Toroslar'ın 5 Bin Yıllık Ağacı Toros Sediri

Toroslar'ın 5 Bin Yıllık Ağacı Toros Sediri


Toros sediri, ülkemizin en görkemli ve en estetik ağaçlarından biridir. Çamgiller familyasından, yere paralel açılan dalları, uzun boyu, yan yatmış bir yelpaze gibi açılmış kollarıyla, Toros Dağları'nı örten, çok değerli bir ağaçtır. 800-2100 metreler arasında yetişen Toros sediri, porsuk, çınar, meşe ve ardıç ağaçları ile beraber, 600-1000 yaşları arasında görkemli anıt özelliği olan bir ağaçtır. Ülkemizde 1000 yaşında 2 metre çap ve 40 metre boyunda örnekleri vardır. Cedrus link cinsi içinde doğudan batıya Himalaya sediri, Toros sediri, Kıbrıs sediri ve Atlas sediri olmak üzere dört sedir türü yer almaktadır. Asıl adı Cedrus libani a. rich yani “Lübnan sediri” olan ve Lübnan'ın bayrağında yer alan ağaç, Anadolu, Lübnan ve Suriye'de bulunmaktaysa da 5 bin yıldan beri süregelen tahribat nedeniyle Lübnan ve Suriye'deki sedir ormanları neredeyse tamamen yok olmuştur. Katran ağacı olarak da bilinen Toros sediri, ana yayılışını gerçekleştirdiği Toros Dağları'nın yanı sıra Amanos Dağları, Kelkit Vadisi'nde Erbaa ve Niksar'da görülür. Odunu hafif, yumuşak ve çürümeye dayanıklıdır. Rengi, kokusu ve kolay işlenmesi nedeniyle bin yıllardan beri tercih edilen, çeşitli alanlarda kullanılan bir ağaç olmuştur. Antalya'nın Kaş ilçesinin Gömbe beldesine 20 km mesafede, 1700 rakımlı Yuvalıca yaylasında, Gömbe Orman İşletme Şefi ve Orman Mühendisi Ahmet Kocabıyık'ın rehberliğinde gezdiğimiz ve mis gibi kokusunu içimize çektiğimiz sedir ağaçları, ülkemizde en çok Toros Dağları'nda yaygın olarak görülüyor. Bazı bölgelerde henüz filizlenen sedir ağaçlarının yeşil iğneleri, Toroslar'ın yükseklerindeki bu ormanın daha da gelişeceğinin göstergesi olarak güneşe doğru yükseliyorlar. 100 bin hektarın biraz üzerinde saf ve doğal ormanlarının bulunduğu Toros sediri, Toroslar'ın sarp ve dağlık yapısı nedeniyle ulaşım koşullarının zor olmasından dolayı günümüze kadar ulaşabilmiş. Toros sedirinin öz odunundaki güzel koku, 4-6 yıl sonra kaybolma eğilimindeyse de odunun yüzeyi rendelendiğinde koku yeniden hissediliyor. Sedirin çok değişik kullanım yerleri bulunuyor; mobilya sektörü bunların başında geliyor. Geniş kullanım alanı, otlatma ve yangınlar, sedirin azalmasında etkili olmuş. 1980'lerden beri yapılan çalışmalarda, Toroslar'daki sedir ormanları, önemli ölçüde genişlemiş. Toros sedirinin doğal yayılış alanları, genelde ülkemizin makro iklim tiplerinden Akdeniz iklimi tipi içinde kalmaktadır. Ancak sedirin yayılış alanlarının genelde yer aldığı Toros Dağları'nın üst kısmındaki iklim, Akdeniz ikliminin genel özelliklerini taşımakla birlikte bazı farklılıklar göstermektedir. Buralardaki iklim, kışları şiddetli geçen, yüksek ışık entansitesi ve güneşlenmeye sahip, büyük sıcaklık farkları olan Mediterranaen dağ iklimi (yüksek dağ iklimi) olarak tanımlanmaktadır. Yazlar kurak ve sıcak (geceleri serin), kışlar soğuk ve yağışlıdır. Yağışın çoğu kar şeklindedir.1 Toros sediri