
Türkiye'nin Doğal Mirasını Koruyacak 1.001 Kişi Aranıyor! Yazı: Ece Ünver WWF-Türkiye Pazarlama İletişimi Yeşil deniz
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), ülkemizdeki biyolojik çeşitlilik konusunda farkındalık yaratmak ve doğa koruma çalışmalarını ülke geneline yaymak amacıyla, “Türkiye'nin Canı” kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında 1.001 kişiden toplanacak bağışlarla bir fon oluşturulacak ve WWF-Türkiye'nin doğa koruma projelerinin yanı sıra yerel sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını destekleyecek bir hibe programı başlatılacak.
WWF-Türkiye, 35 yıllık doğa koruma deneyiminin ve uzmanlığının ışığında, Anadolu'da tehlike altında olan ya da kaybolmaya yüz tutmuş canlı türlerinin korunmasına yönelik yeni bir kampanya başlattı. “Türkiye'nin Canı” kampanyasıyla ülkemizdeki biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik projelerin geliştirilmesi, uygulanması, somut sonuçlara ulaşması ve kalıcı çözümler oluşturması hedefleniyor. Ayrıca, Anadolu'da geleneksel yaşam biçimleriyle iç içe geçen, ancak kaybolmaya yüz tutan doğal değerlerin korunması ve özellikle kırsal bölgelerde yaşayanların, doğadan sürdürülebilir yararlanma biçimlerini benimseyerek yaşam standartlarını iyileştirmesi amaçlanıyor.
Kampanya hakkında açıklama yapan WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak, “Türkiye'nin Canı kampanyasıyla ülkemizin biyolojik çeşitliliğin korunmasını amaçlayan projelerin desteklenmesine yönelik bir fon oluşturacağız. İlk aşamada ülkemizdeki doğal mirasa sahip çıkmak için kampanyayı destekleyen kişilerden 1.001 TL bağış alırken, ülkemizde nesli tehlike altında olan türler hakkında bilgilendirme çalışmaları yapacağız. İkinci aşamada ise biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik projeleri olan ve projelerine finansal destek arayan yerel sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir hibe çağrısında bulunacağız.” dedi.
WWF-Türkiye, hibe çağrısından sonra kendisine ulaşan tüm projeleri, değerlendirilmek üzere seçici kurula gönderecek. Başvurular öncelikli olarak ihtiyaç, katılımcılık, uygulanabilirlik, sürdürülebilirlik ve kalıcılık gibi kriterler doğrultusunda değerlendirilecek. Seçici kuruldan geçen proje sahipleri, finansal destek görüşmeleri için İstanbul'a davet edilecek. Seçim sürecinin ardından finale kalan projelere yönelik bir günlük çalıştay düzenlenecek. Çalıştayın ardından seçim süreci tamamlanacak ve proje sahipleri çalışmaya başlamak üzere alanlara dönecekler. Projelerin yürütme aşaması, WWF-Türkiye tarafından düzenli olarak izlenip değerlendirilecek ve kampanya katılımcılarına, destek oldukları projeler hakkında raporlar gönderilecek. “Türkiye'nin Canı” kampanyası kapsamında oluşturulacak fonla gerçekleştirilecek hibe programı, 2011 Mayıs ayında başlayacak. Kampanya hakkında detaylı bilgi almak ve kampanyaya katılmak için www.turkiyenincani.org adresini ziyaret edebilirsiniz.
Türkiye müthiş bir mozaik
- Ülkemizin göç yolları üzerinde olması, kısa mesafelerde değişik iklim koşullarının bulunması ve Anadolu'nun farklı yörelerindeki yaşam alanlarının gösterdiği çeşitlilik, çok sayıda bitki ve hayvan türünün yaşamasına olanak tanıyor.
- Türkiye'de yaşayan insanlar olarak bizler; ovalarımızı, vadilerimizi, nehirlerimizi, bozkırlarımızı, dağlarımızı, ormanlarımızı, göllerimizi, yaylalarımızı ve denizlerimizi 132 memeli, 456 kuş, 10 bin bitki, 125 sürüngen ve çiftyaşamlı, 364 kelebek ve 405 balık türüyle paylaşıyoruz.
- Avrupa Kıtası'ndaki bitki türlerinin toplamı 12 bin iken, Türkiye yaklaşık 10 bin bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Üstelik bitki türlerimizin üçte biri endemik, yani ülkemizde yalnızca doğal olarak yetişiyor.
- Anadolu, birçok bitki ve hayvan türünün binlerce yıl öncesine giden tarihiyle gen merkezi. Örneğin; badem, kayısı, buğday, nohut, mercimek, incir, lâle, çiğdem gibi bitkilerin anavatanı, Anadolu toprakları.
- Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, sualtı çeşitliliği açısından da şanslı. Ülkemiz sularını mesken tutan deniz canlılarının gösterdiği geniş yelpaze, özellikle Akdeniz'de göze çarpıyor.
- Tüm Avrupa'da 190 memeli türü bulunurken ülkemizde 132 memeli türü yaşıyor. Önemli kuş göç yollarına sahip olan ülkemiz, tüm dünyada bulunan 9 bin kuş türünden 456'sına ev sahipliği yapıyor.
Ancak, doğamız tehdit altında
- Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) 2008 Kırmızı Listesi'nde; Türkiye'de küresel ölçekte tehlike altındaki tür ve alt tür sayısı 134. Son 30-40 yılda, Türkiye'deki pek çok habitat çeşidi, geri dönülemez biçimde tahrip edildi.
- Türkiye'de ormanlar hiç olmadığı kadar büyük bir tehdit altında. Ülkemizin yüzölçümünün dörtte biri ormanlarla kaplı olsa da, ormanlarımız son 50 yıl içerisinde yarı yarıya azaldı. Doğu Karadeniz ormanlarının yüzde 88'i zarar gördü.
- Türkiye son 40 yıl içinde sulak alanlarının yarısını kaybetti. Batı Karadeniz’in kıyı kumullarındaki her sekiz bitkiden biri, neslinin tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya.
- Türkiye, çok sayıda bitki türünün tehlikede olduğu 10 ülke arasında dördüncü sırada. Ülkemizin sularındaki balık stokları azalıyor. Türkiye'de tehdit altında bulunan ve korunması gereken 39 deniz canlısı bulunuyor.
- Tahribat oluşturacak şekilde yayılan konutlar, turistik tesisler, otoyollar, kum çıkarımı gibi faaliyetler, kıyılarımızı sonu gelmez bir bozulma sürecine sokuyor.
- Deniz kaplumbağaları için yaşamsal olan yuvalama kumsallarının yüzde 64'ü bozuldu.
- Ülkemizin can damarları olan akarsular; evsel ve sanayi kaynaklı atıklar, giderek yayılan HES projeleri, kaçak kum alımları ve madencilik nedeniyle alarm verecek kadar sağlıksız durumda.
Biyolojik çeşitliliği korumak mümkün!
WWF-Türkiye'nin 35 yıllık doğa koruma deneyiminin ve uzmanlığının, destekçilerimizin hevesi ve isteğiyle birleştiği nokta, hedeflerimize ulaşmamızın güvencesi. Anadolu'da tehlike altında olan ya da kaybolmaya yüz tutmuş canlı türlerinin korunmasına yönelik projelerin geliştirilmesi, uygulanması, somut sonuçlara ulaşması ve kalıcı çözümler oluşturması, "Türkiye'nin Canı” kampanyası kapsamında yaratacağımız toplumsal duyarlılıkla gerçekleşebilir.