
Dünyayı Saran Japon Animasyonu Anime Yazı: Şebnem Türkoğlu
80'lerde - 90'larda çocuk olmak” denilince neler geliyor akla, neler… Tombi ve Sulugöz sakızlarından, cipslerden çıkan taso ve futbolcu kartlarına, Power Rangers oyuncaklarından Adile Naşit'in masal kasetlerine, çatapatlardan Grup Vitamin'e kadar geniş bir liste uzayıp gidiyor. Hiç kuşkusuz bu listenin en başında da çocukken deli gibi izlenilen çizgi filmler geliyor. İzlenen çizgi filmler illa ki arkadaşlarla konuşulur, kritikleri yapılır, günün en önemli tartışma konuları, o hafta izlenen bölümlerle ilgili olurdu. He-Man, İskeletor'u nasıl da yendi! Hayalet Avcıları'ndaki yeşil hayalet ne kadar korkunçtu? Scooby Doo nasıl konuşuyor? Pikaçu poketopa girecek mi? Sailor Moon'daki Banita ne zaman prenses olacak?..
Tom ve Jerry, Temel Reis, He-Man, Voltron, Kaptan Mağara Adamı, Jetgiller, Varyemez Amca, Tazmanya Canavarı, Hayalet Avcıları, daha yenilerde Sailor Moon, Pokemon, Darkwing Duck gibi çizgi filmlerden mutlaka birinin tutkunu oldu çoğu kişi. Yetişkinler de bu eğlenceli çizgi filmleri izlemekten kendilerini alamadı; kimi çocuğunu bahane ederek izledi, kimi kimseye görünmeden gizli gizli… Çizgi film adı altında birkaç anime de yayınlandı Türkiye'de. Peki, nedir anime? “Japonca animasyon” anlamına gelen anime, el çizimleri ya da bilgisayar yapımı olabiliyor ve sanıldığı gibi çocuklar için Japon işi çizgi filmler değiller. Aksine, dünyada gençler ve yetişkinler tarafından yoğun olarak izlenen alternatif bir tür.
Bilim kurgu, fantastik ya da birebir gerçek dünyalarda geçen felsefi, psikolojik ya da dramatik konular, tüm dünyada geniş bir izleyici kitlesi tarafından izleniyor. Yine de “Neon Genesis Evangelion” ve “Elfen Lied” gibi animelerin ağır psikolojik ve şiddet öğelerine yer vermesi nedeniyle belli bir izlenme yaşı var. “One Piece”, “Sailor Moon”, “Dedektif Conan”, “Voltron”, “Samurai X” ise Türkiye'de yayınlanan animelerin en bilinenleri. Başlarda televizyon sayesinde izlenen animeler, zamanla bilgisayar ve internet kullanımının artmasıyla daha fazla kişi tarafından izlenmeye başladı. Böylece hem dünyada hem de Türkiye'de giderek yaygınlaşan anime, fan kulüplerin ve üniversite topluluklarının kurulması, anime gösterimleri ve festivallerin düzenlenmesiyle daha çok kişiye ulaşmaya ve tanınmaya başladı.
Dünyanın en önemli yazar ve yönetmenleri animelerden ilham alıyor
Anime, Türkiye'de hâlâ yaygın bir tür değil ama bugün dünyanın en önemli yazar, yönetmen ve animatörleri, animeye karşı hayranlık beslemekle kalmıyor, onlardan ilham da alıyorlar. Steven Spielberg, Akira Kurosawa, James Cameron gibi isimler, başta Hayao Miyazaki olmak üzere belli başlı anime yapımcılarına ve animelere hayranlıklarını ifade ediyorlar. “Matrix”in yönetmenliğini yapan Wachowski kardeşlerin de birçok sahnede, James Cameron'ın “etkileyici bir bilim kurgu” olarak nitelendirdiği “Ghost in the Shell”den esinlendikleri söyleniyor. Bunun yanında animenin usta isimlerinden Hayao Miyazaki'nin, “Spirited Away-Ruhların Kaçışı” isimli anime filmi, hem 2003 yılında “En İyi Animasyon” dalında Oscar kazandı, hem de Berlin Film Festivali'nde büyük ödülü aldı.
