25. Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları  Yazı: Arzu Türkan Oral, Mustafa Ortauzun Fotoğraflar: Mustafa Ortauzun

25. Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları Yazı: Arzu Türkan Oral, Mustafa Ortauzun Fotoğraflar: Mustafa Ortauzun


Doğudayız… Anadolu'da… Bağlantımız Torino… Takvimlerden 17 Ocak 2007… Ekranlara kilitlenmiş yüreklerde, heyecan ve coşku hâkim. Soğuk olan sadece hava… Ve sonuç: 2011'de Anadolu'nun zirvesinde buluşuyoruz! 25. Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları'na, bir ilkle, Türkiye'den, Erzurum'dan yeni bir destanla “Merhaba!” 27 Ocak-6 Şubat 2011 tarihleri arasında düzenlenen 25. Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları'yla Erzurum, Türk sporunda, önemli bir merkez olma yolunda yeni adımlar attı. ABD, Venezuela, Rusya, Fransa, Meksika, Nepal, Belarus, İngiltere, Kolombiya, Lübnan, İtalya ve Yeni Zelanda gibi dünyanın dört köşesinden, 58 ülkeden, yaklaşık 3 bin sporcu ve yöneticinin katılımı ile FISU (Uluslararası Üniversite Sporları Federasyonu) tarihine geçen organizasyon, izleyicilerin yoğun ilgisi ve katılımıyla on bir gün sürdü. Türkiye'nin ve Avrupa'nın en yüksek atlama kuleleri Erzurum'da Bu organizasyon için milyonluk tesisler yapıldı. Türkiye'nin ilk, Avrupa'nın en yüksek kulesi olan atlama kulelerinde, eksi derecelerdeki soğuk havaya rağmen gerçekleştirilen oyunlara ilgi büyüktü. Seyirci rekoru kırma özelliğiyle de yine bir ilk yaşandı oyunlarda. Adları sadece bir belde olarak anılan Kandilli ve Konaklı bölgeleri, dünya spor tarihine altın harflerle yazıldı. Bazen anlatmak yetmez, görmek gerekir deriz ya, işte öyle bir havada, berrak güneş ışığı altında, karın zarif cazibesinde yapılan müsabakalarda, köylerinden gelerek ilk kez gördükleri, duydukları, adını bile anmakta zorlandıkları oyunları izlemenin dayanılmaz hafifliğinde, beğenisini meraklı bakışlarıyla anlatmaya çalışan izleyicilerin anılarında kalan renkli kareler yaşandı. “Biatlon neydi? Nasıl bir spordu? Telaffuzu acaba doğru muydu?” soruları geride kaldı. Ayakta alkışlanan, sporcularla birlikte bilinmez bir bilmecenin içerisinde yer alma keyfiydi. Muhabir mikrofonu uzatıyor ve teni ayazdan kavruk yaşlı bir Erzurumlunun verdiği cevap hepimizin içini ısıtıyor: “Hoşgelmişsiz oğul. Sefalar getirdiz Dadaşlar diyarına.” Çifte Minareli Medrese'si, Palandöken Dağı, Oltu taşı, ehramı, kadayıf dolması, cağ kebabı, kıtlama şekeri, karı, soğuğu, ayazı ile ünlü Doğu’nun sınır taşı şehrimiz Erzurum, artık kış turizmi ile de bir cazibe merkezi. 25. Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları ile birlikte anılmasının yanı sıra yeni tesisleri de şehrin modern yüzünün ve ekonomisinin yeni simgeleri hâline geldi. Dünyanın üçüncü, Avrupa'nın birinci, Türkiye'nin ilk atlama kuleleri, şehir merkezinde Kiremitlik Tepe olarak adlandırılan bölgede yer alıyor. İkisi yarışlar, üçü antrenmanlar için yapılan kuleler, olimpiyat köyüne beş dakika uzaklıkta. Dünya standartlarındaki bu tesislerde 25 adet sporcu evi, kule tepesinde bir restoran, otel, spor salonu, gerektiğinde kullanılması için yapay kar yapma sistemleri ve bir gölet bulunuyor. Kulelerin üzerinde, beş kıtayı sembolize eden beş ayrı renkli sütun yer alıyor. Atlama kuleleri, tüm ihtişamıyla olimpiyat misafirlerini daha şehre giriş yapmadan uzaklardan selamlıyor. Kış sporlarının yeni merkezi Erzurum Oyunlar için pek çok yeni tesis yapıldı; mevcut olanlar oyunlara uygun hâle getirildi. 