Yolculuk Dergisi 70. Sayı

Afrodisias'ın Komşusu Karacasu


BİZİMELLER Yazı: Oktay Ekinci Fotoğraflar: Karacasu Belediyesi Afrodisias'ın Komşusu Karacasu Tarihi Karacasu evleri Tarihin en hünerli sanatçılarını yetiştiren, bu nedenle de kuşaktan kuşağa "heykel okulu" olarak ün yapan antik Afrodisias kenti, Aydın ilimize bağlı Karacasu'dadır. Binyıllar öncesinin şaşırtıcı mükemmellikteki zarif heykelleri, "hüner"li aklın ürünü olduğundan, Roma yasaları Afrodisias'ın heykeltıraşlarını "vergiden muaf" tutmuş. Bu efsanevi kültür ve sanat merkeziyle yüzlerce yıldır kol kola yaşayan, günümüzün "6 bin nüfus"lu Karacasu ilçesinde de okuma yazma oranının "yüzde 99" olması elbette ki rastlantı değil... Karacasu Lisesi'nden başka Anadolu Lisesi, Halk Eğitimi, Mesleki ve Teknik Eğitim merkezleri bulunan, 19 ilköğretim okulu ve anaokuluyla birlikte, Adnan Menderes Üniversitesi'nin Memnune İnci Meslek Yüksek Okulu'nu da (MY O) ağırlayan Karacasu, denebilir ki "antik komşu"sunun günümüzdeki temsilcisi gibidir. Dahası bu üstün "okuma ve öğrenme" sevdası, okullar için "devlet" hizmetiyle de yetinmiyor. İlçedeki liseyi ve ilköğretim okulunu, "Karacasu'yu Sevenler Derneği" yaptırmış... İzmir'de 1996'da kurulan "Karacasu Geliştirme ve Eğitim Vakfı" da, bu "bilgi ve kültür kasabası"nın daha da gelişmesine katkıda bulunuyor. Henüz 10 yaşındaki MY O'da, binden fazla öğrenci muhasebe, ticaret, turizm ve otelciliğin yanı sıra yöre sanatlarından beslenen "dericilik ve seramik", "takı tasarımı ve süs eşyaları" ile "mimari restorasyon" öğrenimi görüyor. Öğrenciler, ören yerinden çıkartılan antik eserlerin temizlik ve bakımlarının yanı sıra kültür envanteri çalışmalarına da katılıyorlar... Tiyatroda doğmuş... Karacasu'ya 10 km kala, MY OMüdürü Doç. Dr. Tuna Doğan, Yardımcısı Mehmet Çelik, okutman Mesut Gönenç ve Belediye Başkanı Mustafa Özyapıcı'yla Afrodisias'taki Anatolia Restaurant'ta buluştuk. Yani, "doğum yeri"ni soranlara "tiyatroda" diyen Mehmet Çevik'in lokantasında. Çünkü eski Geyre köyündeki doğduğu ev, antik tiyatronun da bulunduğu "akropol" tepesindeymiş. Şimdi o, tiyatroyu gezen turistlere kır lokantasında yöresel yemekler ikram ediyor... Karacasu'daki söyleşimizde, öğrencilerle birlikte yöre köylerinden gelen "aydın" insanlarla da kucaklaşıyoruz. Bir öğretmen, yoğun ilginin nedenini şöyle özetliyor: "Oy istemeye değil, öğretmeye geldiğiniz için..." Hınca hınç dolu salonda yaklaşık iki saat süren söyleşimizin her "an"ındaki odikkatli ve merak dolu dinleyişi, ne sempozyumlarda gördüm ne de üniversitelerde... Hele sonunda, oher biri yurt sevgisi dolu soruları ve "katkı"ları, keşke yayımlamak mümkün olsa. "Geçmişi korumak geriye gitmek için değil, geleceği köklerimizi yitirmeden kurabilmek için gerekli." diyebilen bir belediye başkanının "bu bilinçle seçildiği"ni de keşke bütün siyasiler gidip görebilse... 10 Yolculuk