
OKURMEKTUPLARI İçimdeki Sonsuz Yolcu Ilıman bir bahardı
OKURMEKTUPLARI İçimdeki Sonsuz Yolcu Ilıman bir bahardı. Son cemrenin düşüşünden sonra topraklar iyice ısınmıştı. Fethiye Körfezi martıların gudubet sesleri ile yeni yeni uyanıyor, güneş gökyüzünden yeryüzüne gülücükler serpiştiriyordu. Marfo (Marmaris Fuarı) ve Fethiye Ticaret Odası işbirliği ile teknolojik ürünlerinin sergilendiği dev bir platform önünde, irili ufaklı insanlar bir içeri bir dışarı hareket ediyorlardı. Büyük bir sabırla ilerliyor, büyük bir istekle stantları inceliyordum. Kamil Koç standı önüne vardığımda Sayın Mustafa Akgün ve Sayın Atik Ünlükaya ile karşılaştık. Stantları firmaya yakışır güzellikteydi. Sayın Akgün de her zamanki gibi doğal ve kibardı. Bana Kamil Koç'un Yolculuk dergisiyle bir de şiir kitabını hediye etti. Eve geldiğimde kanepeye uzandım, kitabı elime aldım. Kitap, Gültekin Emre'nin hazırladığı bir şiir antolojisiydi. Kapağının üstünde bir bavul vardı. Bavulun üstüne Kamil Koç'un 26 no'lu koltuk yolcusuna ait bagaj fişi yapıştırılmış. Nefis bir tasarım ve aynı zamanda düşündürücü... Hasretle izlediğim siyah-beyaz Türk sineması gibi. Okapağı hazırlayan Neslişah Eroğlu'nu kutluyorum. Kitabın ismi üç arkadaş diye tarif ettiği "Yol, Yolcu, Yolculuk Şiirleri Antolojısi". BİZE YAZIN www.yolculuk.com.tr Ocak 2010 Kamil Koç Otobüsleri ve Yolculuk dergisiyle ilgili düşünce ve görüşlerinizi Okur Mektupları köşemize yazabilirsiniz. Görüş ve önerilerinizi, yolculuk@kamilkoc.com.tr adresine ya da posta adresimize gönderebilirsiniz. Bu antoloji 1960'lı yıllarımı bana geri getirdi. Yaşar Nabi Nayır'ın "ayda bir kez" çıkardığı Varlık dergisi aklıma geldi. Yılda bir kez de Varlık Şiirleri Antolojisi çıkarırdı ve orada genç şairlerin şiirleriyle, kısa hayat biyografileri yayımlanırdı. Bugün bu şiir antolojisinde yer alan şairler, ogünlerde de Varlık dergisinde yer aldılar. Bizim nesil, Faruk Nafiz Çamlıbel, Nazım Hikmet, Behçet Necatigil, Özdemir Asaf, Oktay Rıfat, Attila ilhan, Necip Fazıl, Ahmet Muhip Dranas, Cahit Külebi gibi efsanelerin şiirlerini ezbere bilirdi. İzmir'deydim, gençlik yıllarımdı. Kendimi yalnız ve terk edilmiş hissediyordum. Basmane otobüs garajından Kamil Koç otobüsüne bindim, Bursa'da indim. Ne için buradaydım, buraya neden gelmiştim hiç bilmiyordum. Oysa aşık olduğum kız İzmir'deydi. Yazgım, yolculuklarım, aşkım ve Bursa dörtgeninde yıllarca bir çıkar yol aradım. Sonunda İzmirli okızla Bursa'da evlendim. Eşimin gönlünde İstanbul vardı. İstanbul'un Pendik tatil köyüne yerleştik. Artık seyahatlerimiz İstanbul, Bursa, İzmir, Fethiye arasında yıllarca sürüp gitti. İzmir'de yaşarken çok sevdiğim ağabeyimin oğlu öldü. Bursa'da yaşarken amcam öldü. İstanbul'da yaşarken ablam, eniştem, babam ve sonra unutamadığım biricik annem öldü. Saatlerce süren otobüs yolculuklarımda nasıl da acıdan kıvranıp durdum. Gözlerim nasıl dayandı onca akıttığım gözyaşlarıma. Bu kahrolası hüzne nasıl da dayandı zavallı kalbim... Kitabı hazırlayan Gültekin Emre, "Yol, ölüme de, yaşama da zeytin dalı uzatıyor hep. Onun için yollar kimi zaman dümdüz kimi zaman belirsiz ya da çok engebelidir. Yaşamın ucuna takılı, yazgısına bağlı, ölüme, ölümüne giden yollar için yakılan ağıtların haddi hesabı yoktur." diyor. Aşık olduğum kız, günlerden bir gün beni Basmane'den Bursa'ya yolcu ediyordu. Yine Kamil Koç otobüsündeydim. Sürgülü açık camdan ona bakıyordum, ağlıyordu. "Biliyor musun;" diyordu, "yaşamımda bir kez dahi otobüsle yolculuk etmedim. İnşallah uzun yıllar birlikte yolculuk ederiz." diyerek niyaz etti. Ulu Rabbim bu niyazı kabul etti.1967'de birlikte başlayan otobüs yolculuğumuz, benim doğduğum 24 Mayıs'ta, onun vefat ettiği 2005 yılının 24 Mayıs'ında ebediyen son buldu. Salih Kocatepe