2250-3176 metre yükseklikteki Palandöken Kayak Merkezi de oyunlarda kullanılan alanlardan biriydi. Havaalanına 15, şehir merkezine de 4 kilometre uzaklıkta olmasından dolayı ulaşımı en kolay kayak merkezi olarak anılan Palandöken, Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) tarafından kuzey-güney pistleri, eğitim, uzunluk, irtifa, iç-dış bükeylik bakımlarından tam puan alan dünyanın ikinci kayak pistine sahip. İnce yapılı kar kalitesi de adından söz ettiren bir diğer özelliği. Kış Oyunları süresince snowboard ve serbest stil kayak yarışlarının yapıldığı merkez, turizm açısından da Erzurum için önemli bir değer. Bir diğer tesis olan Konaklı ise kayak merkezleri ile yarışabilecek kapasitede bir donanıma sahip. Şehir merkezine 17 kilometre uzaklıkta olan alanda, Kış Oyunları süresince Alp disiplini yarışları yapıldı. Tesisin ayrıca sporcu ve ziyaretçilerin günübirlik ihtiyaçlarını karşılayacak dinlenme ve servis alanları da mevcuttu. Biatlon ve kayaklı koşu müsabakaları ise Kandilli Kuzey Disiplini Kayak Merkezi'nde yapıldı. Şehir merkezine 36 kilometre uzaklıkta olan ve yıl boyunca çok amaçlı olarak kullanıma açık tutulacak tesis, biatlon ve kayakla, koşu kategorisinde yeni bir merkez olacağı gibi çevre köyler için de büyük bir fırsat niteliği taşıyor. Şehir stadyumunun yakınında bulunan ve şehir merkezine yakın bir alan üzerine inşa edilen tesisler, dünyanın dört bir yanından gelen sporcuların keyifli müsabakalarına ev sahipliği yaptı. 500 ve 3 bin kişilik buz hokeyi salonları, 2 bin kişilik artistik buz pateni salonu, kısa mesafe sürat (short track) pisti ve curling salonu, yeni yapılan tesisler arasındaydı. Türkiye'de ilk kez inşa edilen bu tesis, bin kişilik oturma kapasitesi ile beş curling yarışma alanına sahip olarak kış oyunlarında yerini aldı. Kış oyunları ile adını ilk kez duyduğumuz bu spor dalı “buzun satrancı” olarak da anılıyor. Kış oyunları için yapılan tesislere ne olacak? Herkesin merak ettiği bir konu da Kış Oyunları için yapılan tesislerin durumunun ne olacağı. Daha şimdiden Rusya başta olmak üzere birçok ülke, sporcu antrenmanlarını bu tesislerde yapmak için girişimlerde bulundu. Artistik buz pateni, curling, atlama kulesi ve buz hokeyi salonlarında sporcu yetiştirilmek üzere eğitimler verilecek. Ayrıca halka yönelik buz pateni kursları başlatıldı. Tesislerin yeni ve son teknolojiyle yapılmış olması, diğer ülkelerin de ilgisini çekiyor. Daha şimdiden 2012 Dünya Kayak Şampiyonası ve Dünya Gazeteciler Kayak Şampiyonası Erzurum'a alındı. Tüm bu gelişmelerin yanında Erzurum, 2018 Dünya Olimpiyatları için bu tesislerle resmî aday başvurusunu yapacak. Rakamlarla Kış Oyunları 2011 Genel Koordinatörlüğü Organizasyon Komitesi'nde 441 personel, 2 bin 200 gönüllü, 360 ülke delegasyon ataşesi, 3 bin 450 güvenlik personeli, açılış-kapanış görevlileri de dâhil olmak üzere toplam 8 bin 500 kişilik bir ekiple çalışıldı. 85 hekim ve 220 sağlık personelinin görev aldığı organizasyonda, 20 ilden 20 ambulans ve 60 kişilik sağlık ekibi ile 15 kişilik dağcılık kurtarma ekibi de sağlık hizmetleri bünyesinde görev aldı. Medya, FISU Yönetim Kurulu, görevliler, hakemler ve teknik delegeler için yedi otel, iki özel yurt, dört öğretmenevi tahsis edildi; ayrıca misafirhanelerde bin 400 kişi ağırlandı. Oyunlar köyündeki konaklama blokları, 11 blok ve bin 252 odadan oluştu. İki ya da üç kişilik lüks odalarda 3 bin sporcu ve kafile başkanları konakladı. Ve heyecan zamanı… Oyunlarda snowboard, sürat pateni, kayakla atlama, serbest stil kayak, buz hokeyi, biatlon, curling, kuzey kombine, Alp disiplini, kayaklı koşu, artistik patinaj branşlarında yarışmalar yapıldı. Artistik patinajda Türkiye'ye gümüş