Bir Ege Düşü İzmir

Türkiye Defteri: Bir Ege Düşü İzmir | Yazı: Şebnem Türkoğlu Fotoğraflar: Faruk Akbaş

"Günümüzde İzmir olarak kullandığımız isim, Smyrna kelimesinin dönüşmüş biçimidir. Smyrna kelimesinin daha erken biçimlerinin Smira, Lesmira, Zmirra, İsmira, Samorna veya Smurna olduğu da iddia edilmektedir. Smyrna kelimesinin kullanılmasında, kentin kurulduğu yerin yakınında bir kutsal alanın bulunmasının etkili olduğu sanılmaktadır. Bu kutsal alanın, Halkapınar kaynağı ve bu kaynağın oluşturduğu gölcük olduğu iddia edilmektedir. Smyrna adının, Ana Tanrıça kaynağı / gölcüğü veya en azından Ana Tanrıça / Kutsal Ana anlamlarıyla ilgili olduğu düşünülmektedir. Sözcük büyük olasılıkla Hitit kökenlidir.

Ege'nin tatlı imbatıyla karşılıyor İzmir bizi önce, sonra gülümseyen yüzüyle buyur ediyor kadim tarihinin derinliklerine, doğasının güzelliğine... Tatlı bir düş gibi sıkmadan, yormadan nazikçe sarıyor, sevdiriyor kendini bizlere... Keşfetme arzusunu işliyor kalbimize; görmek, öğrenmek, anlamak istiyoruz nicelerini kendine aşık eden güzelliklerini. Sakin denizinde kayarcasına giden vapurları ve martıları, Kordon'da genç kızlara fal bakan Romanları, sevgilileri, birbirinden süslü faytonları, saati ise Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından hediye edilmiş. Kesme taş, demir ve kurşun kullanılarak yapılan kule, çevresindeki çeşmelerle aynı zamanda bir şadırvan görünümünde

Devamını oku »

Röportaj: Bileti İstanbula Kesildi, Diyarbakır Hasreti Öykülere Dönüştü Mıgırdiç Margosyan

Röportaj:

Bileti İstanbul'a Kesildi, Diyarbakır Hasreti Öykülere Dönüştü Mıgırdiç Margosyan

Mayıs ayı sonlarında, ilk kez kitap fuarına ev sahipliği yapan Diyarbakır'a biz de ilk kez adım atıyoruz. Bir yandan kitap fuarında standımızla ilgilenirken bir yandan da bu zengin şehri geziyoruz beş gün boyunca. Aklımızda bir de röportaj var; eski Diyarbakır'ı bize anlatacak, Ermeni edebiyatının önemli ismi Mıgırdiç Margosyan'la sohbet etmek istiyoruz.

Endemik Bitkiler: Amasyanın Endemik Bitkileri

Endemik Bitkiler:

Amasya'nın Endemik Bitkileri

2009 yılının şubat ayında, yurt çapında yayın yapan günlük gazetelerde, bir Amasyalının kayıp ilanı yer almıştı. Her zaman alışık olduğumuz kayıp haberlerinin aksine, bu ilanda, Amasya'ya özgü lokal endemik bir lalenin kayıp olduğu, bu laleyi görenlerin ilan sahiplerine durumu bildirmeleri isteniyordu. 1895 yılında Alman bilim adamları tarafından Merzifon ilçesi dolayında keşfedilen, kıpkırmızı çiçekli Tulipa sprengeri adlı endemik lale, keşfinden yaklaşık 115 yıl sonra tekrar aranmaktaydı.

Yemek Kültürü: Sıcak Ramazan Günlerinde Serin Sofralar

Yemek Kültürü:

Sıcak Ramazan Günlerinde Serin Sofralar

Ramazan artık yılın en sıcak günlerine rast geliyor. Sofralarımızda ise daha önceki Ramazan sofralarının aksine daha yağsız, daha sebzeli, kısaca daha hafif yemeklerin yeri artıyor. Hem sıcak hem de ağır yemekler vücudumuzu sandığımızdan daha da çok zorluyor. Hal böyle olunca da bu sıcak yaz günlerinde yenebilecek serin yemekler ve içecekler imdadımıza yetişiyor. sadece Türk mutfağında değil neredeyse Orta Asya'daki tüm ülkelerin mutfaklarında ufak farklarla mutfak reçeteleri arasında bulunuyor. Türk mutfak kültüründe önemli bir yeri olan bu serinletici yaz yemeklerinin bir kısmına birlikte göz atalım.

 

İçindekiler

 

Kavurucu yaz sıcakları ve yağmurlarla Ramazan'ı karşılayacağız. Ramazan ayları, sofraların şenlendiği, günün tek öğününün ailece kutsandığı, camilerin dolup taştığı, Müslümanların mübarek ayı... Bu sıcak ve uzun günlerde sofranıza yeni lezzetler katıyoruz. Sema Gülez Amasya Kalesi'nde bu Ramazan, endemik elmaların olmasını mı, Amasya Belediye Orkestrası'nın, içinde, kalenin endemik çalgıcı otunun geçtiği çiçekli parçalarını çalmasını mı dileyelim?

Reklam

Dergimize REKLAM VERMEK için tıklayınız.

Ulaşım Bilgileri

t : 0312 419 05 62
f : 0312 417 82 10
e : yolculuk@kamilkoc.com.tr