
Türk dünyasının uğrak yeri Çiftliğin temelleri ise daha önce
Türk dünyasının uğrak yeri Çiftliğin temelleri ise daha önce hiç okula gitmemiş olan Şirzat Doğru'nun, NATO'nun Deniz Kuvvetleri'nde işe girmesiyle atılmış. Kendisi için bir okul olarak gördüğü NATO'da uzun yıllar çalışan Şirzat Doğru'nun en büyük isteği, Türkiye'de unutulmuş olan kımız ve otağ kültürünü yaşatmakmış. Nitekim uzun çalışma hayatının getirdiği birikimi, şimdi çiftliğin kurulu olduğu araziyi satın almak için kullanmış. Çiftliğin kuruluş hikayesini şöyle anlatıyor Doğru: "Türkiye'ye geldiğimiz zaman hiçbir sıkıntı çekmedik çünkü dilimiz bir, dinimiz birdi. Bazı farklılıklarımız vardı, onlar da kısa zamanda halloldu. Geldiğimizde bir-iki ana kültürün yok olmaya yüz tuttuğunu gördük. Bunun bir tanesi kımız, diğeri de otağ kültürüydü. Günün birinde imkanımız olursa böyle bir şey yapmaya karar verdik. 38-40 sene çalışmanın neticesinde beş-on kuruşumuzu biriktirdik ve bu araziyi satın aldık. Yaklaşık 300 dönümlük terk edilmiş bir köymüş burası. Türk milleti dışarıdan gelen Türkleri bağrına basıyor, onlara ev veriyor, yer veriyor; Osmanlı zamanından beri bunu yapıyorlar. Bu bizim bir minnettarlık borcumuz olsun, dedik. Yalnız kendi boyumuz değil, bütün Türk boyları katılsın diye, hepsinin ortak noktası olan otağ ve kımız kültürünü yaşatmak için burayı satın aldım. Bu çiftlik kurulalı yaklaşık 24 sene oldu ve şimdi tüm Türk dünyasına ait bir yer oldu. Artık her boydan gelen var." Çiftlik kurulduktan sonra kımız üretmek için Avusturya'dan Haflinger cinsi, binicilik içinse Kızılderili atları olarak bilinen Apaçi cinsi atlar getirilmiş. Bu hayvanların yumuşak huylu, çok süt veren, güçlü hayvanlar olduğunu söyleyen Şirzat Doğru, Türklerin atları diğer milletlere göre daha çok sevdiğini belirtiyor. Sakin tabiatlarının yanında sevimli görünümleriyle ilgi çeken bu atlar, çiftliğe gelen büyük-küçük herkesin sevgilisi. Bir midilliden biraz daha büyük olan bu atlar, insanı günlük hayatın stresinden uzaklaştırıyor. Vadideki ormanda ya da çitli alanda atlı gezinti yapılabiliyor. Daha önce hiç ata binmemiş olmanız sorun yaratmıyor çünkü burada temel biniş eğitimi alabileceğiniz gibi isterseniz gezinti sırasında size eşlik edecek Kazak seyisler de bulunuyor. Türk kültürünün taşınabilir evleri: otağlar Çiftliğin dikkat çeken diğer özelliği ise Türk kültüründe "otağ" ya da "yurt" olarak bilinen taşınabilir evler. Otağlar göçebe hayatının en önemli parçaları. Taşınması ve kurulması da oldukça pratik. Çiftlikteki otağ, orijinaline benzer olarak, keçeden ve ahşap iskeletlerden değil de betonarme olarak yapılmış. Aydınlatma ve havalandırma amacıyla küçük pencereler açılmış; otağın iskeletini oluşturan ahşap çubukları anlatmak içinse boyamalar ve çizimler yapılmış. Gerçek otağlarda ise pencere bulunmuyor; aydınlatma ve havalandırma otağın en üst noktasında yer alan çangrak sayesinde yapılıyor. Çangrak, hem aydınlatma hem baca, hem de otağ iskeletini kilitleyerek bir arada tutma görevlerini yerine getiriyor. Hayatı ifade eden ışık ve havayı sağladığı için çangrak çok saygı görüyor. O kadar ki Kazakistan'ın devlet 82 Yolculuk