
Türk İşi Bir Komedi ve Aksiyon Filmi "Vay Arkadaş - Manik, Tik, Dildo"
Komedi ve maceranın bir araya geldiği, oyuncu kadrosu, senaryosu ve çekim teknikleriyle dikkat çeken “Vay Arkadaş - Manik, Tik, Dildo”, 5 Kasım'da vizyona giriyor. Her ortamda her durumdan kendisine potansiyel belalar çıkaran Manik'in (Ali Atay), etliye sütlüye pek dokunmayan, içine kapanık, imam hatip lisesi mezunu Tik'in (Fırat Tanış), yüksek egosuyla cezbeden Kazanova karakterli Dildo'nun (Mete Horozoğlu), erkek gibi yetiştirilmiş komiser kızı Nil (Demet Evgar) ve arkadaşı Sevtap (Pamela Spence) ile kesişen yüksek tempolu hikâyelerini anlatıyor film.
Senaryosunu Caner Güler ve “Geniş Aile” dizisinin sevilen yazarı Cüneyt İnay'ın kaleme aldığı “Vay Arkadaş - Manik, Tik, Dildo”nun yönetmenliğini, ödüllü yönetmen Kemal Uzun üstlendi; müziklerini ise Multitap hazırladı. Barakuda Film Production'ın, 1 milyon dolarlık bütçeye sahip filminin yaklaşık dört hafta süren çekimleri; üç kafadarın heyecan dolu maceralarının geçtiği İstanbul'un eski semtlerinden Balat, Sütlüce, Beyoğlu ile Haydarpaşa Garı gibi yine tarihi mekânlarında gerçekleştirildi. Özel efektler, yüksek hızlı kameralar ve trafik aksiyon sahneleriyle “Vay Arkadaş - Manik, Tik, Dildo”, sinema severlere hem aksiyon hem komedi vaat ediyor. Filmin yönetmeni Kemal Uzun, oyuncular Fırat Tanış, Ali Atay ve Bihter Dinçel, filmi ve canlandırdıkları karakterleri anlatıyor.
“Ekibim, tek kelimeyle mükemmeldi!”
Kemal Uzun - Yönetmen
Manik, Tik, Dildo isimli üç kafadar neyin peşinde?
Bu üç kafadar, Dildo'nun babasının hastalığı nedeniyle son bir kez araba çalıp kendilerine gereken bu parayı bulmanın peşindeler.
Çekimler için tarihî mekânları tercih etmenizin sebebi neydi?
Bu mekânları, tarihî olmalarından ziyade hikâyenin dokusuna uydukları için tercih ettik. Çünkü bu tipler ancak böyle bir mahallede yaşayabilirlerdi. Karakterler, böyle bir mahallede yaşamalılar ki o kadar paraya ihtiyaçları olduğunda, kendilerini bu kadar tehlikeye atabilmeleri mantığı oturmalı seyircinin kafasında.
Bütçesi yüksek bu filmde ne gibi aksiyonlar göreceğiz? Teknik detaylar neler?
Bu filmde aksiyon filmlerinin gerektirdiği her türlü teknik kullanıldı. Çatışma sahnelerinde son teknoloji efektler, phantom kameralarla yüksek kare çekimler, araba kovalama sahnelerinde aksiyon yükselten teknik çekimler ve laboratuar aşamasında da yüksek çözünürlük gerektiren teknik işlemler kullanıldı.
Filmin yönetmeni olarak ekibinizi değerlendirir misiniz?
Tek kelimeyle mükemmeldiler!
Senaryo ve senarist ekipten bahseder misiniz?
Filmin hikâyesi Caner Güler'e aitti... Diyalogları ise “Geniş Aile” dizisinin senaristi Cüneyt İnal yazdı. İyi bir ekip çalışması oldu sonuçta.
“Komik bir ekiptik”
Bihter Dinçel (Narin)
Filmdeki rolünüzden bahseder misiniz? Nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
Bir psiko-fizik merkezinde çalışan, aslında içinde sürprizleri olan bir kız Narin. Bir şekilde yolları "Tik" (Fırat Tanış) ile kesişiyor ve ne olduğunu anlayamadığımız bir şekilde, Narin de onların macerasının bir parçası oluveriyor.
“Vay Arkadaş – Manik, Tik, Dildo”, bir komedi ve aksiyon filmi. En çok güldüğünüz ve en çok heyecanlandığınız sahneler hangileri oldu?
En çok güldüğüm sahneler, Fırat'la çektiğimiz aşk sahneleriydi tabii ki... Heyecanlı sahnelere gelince; filmin yarısından sonrası heyecan zaten.
Kamera arkasında nasıl bir ekiptiniz?
Çekimler gerçekten çok keyifli geçti. Tek kelime ile "komik" bir ekiptik.
Bu filmden sonra sizi hangi projelerde görebiliriz?
