Yürüyoruz, kar taneleri düşüyor üzerimize, hani şu kristal kar tanelerinden. Böylesini başka bir yerde görmedim. Sabah uyanıp her yeri kardan bembeyaz görünce sevinen ben, fotoğraf makinemin üzerine düşen kristal kar tanesini seyretmekten kendimi alamıyorum. Sırf bu kristal kar tanesi için gelmeli insan Kars'a. Sokaklarında yürüyoruz. Kar taneleri ayaklarımızın altında; kum gibi, erimiyor, ezilmiyor. Geniş caddelerin geniş kaldırımlarında, etrafımıza bakınarak geziyoruz. Soğuktan korunmak için iyice sarınıp sarmalanmışız. Tuz yüklü kamyonlar geçiyor caddelerden; kahvelere giriyoruz soğuktan yorgun düşünce. Nasıl ki güney kentleri yazın kavurucu sıcaklarla yaşamaya alışıksa, Kars'ın insanı da kışın soğukla yaşamaya alışık. Hem, Türkiye'nin en yüksek şehirlerinden biri olan Kars, kardan ayrı düşünülemez ki…
Devamını oku »









