
Çine'de
BİZİMELLER Yazı: Oktay Ekinci Fotoğraflar: Çine Belediyesi Arşivi Çine'de "1920'leri" Yaşamak... Tarih sadece "kitap"lardan öğrenildiğinde, ya eksik kalıyor ya da zamanla unutuluyor... Hele şu yıllardır süregelen "ezber"ci eğitimde, eğer meraklısı değilseniz "tarih dersi" demek, sadece "zoraki bilgi yüklenmesi" demek değil midir? Bu nedenle tarihi genellikle "sınıf geçmek" için okuyup ezberleyen kuşakların tarih bilinci de güçlü olamadı. Düşünüyorum da, kentlerimizin tarihi dokularını yıkıp yerlerine şu kimliksiz apartman yığınlarını sıralayan yöneticilerimiz arasında, lisedeyken tarihten yüksek not alanların bile bulunması, bunun en çarpıcı göstergesi değil midir? Çünkü onotlar "bilinç" gözetilerek değil, zamanla unutulmaları kaçınılmaz olan "ezberlenmiş bilgi"lere göre veriliyordu ve hala da böyle... Denebilir ki günümüzün geçmişe saygısız yapılaşmasında, hatta "kültürel yozlaşma" denen "kimliksizleşme" sürecinde bile sadece sınıf geçmeye yarayan "unutulmuş" tarihin payı büyüktür... Ne var ki yine günümüzde giderek yaygınlaşan "kent tarihi müzeleri" ise geçmişi adeta "yeniden yaşatarak" anlatıyorlar. Bugünleri hazırlayan "dün"lerin sadece bilgilerini değil, heyecanlarını, coşkularını, hüzünlerini, sevinçlerini de yansıtıyorlar. Böyle olunca da tarihin sadece "eskide kalan olaylar" olmadığını, bizi "biz" yapan değerlerimizin yaratıldığı "yaşanmışlıklar"ın birikimi olduğunu kavramamızın okulu oluyorlar... Tıpkı, Kurtuluş Savaşı'mızda Güney Ege'deki efsanevi yaşanmışlıkları "gerçek" kahramanlarıyla sergileyen "Çine Kuva-yı Milliye Müzesi" gibi... Tişgal ettiği İzmir'den Aydın'a doğru köyleri, kasabaları yakarak, yıkarak ilerler... İşgali "hazmedemeyen" dağdaki "efeler"le Osmanlı'nın "geri çekilin" emrini dinlemeyen Aydın'daki kolordunun "subaylar"ı, gizli bir haberleşmeyle Çine'de buluşurlar... Düşmana karşı "ortak direniş" kararı almaları üzerine de 57. Tümen Komutanı Albay Şefik'in askerleri ile Kıllıoğlu Hüseyin ve Yörük Ali Efe'nin "kızan"ları, "Kuva-yı Milliye"nin ilk neferleri olurlar. Mustafa Kemal'in, "Bağımsızlığımız tehlikededir." dediği Amasya'daki "hazırlık" günleriyle "eşzamanlı" alınan bu direniş kararını kitaplarda da okumuştum. Ancak Çine'deki "Kuva-yı Milliye Müzesi"nde odestansı günleri adeta "yaşayarak" izlediğimde düşündüm; "keşke tarih dersleri de artık bu tür müzelerde verilse..." Örneğin, "90 yıl önce"ydi... Yıl 1919, mayısın son haftası. Samsun'dan Anadolu'ya geçen Mustafa Kemal'in, ulusal kurtuluşumuz için Anadolu'yu örgütleme hazırlığına başladığı günlerde, Yunan ordusu da 10 Yolculuk Yörük Ali Efe 1919 Haziran'ında Ege