Henüz anlaştığım yeni bir sinema filmi yok ama birkaç olasılık var. Dizi devam ediyor ve bu yıl inşallah tiyatro da olacak. Onunla ilgili çalışmalarımıza da yakında başlıyoruz.
Tarihî mekânlarda çekim yapmanız sizce filme veya size neler kattı?
Ben böyle yerlere bayılıyorum zaten, çok huzur vericiydi benim için. Film için ise bu hikâyeye çok uygun bir mekân oldu. Ayrıca görsel olarak da şahane bir sonuç elde edildiğine inanıyorum.
“Manik-depresif bir karakteri oynuyorum”
Ali Atay - Manik
Filmdeki canlandırdığınız Manik, nasıl biri?
Filmde Manik adında manik-depresif bir karakteri oynamaya çalışıyorum. İnişleri çıkışları bol bir karakter. Sürprizlerle dolu, şok edici tepkiler veren ve olayları abartılı tepkilerle karşılayan çok eğlenceli bir karakter. Başından onlarca bela geçmiş, hapse girip çıkmış ve bu yüzden temkinli davranmaya çalışan ama temkinli olmaya çalıştıkça işlerin içine daha fazla dahil olan ve bundan da sürekli şikayet eden, arkadaşlarının başına bela gelmemesi için onlara kendi geliştirdiği yöntemlerle akıllar veren ve sonuçta tabii ki başarısız olan şahane bir tip. Ben oynarken çok eğlendim umarım seyirciler de izlerken eğlenecekler ve onunla istemeden girdiği bu maceraları gülerek ve heyecanlanarak yaşayacaklar.
Bu filmde hem komedi hem aksiyon var; bu, çekim anılarınıza nasıl yansıdı?
Filmin genelinde çok eğlendim. Ama özellikle araba takip sahneleri çok zorlayıcı ve eğlenceli oldu. Arabanın içinde resmen delirdim zevkten, müthiş bir tecrübeydi benim için. Bir de nerdeyse bütün ekibin bir arada olduğu bir Haydarpaşa sahnemiz vardı ki evlere şenlik. O sahnede 100 küsur figürasyonla beraber çalıştık ve özel bir çekim tekniği denemek için o yardımcı oyuncular normal hareket ederken biz normalden belki on kat daha yavaş hareket ederek oynamak zorundaydık. Sonrası gülme krizleri oldu; böyle bir sahne çektiğimi daha önce hatırlamıyorum ve bu kadar güldüğümü.
Çekimler nasıl geçti?
Kamera arkası, önü, sağı, solu; şahane bir uyum içinde çalıştık. Herkes tek nefes sahneleri takip etti, tam bir ekip çalışması oldu. Hep beraber güldük, hep beraber sinir olduk ama süper bir maç yaptık. Herkesin birbirine orta yaptığı ve herkesin beraber gol attığı, muhteşem bir derby maçı gibiydi bir aylık çekim süresi.
Yeni projeleriniz neler?
Bu sene içinde bir filmim daha girecek vizyona. “40” adında Emre Şahin'in çektiği Türk-Amerikan ortak yapımı bir film. Şu anda uluslararası festivallerde dolaşıyor ve güzel tepkiler alıyor. Önümüzdeki yıl için Emre Şahin’le yeni bir film projemiz daha var. Bir de ATV’de oynayan Osman Sınav'ın yönetiminde “Kılıç Günü” adlı projede Cenk Kızıltan adında bir rol oynuyorum.
Çekim mekânlarıyla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Tarihî mekânlar, doku itibariyle izleyene muhteşem görsellikler sunuyor. İstanbulda tarihî mekânlarda çekim yapmak gerçekçilik hissini de arttırıyor. Ve oralarda çalışırken doğal setler olduğu için insan ister istemez meseleye dahil oluyor.
“Tik, vicdan sahibi ama arkadaş kurbanı”
Fırat Tanış (Tik)
Filmdeki Tik karakterinden bahseder misiniz?
Tik, Manik ve Dildo’nun arkadaşı. Vicdan sahibi bir adam, lakin arkadaş kurbanı olmuş. Dildo’nun babası hastalandığı için paraya ihtiyaç olduğundan Manik ve Dildo’yla beraber çözüm yolu arıyor kendince.
En eğlenceli ve en zorlu sahneler hangileriydi?
Polis baskını sahnesinin çekimleri sırasında çok eğlendik. Manik, Tik ve Dildo’nun çete tarafından Haydarpaşa Garı’nda kovalandığı sahne zor ve yorucuydu. Genelde eğlenceli geçti çekimler. Uyumlu bir ekip ve oyuncu kadrosu, zor ve çetin denilebilecek çekim sürecinin sıkıntılarını elbette hafifletti.
Çekim mekânları filme nasıl bir renk kattı?
Filmin; çekim teknikleri anlamında, bildiğimiz anlamda klasik “durağan” Türk filmlerine pek benzemediğini söyleyebilirim ama tarihî mekânların kullanılması filme bize ait sıcaklığın kurulmasını sağladı.