
Tarihi Taşlarla Yazılı Diyarbakır | Yazı: Berna Çetin Akgün Fotoğraflar: Faruk Akbaş
TÜRKİYEDEFTERİ Tarihi Taşlarla Yazılı Diyarbakır Yazı: Berna Çetin Akgün Fotoğraflar: Faruk Akbaş 42 Yolculuk Her şehrin tarihinde bir dönüm noktası, bir kilit taşı, onun adıyla özdeşleşen bir unsur vardır. Bu özelliğinden bağımsız düşünülemez şehir. Bu, bazen tarihi değiştiren bir olay, bazen şehrin kaderinde önemli rol oynayan bir kişi, bazen bir mimari yapı, bazen de doğal zenginlikleri olur. Peki ya taş? Bir şehrin tarihi taşla anılabilir mi? Şehrin adıyla özdeşleşip, çepeçevre sarmalayıp, yaşamı içine alan, sokakları sıralayan, kenti koruyan bir özellik olabilir mi? Bir alınyazısı gibi şehrin alnında uzanabilir mi? Başka hiçbir şehir, Diyarbakır kadar taşla koyun koyuna olabilir mi?
Diyarbakır topraklarında ilk kentin ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmese de MÖ 3000'ler olduğu tahmin ediliyor. Önce içkalede oluşan yerleşim, MÖ 69 yılında Roma dönemiyle beraber dışkale bölgesine genişler. 4. yüzyıl ortalarında Diyarbakır, Roma Mezopotamyası'nın başkenti haline gelir ve Roma'nın dini olan Hıristiyanlık, bölgede yaygındır. Bizans egemenliğinde 250 yıl istikrarsız bir dönem geçiren Diyarbakır, 639 yılında, Halife Ömer döneminde Arapların eline geçer. Kent, Mervaniler, Artuklular ve Akkoyunlular döneminde gelişir.