
Türk Futbol Tarihinde Bir Yolculuk Yazı: Koray Gürtaş
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Antalya'da düzenlenen 22. Uluslararası Teknik Direktör Gelişim Semineri, anlamlı bir törene sahne oldu. Bugün hayatta olan yerli Türk millî takım teknik direktörleri, federasyon başkanı Mahmut Özgener'in elinden şu anda en üst düzey teknik adam diploması olan UEFA Pro-Lisans belgelerini aldılar. İçlerinden bazıları mazeretleri nedeniyle törene katılamadı. Ama bu sahne Türk futbol tarihinin son dönemini gözler önüne serdi.
Millî takımı çalıştıran Türk teknik direktörlerden 11 tanesi hayatta. Bunlar; Doğan Andaç, Coşkun Özarı, Metin Türel, Özkan Sümer, Fethi Demircan, Yılmaz Gökdel, Tınaz Tırpan, Mustafa Denizli, Fatih Terim, Şenol Güneş ve Ersun Yanal.
Doğan Andaç, 1965 ve 1976 yıllarında iki kısa dönem millî takımın başında bulundu. Üç maçlık karnesinde
1 galibiyet ve 2 beraberlik var. Andaç, 1980 yılında vekâleten Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı da yaptı. Coşkun Özarı, millî takım tarihinde en iz bırakan isimlerden biri. Hocaların hocası unvanını alan Özarı, 1972-1976, 1982-1984 ve 1985-1986 dönemlerinde takımın başındaydı. Millî takım onun yönetiminde 54 maçta 14 galibiyet, 16 beraberlik, 24 yenilgi aldı. Ülke futbolunun bugün geldiği nokta değerlendirildiğinde bu performans çok etkileyici gözükmeyebilir. Ancak futbolumuzun gelişim sürecinde olduğu yıllar için bu istatistik kesinlikle önemsenmeli. Metin Türel hem kulüplerdeki hem de millî takımdaki çalışmalarıyla Türk futboluna önemli hizmetleri olan bir isim. Eğitici ve teorisyen olarak da değerli işlere imza atan Türel, 1977-1978 yılları arasında millî takımın başındaydı.
13 maçta 2 galibiyet, 1 beraberlik, 10 yenilgi yaşadı.
Özkan Sümer'in millî takım teknik direktörlüğü iki maçla sınırlı. Ancak Sümer'in özgeçmişi onun ne denli özel bir futbol adamı olduğu hakkında fazla yoruma gerek bırakmıyor. Trabzonspor Teknik Direktörlüğü ve bordo-mavililerle yaşadığı iki şampiyonluk, Trabzonspor Kulübü Başkanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği ve Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği Başkanlığı… Fethi Demircan, millî takımın başında dört kez sahaya çıktı. İstenilen sonuçlar gelmedi belki ama o da Türk futboluna büyük emeği olan bir duayen. Ayrıca Demircan, Türk Bayan Millî Takımı Teknik Direktörlüğü de yaptı. Yılmaz Gökdel, Türk millî takımının başında 1 galibiyet,
1 beraberlik ve 1 yenilgiden oluşan karneye sahip. Hem futbol hem de teknik direktörlük yaşamında kulüplere de büyük hizmetleri olan Gökdel, tam anlamıyla usta bir futbol adamı. Tınaz Tırpan, 1988-1989 yılları arasında çalıştığı millî takımda hayli başarılı oldu. İstanbul ve Magdeburg'daki Doğu Almanya galibiyetleri ile İstanbul'daki Avusturya zaferi, Türkiye'yi 1990 Dünya Kupası finallerine çok yaklaştırdı. Fakat eleme grubunda, son maçlardaki sonuçlar Dünya Kupası'na gitmemizi engelledi. Tırpan yönetiminde Türkiye 11 maçta 5 galibiyet, 1 beraberlik, 5 yenilgi aldı.
Halen Türkiye Futbol Federasyonu'nda Futbol Genel Direktörlüğü görevini yürüten Ersun Yanal, genç kuşağın en önemli değerlerinden. Futbolla bilimi yan yana getiren çalışmaları ile Denizlispor, Ankaragücü ve Gençlerbirliği'ndeki başarılı teknik direktörlük performansı, onu 2004 yılında çok genç yaşta millî takımın başına getirdi. Yanal döneminde Türkiye, 15 maçta, 8 galibiyet, 4 beraberlik ve
3 mağlubiyet aldı.
