Yolculuk Dergisi 74. Sayı

Aragon'la Birlikte Tepebaşı'ndan Paris'e...


KIRKINCIODA Yazı: Zeren Akyar Ressam - Küratör zeren@zerenakyar.com Aragon'la Birlikte Tepebaşı'ndan Paris'e... Musae de la Poste'daki (Posta Müzesi) "Aragon ve Çağdaş Sanat" sergisi, 14 Nisan-19 Eylül 2010 tarihleri arasında Paris'te... Bu yağmuru bol garip yaz aylarında, resim ve de edebiyat tutkunlarının kendilerine vereceği en güzel hediyelerden biri bu sergi. Hem genel anlamda sürrealistleri hem de bizzat Aragon'u çok sevdiğim için, belki biraz yanlı bir yazı oluyor bu ayki; affınıza sığınıyorum sevgili okurlar. Ama 15 yaşımda elime almışım ilk satırını, üstüne bir okadar daha yaşamışım, hatta birkaç yıl da fazladan arttırmışım hesabı; doğrusu heyecanlanmamak mümkün değil... Sürrealist (gerçeküstücü) akımın ve Fransız komünizminin önemli figürü Louis Aragon'un 40'ı aşkın sanatçıyla olan dostluğu ve yazılarıyla kattettigi modern sanat tarihini, özel koleksiyonlardan, müze ve vakıflardan sergi için biraraya getirilen eserlerle takip ediyoruz salon salon. Neredeyse yok yok bu sergide: Signac, Matisse, Delaunay, Joan Miró, Duchamp, Braque, Chagall, Klee, Lager, Ernst, Man Ray, Picasso, Giacometti, De Chirico, Tanguy, Gromaire, Fougeron, Pirosmani, Hoffmeister, Marquet, Masson, Malkine... Bu isimlerin yanı sıra daha ilk sergilerinden itibaren Aragon'un destek verip cesaretlendirdiği önemli genç kuşak sanatçılar da menüde yerlerini alıyorlar elbette; Titus-Carmel, Fassianos, Le Yaouanc ve Moninot bu kişilere birkaç örnek. Resimler, desenler, heykeller, halılar, fotoğraflar, illüstrasyonlu kitaplar ve döneme/yazara ait çeşitli belgeler, yazılı dokümanlardan oluşan eserler, bir Aragon müzesi oluşturuyor adeta. Eleştirmen yaftasını her zaman reddetmiş olan yazarın sanat üzerine yazıları da neredeyse şiirleri kadar geniş bir külliyat oluşturuyor. 1923'te Klee üzerine yazdığı, ardından Braque ve Picasso'nun kolajlarından bahsettiği yazılar (genel izlenimlerin dışında doğrudan tek bir sanatçı üzerine yazdıkları), Matisse ile sohbetleriyle devam ediyor. Bu sohbetlerden Matisse üzerine yazılan bence en önemli ve iç görüşlü eseri ortaya çıkarıyor Aragon. Şu ana kadar düzenlenen hiçbir serginin, yazarın yaşadığı dönemdeki sanat ve sanat çevresi ile olan yakınlığını ve ilişkisini bu derece iyi olarak göstermediğini düşünüyorum. Fransız yazılı basınında çıkan yorumlardan da herkesin bu fikirde birleştiği görülüyor. Kronolojik bir dizgiyle düzenlenen sergi, resimden ayrı bir edebiyat düşünemeyen ve yazılarının plastik sanatlarla beslendigini söyleyen şairin bu anlayışına uygun olarak, görsel sanatlardan yazılı sanata, bizleri 20. yüzyıl sanat tarihinde bir geziye çıkarıyor. Eserlerin yanı sıra Aragon'un Paris'teki apartmanını kurgulayan bilgilendirici duvar panoları da bizlere eşlik ediyor sergi salonunda. 1897'de yaşama gözlerini açan ve 1982 yılında 85 yaşında aramızdan ayrılan Louis Aragon, 20. yüzyılın en parlak ve karmaşık entellektüellerden biriydi, desem yanlış bir ifade olmaz sanırım. Aragon, Andra Breton ve Philippe Soupault ile birlikte sürrealist akımın kurucularından biri sayılıyor. Bu üç adam yaşamları boyunca plastik sanatlar ile okadar yakın bir ilişki kurmuşlardır ki, sanat üzerine yazıları üçünün de yazın hayatının temel direklerini oluşturmuştur, deniliyor. Göreceli bir yorum belki; ancak bana sorarsanız bu üç sanatçı bugün yaşamış olsalardı zaten içine konulacakları "küme", "çağdaş sanat kümesi" olurdu büyük ihtimalle. Niye hemen her şeyi etiketlemeye çalıştığımız ise apayrı bir konu. Hemen bir isim yapıştırmaya çalıştığımı okusa Aragon'un kemikleri sızlar herhalde. 20 Yolculuk