimarî başarılarından biri olan Angkor Tapınakları, sadece mimari açıdan değil, gizemli ve kutsal yapısıyla da UNESCO Dünya Koruma Mirası Listesi’nin en üst sıralarında yerini almış önemli bir merkez. Angkor ismi, Sanskritçeden geliyor ve “şehir” anlamını taşıyor. Angkor dönemi, 802 yılında, Jayavarman II'nin kendini Tanrı-Kral (Devaraja) ilan etmesiyle başlamış ve 1431 yılında, işgalcilerin şehri yağmalaması ve halkın Phnom Penh'e kaçmasına yol açmasıyla son bulmuş. 1432'de Khmerler şehri yasakladıktan sonra yüzyıllarca kayıp şehir olarak ormanın derinliklerinde kaybolan Angkor'u, sadece meraklı Budist keşişler ve bazı gezginler biliyordu. Yıllar geçtikçe Angkor hikâyeleri efsaneleşti ve dilden dile dolaşır oldu. Çok az insan bu hikâyelerin efsane değil gerçek olduğuna inanıyordu. Fransız gezgin Henri Mouhot, yaptığı araştırmalar ve geziler sonrasında 1860 yılında tüm dünyanın ilgisini Angkor'a çekti. Fransızlar bu şehirden büyülenmişti ve 1908 yılında restorasyon projesini başlattılar. 1960 yıllarına kadar, Asya'nın en önemli turistik yerlerinden biri konumuna geldi. 1975 yılında, Kamboçya'nın diğer şehirleri gibi, Siem Reap halkı da komünist grup Kızıl Khmerler tarafından taşraya çalışmaya gönderildi. 1990 yıllarının ortasına kadar Siem Reap, savaşlar yüzünden büyük bir uykuya dalmış oldu. 2000 yılından sonra yeniden turizme açılarak tüm dünyanın ilgisini çekmeyi başardı. Restorasyon çalışmaları ise iç savaşlar nedeniyle 1970 ve 1980'ler hariç günümüze kadar sürdürüldü. O yıllardaki karışıklık ve mayın tehlikesi yüzünden arkeologlar tapınaklardan uzaklaştırılmışlardı. Khmerlerin izlerini taşıyan bu büyüleyici bölge, gizemli tapınakları ve doğasıyla şimdi turistlerin gözdesi durumunda. Özellikle fotoğraf tutkunlarının etkileyici kareler yakalayacağı Angkor Tapınakları, Kamboçya'nın ve Asya'nın en güzel yerlerinden biri.