madalya kazandıran Alper Uçar -Alisa Agafonova çifti yüzleri gülümseten isimler oldu. - Sörf, kayak ve kaykayın birleşmesinden oluşan spor dalı snowboard'da amaç, slalom adı verilen parkur geçitlerinden mümkün olduğunca hızla kaymak. Yarışmada altın madalya erkeklerde Japonya’ya, bayanlarda Çin'e gitti. - Sürat pateni; yarış çizgisinin olmadığı bir parkurda altı patencinin yarıştığı, sürat ve dayanıklılığa dayalı bir spor. Bayanlarda Çin, erkeklerde Fransa altın madalyanın sahibi oldu. - Kayakla atlama; dik bir rampadan aşağı kaymayı, havalanmayı, en yükseğe atlamayı ve düşmeden yumuşak bir şekilde iniş yapmayı kapsayan bir spor. Altın madalyanın sahibi Slovenya oldu. - Kayağın akrobatik hareketlerle yapıldığı bir spor olan serbest stil kayakta; erkeklerde İsviçre, bayanlarda Almanya altın madalyanın sahibi oldu. - Buz üzerinde iki takım hâlinde oynanan buz hokeyinde oyuncuların amacı, “pak” adı verilen diski sopalarıyla kontrol ederek, rakip kaleye göndermek ve sayı alma. Erkeklerde Rusya, bayanlarda Kanada altın madalyanın sahibi oldu. - Biatlon; kayaklı koşu ile atıcılığın bir araya getirildiği bir kış sporu. Erkeklerde Ukrayna, bayanlarda Rusya altın madalyanın sahibi oldu. - Curling; “rink” adı verilen buz pisti üzerinde iki takım hâlinde oynanır. Takımlar dört kişiden oluşur. Takımların amacı “T” adı verilen halka hedefin merkezine, rakip takımdan daha yakın taş kaydırmaktır. Erkeklerde Güney Kore, bayanlarda Büyük Britanya altın madalyanın sahibi oldu. - Kuzey kombine; kayaklı atlama ve kayaklı koşunun bir araya gelmiş hâlidir. Yarışmaları iki gün sürer. İlk gün kayaklı atlamaya, ikinci gün kayaklı koşuya ayrılır. Oyunlarda Rusya, altın madalyanın sahibi oldu. - Alp disiplini; kayaklarla birlikte yapılan, kapılardan geçilerek en hızlı şekilde aşağıya inmenin temel olduğu bir yarışmadır. Oyunlarda, erkeklerde Fransa, bayanlarda ABD altın madalyanın sahibi oldu. - Kayaklı koşu; klasik ve serbest stil olmak üzere ikiye ayrılır. Klasik yarışlarda, yarışmacılar önceden yapılmış oluklar içinde ileri doğru koşarmışçasına kayarlar. Serbest disiplinde ise yarışmacılar değişimli kayakların üstünde pateni anımsatan hareketler yaparlar. Erkeklerde İsviçre, bayanlarda Almanya altın madalyanın sahibi oldu. - Artistik patinaj; müzik eşliğinde yapılan, teknik ve estetiğin bir arada olduğu spordur. Oyunlarda altın madalyayı Rusya, gümüş madalyayı Türkiye aldı. Olimpiyatlarda, organizasyon komitesi ve halk örnek bir dayanışma göstererek gerek sporcuların gerekse misafirlerin rahat ve huzurlu bir süreç geçirmeleri için büyük bir gayret gösterdiler. Türkiye, kazanılan bir gümüş madalyanın yanı sıra tüm dünyanın gözünde misafirperverliğini, Anadolu'nun zirvesinde bir kez daha kanıtlamış oldu. Erzurum, izleyicilerin katılımı, madalyaların büyüsü, sporcuların coşkusu ile 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları'nı başarılı bir organizasyonla tamamlamanın haklı gururunu yaşadı ve yaşattı. Çin'in Harbin şehrinden devralınan FISU bayrağı, muhteşem seyirci önünde Slovenya'nın Maribor şehrine devredildi. Bu organizasyonun ardından Erzurum, 2012 Nodric Combine Gençler Dünya Şampiyonası ve 2012 Kayak Yapan Gazeteciler Şampiyonası'nı düzenleme hakkını elde etti. Elden ele taşınan meşale, Türkiye'nin dört bir yanını dolaştıktan sonra Erzurum'da en parlak, en alevli günlerini yaşadı. Açılış ve kapanış törenlerinde, temsili İpek Yolu üzerinden geçen ülkelerin kültürünün Anadolu'da birleşmesi ile başlayan, Cumhuriyet müjdesi ile betimlenen dans gösterileri, kültür zenginliğinin renkli mozaiğiyle son buldu.