
Yazı ve Fotoğraflar: Ömür Akkor Mutfak Araştırmacısı -
YEMEKKÜLTÜRÜ Yazı ve Fotoğraflar: Ömür Akkor Mutfak Araştırmacısı - Şef omurakkor@yahoo.com "Ekmek Yiyecek, Su Da İçeceksiniz!" * Mayıs ayında çok önemli bir çalıştaya yemek yapmak üzere davet edildim. Duyduğum andan itibaren beni oldukça heyecanlandıran "Alacahöyük Arrina Kültür Kenti Çalıştayı"nda, Hitit mutfağına ait 4 bin yıllık tarifleri bugünkü koşullarda gerçekleştirmeye çalıştım. Çalıştay süresince de Hititler hakkında çok önemli bilgiler edindim. Bunun mutfakla alakalı kısımlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Sebze ve meyveler: Hititler döneminde kullanılan meyveler, tarla ve bahçe bitkilerinden; buğday, arpa, fasulye, kır fasulyesi, bezelye çeşitleri, kendir, mercimek, burçak, soğan, pırasa, lahana, sarımsak, acı sarımsak, kimyon, susam, üzüm, hurma, elma, alıç, kayısı, Antep fıstığı, üzüm, fındık, kiraz, muşmula, nar, zeytin, salatalık ve isimleri henüz tercüme edilmemiş birçok bitki biliniyor. Yağ ve şekerler: Hititlerde yağ olarak susam, ceviz, badem, keten, fındık, fıstık ve zeytinden, yemeklerde ve endüstride kullanılan çeşitli yağ türleri elde ediliyordu. Pekmez ve bal ise şeker olarak kullanılıyordu. Hititlerde mutfak ve hijyen kuralları Hititler neler yerdi? Sığır, koyun, keçi, kümes ve av hayvanları: Hititler tıpkı günümüzde olduğu gibi sığır, koyun, keçi ve farklı olarak bir de az miktarda domuz eti yerlerdi. Hititlerin yüzde 30 oranında büyükbaş hayvan ve yüzde 70 oranında da küçükbaş hayvan tükettikleri biliniyor. Süt ve süt ürünleri: Hititler beslenmelerinde süt ve süt ürünlerini kullanıyor, etlerin yanında, süt ürünlerinden, peynir, tereyağı ve lordan da yararlanıyorlardı. Tahıllar ve tahıl ürünleri: Hitit insanının temel besin maddesinin ekmek ve sudan ibaret olduğu, metinlerden anlaşılmaktadır. Hititçe metinlerde, 180'e yakın ekmek, pasta, börek ve unlu mamulün adı vardır. Hititlerde kral mutfaklarında çalışanlar için çok katı kurallar vardı. Bu kurallara uymayanlar dağlara kovalanır ya da ailecek ölüme mahkum edilirlerdi. Kurallar şöyleydi: - Tapınak mutfaklarında günlük ekmekleri yapan kişiler, yıkanmış, tıraşlı ve temiz giysili olmalı. - Fırınların tabanı süpürülmüş ve su serpilmiş olmalı. - Ekmek kırıntılarının döküldüğü yerlere ve kapların bulunduğu kısımlara köpek ve domuzlar girmemeli. - Yemek yapılacak kaplara hayvan pisliği bulaşmış veya bunu emerek kirlenmişse kaplar atılmalı. - Görevliler şarap ve bira sunarken bile çok dikkatli davranmalı, bardakları haddinden fazla doldurmak suretiyle içkileri dökmemeli. Çünkü dökülen pay tanrının payıdır. 108 Yolculuk