Yolculuk Dergisi 78. Sayı

BİZİMELLER Yazı: Oktay Ekinci Fotoğraf: Mimarlar Odası arşivi Harput'un


BİZİMELLER Yazı: Oktay Ekinci Fotoğraf: Mimarlar Odası arşivi Harput'un "Gurur" Konağı Elazığ Mimarlar Odası'nın 8 Ekim'deki “Deprem ve Kerpiç” konulu paneli için Elazığ'daydık. Mart ayında Kovancılar'da meydana gelen depremdeki can kayıplarımızın nedenini, evlerin “kerpiç” olmasına bağlayan düşünceyi tartıştık. Panele katılan uzmanlar, Anadolu'nun binlerce yıllık yapı tarzı olan kerpicin dünyada da en yaygın malzeme olduğunu belirtirken diyorlardı ki: “Gelenekseli çağdaş tekniklerle besleyerek gerçekleştirilecek kerpiç yapılar; hem en sağlıklı hem en dayanıklı hem de en ekonomik ve doğayla barışık mimariyi yaratmış olurlar.” Bu saptamanın “yetkililer” tarafından da önemsenmesi dileğiyle panelin ardından soluğu Harput'ta aldık... Elazığ'ın bu tarihsel merkezindeki “terk edilmiş” hâlin yıllardır yarattığı “hüzün”lü görünüm devam ediyordu. Harput'a girişteki anıtsal konumlu evlerde yapılan restorasyon uygulaması ile yine giriş yolundaki “5 Evler”in turizm amaçlı onarımları ise yüreklere su serpiyordu. Bu birkaç duyarlı uygulamayla birlikte kentin özellikle “dinlence” ve “keyifli yeme-içme” ihtiyacını karşılayan lokantaları ise Harput'un yaşamdan tümüyle kopmasını engelliyor. Bir de elbette ki o muhteşem Harput Kalesi'yle birlikte, tarihsel peyzaj oluşturan eşsiz anıtsal ve dinî yapıları ziyaret eden yerli ve yabancı turistler... Şefik Gül Kültür Evi Bir zamanların sadece kentsel kültür açısından değil; Anadolu'nun en ünlü okulları, eğitim yuvaları ve hatta hastaneleri, hizmet binalarıyla da çağlar boyu aydınlığın odağı olmuş Harput'ta, o muhteşem yaşam zenginliğinin ürünü olan görkemli konaklar da vardı. Bunların da çoğu artık metruk ve hatta “yıkık” durumdayken, “Keşoğlu Meydanı”ndaki Saraylı Muharrem Ağa tarafından yaptırılan konağın restore edilerek “Şefik Gül Kültür Evi” kimliğiyle çağdaş yaşama tarihsel anıları taşıması, tanımlanamaz derinlikte duygular yaratıyor. Evin geçmişi ve bugünkü kutlanacak işleviyle ilgili olarak, restorasyona destek veren ÇEKÜL'ün arşivinde şu bilgiler yer alıyor: “Sosyal sorumluluk çatısı altında, kültürel çalışmalara yıllardır desteğini bütün hızıyla sürdürmekte olan Gülsan Şirketler Grubu, bu niyetinin en son ürününü Harput'ta 175 yıllık bir konağın onarılması projesiyle sunmuştur. Tarihî kimliğine uygun olarak onarılan bu konağın bilinen geçmişi XIX. yüzyılın başına dayanmaktadır. Harput'un günümüze ulaşabilen ilginç geleneksel mimari yapılarından biri olan bu yapı, Gülsan tarafından öncü bir örnek olarak kente kazandırılmak üzere satın alınmış ve onarımı üstlenilmiştir...” Yapının restorasyon projesi, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen'in önderliğinde, ÇEKÜL emektarlarından Yüksek Mimar Metin Keskin ile Elazığ Mimarlar Odası Başkanı Mithat Coşkun tarafından, tarihe duyarlı makine mühendisi Mustafa Alçiçek'in de katılımıyla hazırlanmış; arşiv çalışmaları tarihçi-yazar Mustafa Balaban tarafından kotarılmış; 2005 yılında “Müze Ev” olarak hizmete açılan uygulamayı da aynı ekip denetlemiş... Geleneksel yaşamın hemen tüm kültürel ayrıntılarını konuklarına sunarak bir “bilgi ve duyarlılık” merkezine dönüşen evin geçmişine ait öyküsü ise özetle şöyle: Evi ilk yaptıran Saraylı Muharrem Ağa öldükten sonra kızı Fatma Hanım, 1890'da evi, 100 Osmanlı lirası karşılığında Harput eşrafından Huylu Mamogiller'den Mustafa Efendi'ye satar. Ne var ki Mustafa Efendi'nin 1915'teki Sarıkamış savaşında şehit düşmesi üzerine bir süre bakımsız kalan ev, öğretmen oğulları Şefik ve Refik Beyler tarafından yeniden yaşatılır. İzleyen yıllarda birkaç kez sahip değiştiren ev, 1950'lerde Harput Belediyesi'ne satılırsa da belediye değerlendiremeyince önce Fırıncı Sadık Tekay'ın, ardından Hacı Zülfü Efendi'nin ve derken Kamer Usta'nın mülkü olur. Konağın son sahibi olarak yapıyı Harput'un kültür ve turizm yaşamına kazandıran Gülsan A.Ş.'nin konağı tanıtan broşüründe şunlar vurgulanıyor: “Konak, bugün için bölgeye bir kültür aşısı olarak hizmet vermekte; fakat ileride yaratacağı farkındalık ve bilinçle beraber çok daha geniş etki alanları oluşturacaktır.” Elazığ'a giderseniz, mutlaka zaman ayırıp Harput'a çıkın ve yine mutlaka Harput'un sevdalı muhtarı Feyzi Kahraman ile de tanışarak Şefik Gül Kültür Evi'ni birlikte gezin. Çünkü muhtar, aynı zamanda kentini yeniden yaşama kavuşturmak için gecesini gündüzüne katan bir “kahraman”...