Sonra Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Şenol Güneş'le Türkiye, 3 Avrupa Şampiyonası ve 1 Dünya Kupası'na gitti. 1996'da millî takım tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası finallerine giderken takımın başında Terim vardı. 2008'de bir kez daha Türkiye'yi Avrupa Şampiyonası'na götüren Terim, millî takımımızı yaşlı kıtanın en iyi dört takımı arasına sokarak tarih yazdı. Fatih Terim'in Olimpik Millî Takım ile kazandığı bir Akdeniz Oyunları Şampiyonluğu da var. Terim'in Galatasaray ile kazandığı üst üste dört lig şampiyonluğu ve UEFA Kupası, parlak kariyerinin önemli satır başları. Terim yönetiminde Türkiye, toplam 82 millî maça çıkarken 39 galibiyet, 24 beraberlik,
19 yenilgi aldı.
Mustafa Denizli, Galatasaray'a, Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı final oynatarak bir ilki gerçekleştirmişti. Denizli, üç İstanbul kulübü Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ı çalıştırıp şampiyon yapan tek teknik adam olarak da tarihe geçti. Denizli yönetimindeki Türkiye, 2000 yılındaki Avrupa Şampiyonası finallerine katıldı. Millî takım, Hollanda ve Belçika'nın birlikte düzenlediği organizasyonda çeyrek finale kalarak o dönem için de bir ilki gerçekleştirdi. Türk millî takımını 37 maçta yöneten Denizli'nin istatistikleri 12 galibiyet,
10 beraberlik, 15 yenilgi.
Trabzonspor kalecisi olarak altı şampiyonluk yaşayan Şenol Güneş, millî takım teknik direktörlüğü görevinde de büyük işler yaptı. Dünya Kupası'na ilk kez 1954 yılında katılan Türkiye, tam 48 yıl sonra, 2002'de bir kez daha finallere gitti. Japonya ve Güney Kore'nin birlikte düzenlediği organizasyonda inanılmaz bir performans gösteren Türkiye, rakiplerini bir bir geçip yarı finale dek uzandı. Brezilya'ya tek golle boyun eğen ay-yıldızlı ekip, Güney Kore'yi yenerek dünya üçüncülüğünü kazandı ve tarihî bir başarıyı gerçekleştirdi. Güneş yönetimindeki Türkiye, 2003 yılında kıtaların en iyi takımlarının katıldığı Konfederasyon Kupası'nda üçüncü olarak bir büyük iş daha başardı. Şenol Güneş yönetiminde Türkiye,
50 maçta 23 galibiyet, 13 beraberlik, 14 yenilgi aldı.
Mustafa Denizli, Fatih Terim ve Şenol Güneş'in ortak özelliklerinden biri de yurt dışındaki kulüplerde çalışarak Türk antrenörlüğünü başarıyla temsil etmeleri. Denizli ilk yurtdışı serüvenini Almanya'nın Allemania Aaachen takımında yaşadı. Yıllar sonra, bu kez farklı bir coğrafyada şansını deneyen deneyimli teknik adam, İran'ın Pas ve Persepolis takımlarında görev yaptı. Fatih Terim, Galatasaray ile UEFA Kupası Şampiyonluğu yaşadıktan sonra İtalya'nın Fiorentina takımının başına geçti. Mor menekşelerde çok başarılı olan ve taraftarın sevgilisi hâline gelen Terim, takımının kupa finaline yükselmesinde büyük rol oynadı. Ancak yönetimle sorun yaşadığı için ayrılmak zorunda kaldı. Fakat Fiorentina'daki başarısı, onun, dünyanın en büyük kulüplerinden olan Milan'ın teknik direktörlüğüne getirilmesini sağladı. Şenol Güneş ise 2002 Dünya Kupası'ndaki başarısıyla iz bıraktığı Güney Kore'nin FC Seoul takımında teknik direktörlük yaptı. Güneş, takımına ligde final oynattı ve şampiyonluğu kıl payı kaçırdı.