ekonomik anlamda da çok değerli bir ağaç. Böyle olunca köylüler de bu işten geçimlerini sağlayabiliyorlar. Ahmet Kocabıyık, büyük bir tutkuyla projeler hazırladığı, iş icabı değil, gönülden ilgilendiği sedir ağacıyla ilgili şunları anlatıyor: “Sadece Toroslar'da değil İç Anadolu'da da sedir ağacı görebilirsiniz çünkü bu ağacın uyum sağlama kabiliyeti çok fazladır. Çok değerli bir ağaç. Kokulu, isim yapmış, uzun süre çürümez, rengi değişmez, halkaları dar, işlenmesi kolay. Tomruk olarak çok tutuluyor, mobilya yapımında çok kullanılıyor. Geçen sene metresini 1.150 TL'ye sattık, Türkiye rekorunu kırdık. Kesip mobilya firmalarına ihaleyle veriyoruz. Kendimiz kesiyoruz, depoya getiriyoruz, açık arttırmayla satıyoruz. Sedir, ardıçtan sonra en çok oksijen üreten ağaç türü. Sadece odunundan değil kozalaklarından da para kazanılıyor. Kozalaklar 26 ayda olgunlaşıyor. Her sene sonbaharda topluyoruz. Köylü bu işten iyi para kazanıyor. Topladıkları kozalakları satın alıyoruz, çeşitli işlemlerden sonra içindeki tohumu çıkarıp gerekli yerlere ekim yapıyoruz. Köylüler, kozalak toplamadan, kesim yapmadan, dağda sonbaharda iyileştirme çalışmalarından para kazanıyorlar.” Orman içindeki gezimizde bazı anıt ağaçların çeşitli ünlü isimlere ve kurumlara ithaf edildiğini görüyoruz. Bu, Kocabıyık'ın, dört yıldır emek verdiği SEBANA projesi. Sevgi ve Barış Anıt Ağaçları Projesi olan SEBANA, Toros sedir ormanlarının içindeki 500-1000 yaşlarındaki sedir anıt ağaçlarına dünyadaki bütün ülkelerin, barışa ve insanlığa hizmet etmiş kişilerin, iş adamı, sanatçı ve basın yayın organlarının isimlerini vermeyi amaçlıyor. Böylece Yuvalıca yaylasında büyük bir katılım sağlanarak dünyaya sevgi, barış ve orman sevgisinin yayılması mesajı verilecek. www.sebana.org adresinden geniş bilgiye ulaşabileceğiniz proje, Ahmet Kocabıyık'ın çok inandığı, gelişmesi ve duyulması için çabaladığı, naif, sıcak, ilginç bir proje. 5 bin yıllık bir öyküsü olan Toros sediri; eski Mısır'da yoğun olarak kullanılan, İncil'de zikredilen, Gılgamış destanında adı geçen, tarihin her adımında varlığını korumuş bir ağaç. Sedir, eski Mısır'da saraylar, tapınaklar, lüks binalar ile binaların kapı ve pencerelerinin yapımında, içinin süslenmesi ve döşemesinde, mobilya yapımında kullanılmıştır. Firavunlarla yüksek düzeydeki devlet adamlarının tabutları sedirden yapılmıştır. Ayrıca, sedirin beyaz reçinesi ölülerin mumyalanmasında kullanılmıştır. Finikeliler de sedirleri tapınak ve sarayların taşıyıcı kirişi olarak, ev, kadırga, gemi inşaatı, sütun, kapı, mobilya, sandık, ağaç oymacılık ürünleri yapımında kullanmışlardır.2 Kontrolsüz kesimler, otlatma, yangınlar gibi tahribatlarla yok olan Toros sediri, Toroslar'da artık güvence altında. Yapılan ekim ve dikimlerle Toros sediri ormanları sürekli genişletiliyor; bugün yaklaşık 130 bin hektarlık bir alana sahip. Böylece bu hoş kokulu, çok değerli, tarihî ağaç, Toroslar'ın sarp ve zorlu coğrafyasının kollarına sığınarak tüm güzelliğiyle yaşamaya devam ediyor.