Sakin ve içinize işleyen bir müzik gibi, bir ney sesi gibidir çarkta dönen toprak. Çamurlu ellerdir o müziğin sözlerini yazan. Çömlek ustası, çamura emeğini katar, o sakin müziğe kendi sesini katar gibi… Çarkta dönen toprak, ustanın elinde boyun eğmiş, o ne isterse o şekle girecektir. Toprak, su, eller… Çark dönerken, onlar işler sakince. Bir avuç toprak birazdan bir kap, bir testi, bir saksı olabilir ustanın elinde. Toprağın dilinden anlayan usta, onunla konuşur gibi şeklini verir toprağa. Sakin bir müziği dinler gibi, huzurla izlersiniz toprağın şekil alışını. Hele ki o eller, babadan, dededen öğrenmişse; toprakla, suyla, çamurla, çömlekle beraber büyümüşse… Bilecik'in Pazaryeri ilçesine bağlı Kınık köyünde, 100 yıldan fazladır çömlekçilik yapılıyor. 1877-1878 Osmanlı - Rus Savaşı'nın ardından yaşanan göçle, Bulgaristan'ın Dobruca, Rezgard, Şumnu bölgelerinden gelenlerden olan Şakir Ağa'nın ailesi, Bulgaristan'da mesleği olan çömlekçiliği de kendisiyle beraber getiriyor. Kınık köyü civarında uygun toprağı bulan ailenin yerleşmesiyle bütün köy çömlekçiliğe başlıyor. 1880'lerde her ev bir seramik atölyesine dönüşüyor. 1970'li yıllarda köyde 100'ün üzerinde atölye varken, bu sayı 1990'lı yılların sonunda 40 atölyeye iniyor; günümüzde ise gerçek anlamda faaliyette olan atölyelerin sayısı 20'yi geçmiyor…
Devamını oku »