Modern anime çizimlerinin kaynağı Hollywood
Yaygın bir kanı olarak animeler, Japonların gözlerinin küçük, boylarının kısa olmasından kaynaklanan kompleksler nedeniyle karakterlerin büyük gözlü ve uzun bacaklı çizildiği, mimik ve jestlerin her daim abartılı olduğu bir tür olarak düşünülüyor. Türüne göre çizimler değişmekle birlikte, animelerdeki bu tür çizimlerin kaynağı aslında Hollywood. Çağdaş animenin yaratıcısı olarak görülen Osamu Tezuka'nın, ilk animasyonlarında, Walt Disney ve Max Fleischer'ın yapımlarını kendisine örnek almasıyla, modern animenin bugünkü yaygın tarzı oluşuyor. Walt Disney'in bu animasyonlarındaki karakterler genelde büyük gözlü, uzun bacaklı olarak çiziliyor. Büyük göz, masumiyeti veya duygusallığı belirtmek için kullanılıyor; karakter masumiyetini yitirdikçe gözler daha küçük çiziliyor.
Animeler kendi içlerinde türlere ayrılıyor; aksiyon, bilim kurgu, fantastik ve dram türlerinin dışında mecha, shoujo, shounen, ecchi, hentai gibi türler de bulunuyor. Mecha, mekanik ya da robotik karakterlerin ağırlıklı olduğu; shoujo, daha çok genç kızlar için hazırlanan, arkadaşlık ve aşk temalarının işlendiği; shounen, genç erkekler için hazırlanan ve futbol, popülerlik gibi kavramların anlatıldığı; ecchi ve hentai ise yetişkinler için olan animeler olarak tanımlanıyor. Özellikle shoujo ve shounen'de karakterlerin tepkileri oldukça abartılı çiziliyor. Sel gibi akan gözyaşları, neredeyse tüm yüzü kaplayan bir kahkaha, şaşkınlıktan neredeyse yere düşen bir çene, şiddetli öfke nöbetleri gibi abartılı tepkiler, bu türlerin en belirgin özellikleri. Sevimli tipler yaratmak ya da komik durumları ifade etmek içinse karakterlerin çizim oranlarıyla oynanıyor. Kolları ve bacakları daha kısa çizilen karakterler, kocaman gözlerle çocuksu bir görünüme bürünüyor; bu çizimler “chibi” olarak isimlendiriliyor.
Japonya'da animeler prime time'da yayınlanıyor
Türkiye'de çizgi film adı altında yayınlanan animeler nedeniyle kanallar bir dönem kapanma cezası aldığı için yeni animelere pek rastlanmıyor. Japonya'da, prime time denilen, televizyonun en çok izlendiği yayın kuşağında yayınlanan animeler, Türkiye'de MTV ve TRT Çocuk kanallarında ama çoğunlukla da anime siteleri üzerinden, internetten izleniyor. “Naruto”, “Bleach”, “One Piece” gibi popüler animeler, Japonca dublajlı ve İngilizce ya da Türkçe alt yazılı olarak izlenebiliyor. Amerika, Avrupa, Güney Kore ve Japonya'da popüler animelere dair kitap, oyuncak, tişört gibi hediyelik eşyalar yapılıyor; sevilen anime karakterlerinin gerçek ölçülerdeki kıyafetleri satılıyor. Düzenlenen festival ve fuarlara dünyanın farklı yerlerinden anime severler, anime siteleri kurucuları davet ediliyor. Usta çizerlerle, anime fanları ve genç çizerler buluşturuluyor. Türkiye'den www.anime.gen.tr gibi sitelerden temsilciler bu festivallere davet edilerek yeni animeler hakkında bilgilendirmeler yapılıyor.
Çoğunlukla İstanbul merkezli olsa da artık Türkiye'de de anime festivalleri ve anime günleri düzenleniyor; belli başlı uluslararası festivallerde ayrı bir kategori olarak izleyicilerle buluşuyor. Anadolu Üniversitesi gibi okullarda animasyon bölümleri açılarak yeni çizerler yetiştiriliyor. Tüm bunlar bu keyifli tür için yüzlerimizi gülümseten gelişmeler. Animeler sadece çocuklar için değil yetişkinler için de sunduğu birbirinden farklı ve ilgi çekici hikâyeleriyle, dünyayı sarmaya devam ediyor.