
KENTTARİHİ Yazı: Mehmet Ali Kılıçbay Peru'nun Ulusal Simgesi Machu
KENTTARİHİ Yazı: Mehmet Ali Kılıçbay Peru'nun Ulusal Simgesi Machu Picchu And Dağları'nın yüksek yaylalarında yaşayan yerli kabilelerin, 13. yüzyıldan itibaren oluşturmaya başladıkları federasyon, 14. yüzyılda soylu İnka sülalesine mensup hükümdarların yönetiminde -İspanyollar gelmeden önce- Amerika kıtasının tanıdığı en geniş imparatorluğa dönüşmüştür. İmparatorlara, mensup oldukları soydan ötürü İnka 1 913'te Perulu Daniel Alomia Robles tarafından bestelenen "El Condor Pasa" (Akbaba Geçidi) adlı şarkı, 1933'e kadar unutulur ve ardından bu tarihte yeniden ortaya çıkar. 1970'te ise Simon ve Garfunkel tarafından dünya çapında bir üne kavuşturulur. Şarkı, 2004'te Peru yönetimince "Ulusun Kültürel Mirasına Ait" ilan edilir. Bu şarkı, İnka müzikal öğelerini kullanmasıyla ve ülkenin yaslandığı And Dağları'nı vurgulamasıyla dikkat çekmektedir. Güney Amerika'nın batı kesiminde uzanan And Dağları'nın önemlice bir bölümü Peru'nun sınırları içindedir. Ülke ve madenler, İspanyolların ilk geliş tarihi olan 16. yüzyıldan itibaren madencilerin hücumuna uğramıştır. Tarihçi Paolo Greer'in bildirdiğine göre bu hücum 19. yüzyılda bile sürmüştür. Alman bir maden arayıcısı olan August Berns, 1860'ta 2.430 metre yükseklikte bir kent kalıntısı bulur ve o dönemin Perulu yöneticilerinin göz yumması sonucu, bulduğu birçok eseri kaçırır. Kentin yaslandığı dağlardan bazılarının zirvesi 5.500 metreye kadar çıkmaktadır. Burası, bugün insanlığın en önemli mimari harikalarından biri sayılan, İnka kenti Machu Picchu'dur. denilmektedir. Batılılar da bu unvanı devletin adı sandıkları için, bu And devletinin adı İnka devleti haline gelmiştir. İnka uygarlığı, dinsel öğelere geniş yer veren bir yapılanma içindedir ve Cuzco bölgesi kutsal sayılmaktadır. Muhtemelen 1440 yılında İmparator Pachacutec, bu bölgede yer alan yüksek bir dağ silsilesinin arasındaki vadiye ve yükselen tepelere bir kent kurulmasını emreder. İnkaların dili olan Kueçua dilinde Machu Picchu (Eski Dağ) adını alan bu kent hakkında çok sayıda teori vardır. Bazı bilim adamları, bu kentin İnka imparatorlarının sığınağı olarak kurulduğunu iddia ederken, bazıları da buranın kutsal bir tapınma alanı olarak inşa edildiğini savunmaktadırlar. Bu arada askeri amaçla kurulduğu iddiaları da vardır, ama bu görüş artık bilimsel olarak reddedilmiş durumdadır. Kentin kalıntılarının dikkatli incelenmesi, burada 12 Yolculuk