Yolculuk Dergisi 80. Sayı

İspanyolca öğrenmeyi, hatta belki de perküsyon okuluna gitmeyi ve


İspanyolca öğrenmeyi, hatta belki de perküsyon okuluna gitmeyi ve orada yaşamayı düşündüm gerçekten. 20'li yaşlarda bunu fark etseydim, gözümü açsaydım, belki bu deliliği yapardım. Okyanusu geçer, bir şekilde Küba'da tutunmanın yolunu bulurdum. Çünkü bütün önemli Amerikalı yönetmenler oradaki sinema okuluna geliyorlar ve muazzam bir animasyon atölyeleri var. Eğitim açısından şahane bir yer. - Unutamadığınız, keyifli bir gezi anınız var mı? Biz yurt dışına gittiğimizde eşimle çok mütevazı yaşarız. Hostellerde kaldığımız da olur. Otobüslerle, metroyla yolculuk ederiz. Çok iyi de yürürüz, taksi gibi araçları çok kullanmayız. Otellere de öyle çok para vermeyiz çünkü sonuçta bir gece kalacağız ve sabah sırt çantamızı alıp çıkacağız. Minimum konfor, minimum fiyat prensibiyle hareket ederiz. O yüzden de www.booking.com gibi en ucuz nerede ne olduğunu gösteren siteleri çok ziyaret ederiz. Kopenhag'da en son bir otel bulduk, çok ucuz, hem de merkezde. Sitede herkes beş yıldız vermiş değerlendirmesine. Biz de yer ayırttık. Ben bir 1.90'lık bir adamım. Otele bir gittik, oda kabin gibi. Çok sevimliydi tabii ama ayaklarımı uzatacak yer bulmakta dahi zorlandım. - Kimlerle seyahat etmekten hoşlanırsınız? Bir insanı tanımak istiyorsan yolculuğa çıkarsın derler. Çok önemli bir şey. Eşim çok iyi bir yol arkadaşıdır. İkinci favorim Abdurrahman Karaağa; uzun yıllardır Amerika'da yaşayan dünya tatlısı biridir. Bir de Esin Kotiloğlu, bir patologdur. Bunlar zaten gezgin doğmuş varlıklar oldukları için sendeki yol stresini de alırlar. - Yolculuklarınızda yanınıza ne alırsınız? En iyi arkadaşım iPod. Aşağı yukarı 80 GB'lık bir müzik arşivim var. Dolayısıyla müzik olmadan bir yolculuk yaptığımı bilmiyorum. İyi bir müzik dinleyicisiyim ben. Kuzey cazı dinlerim mesela, e.s.t dinlerim, bozarlar hafif müziğin formunu. Tabii ki Massive Attack ve Perfect Circle. - Yol, yolculuk, gezmek kavramları sizin için ne ifade ediyor? Özgürlük. Bütün hepsini karşılayan sözcük; özgürlük. Birey olmak. Bir insan gerçek manada "Siyah Beyaz" seyahat edemiyorsa özgür değildir. Zaten anayasada da var. Seyahat özgürlüğü bizim özgürlük anlayışımızın çok önemli bir parçası. Kavafis'in bir şiiri geliyor aklıma. İthaka diye bir yer vardır. Bütün insanlık erdemlerinin orada olduğu söylenen ideal ütopya. Bir gün biri İthaka'yı aramaya gider, çeşit çeşit yer dolaşır, insan tanır ama bir türlü bulamaz. Sonra der ki şair "...yol boyunca kazandığın bunca şeylerle zengin, İthaka'nın sana zenginlik vermesini ummadan." Aslında hayat da böyle bir şey, biz bir hedef varmış gibi gidiyoruz ama hayat, sen gelecek için planlar yaparken başından geçenler. Hayat, seçimi sana bağlı bir seyahat. Bunu zevkli de yapabilirsin, kötü de. Ben bu prensiplerle bakıyorum hayata da gerçek yolculuklara da. Arkadaşını iyi seçeceksin ve yuvarlanıp gideceksin. "Bende tekrar gitme isteği uyandıran bir tek yer oldu; o da Küba. Daha genç olmayı ve oradaki sinema okuluna, animasyon okuluna yazılmayı, İspanyolca öğrenmeyi, hatta belki de perküsyon okuluna gitmeyi ve orada yaşamayı düşündüm gerçekten." 78 Yolculuk Not: Ankara Sinema Derneği'ne ve Gezici Festival ekibinden M. Uğur Yüksel'e yardımlarından dolayı teşekkür ederiz.