Yolculuk Dergisi 69. Sayı

Telveden Tabloya


GÜNCEL Yazı: Sema Gülez Telveden Tabloya Bursa'dan giderek, -Zeki Müren kadar olmasa da- öyle çok ünlü, başarılı sanatçı, modacı, iş adamı, mimar, siyasi, yazar çıkıyor ki... Umulanın çok ötesinde, çok önemli isimler... İnsan gurur duyuyor. Arka arkaya Odakule'de iki Bursalı sanatçı sergi açtı. Orçun İlter'in seramik maske sergisi 'Mask'ara', 27 Şubat'a kadar ziyaretçileri ağırladı. 'kahVesaire/telVesile' sergisi de yeni bir ressam, Utku Özden Odman'la tanışmama vesile oldu. Gerisi vesaire, vesaire, deyip geçiştiremeyeceğim. Katalogdan etkilenmiştim ama sergiyi gezince telvenin kerametinin bildiğimizden öte olduğunu anladım. Fincandaki şekilleri yorumlamaya karşı hep bir ilgi duyarız da; bunun renge, anlamlara, figürlere dönüşmesi, daha ötesi sanata aracılık etmesi, sanatçı için bir uyarana ve yaratıya dönüştürülmesi, eserleştirilmesi, kalıcılaştırılması hiç aklımıza gelir miydi? Yaratıcılığı destekleyen kahvenin malzeme olarak kullanılabileceğini anlayabilirdik. Doğrusu her tablonun karşısında durakaldım. Düşündüm. Kapatılmış kahve fincanları gözümün önünden geçti. Ancak bu kadar iyi yorumlanabilirlerdi. Nasıl bir dikkat, nasıl bir yoğunlaşma ve anlamlandırma çabasıydı. Psikolojinin, popüler psikolojiye yenik düşmeden devreye girdiğini görmek de kolaya kaçılmadığı hissini uyandırıyordu. Heyecanlandım. Yazma isteğim giderek kamçılandı. Serginin not defterine, yazacağımı bildiren bir not düştüm. Birkaç gün sonra Taraf gazetesinin 'Kültür ve Sanat' sayfasında yerini almıştı bile. Günlük gazetenin avantajları, dedim. Aylık dergide bu esneklik olamıyor. Biz serginin ardından izlenimlerimizi paylaşarak böyle bir sanatçının varlığına işaret etmek istiyoruz. Bir kere fikrin orijinalliği, projeleştirilmesi, sunumu, sürekliliği olabilmesi, amacı vb. ilgi çekici. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır derler; bu, hatıraya da dönüşebilirmiş. Neyse halimiz, oçıksın falimiz, mi deriz, yoksa gönlümüzde olanı dileyerek mi kapatırız falımızı? Geleceğimizi, bizi nelerin beklediğini merak ettiğimiz kesin. Lise yıllarında, Amerika'da kahveyi tanıtma çabaları 'telvenin içindeki kahinin fırçasından çıkan şekilleri ölümsüzleştirmeye' kadar varmış. Fotoğraf, tuvale monte ediliyor. Bazen fincanın bütünü, bazen de bir ayrıntı tuvalle buluşuyor ve ressamın fırça darbeleriyle, boya verniğin altına enjekte edilerek, seramik görüntüsü uyandıran tablolara dönüşüyor. Ressam Utku Özden Odman, sizin falınıza bakıldıktan sonra yıkayıp, yok ettiğiniz telvelerinizi kalıcılaştırarak bir yapıta dönüştürüyor. Kendi dalında duayen kabul edilen ve arkalarında eser, iz, sevgi, saygı bırakanların, kahve telvesi yansımalarını, sanatıyla geleceğe taşıyarak arkalarında kalıcı bir hatıra sanat eseri bırakmalarına vesile olmak, onun en büyük isteği. 14 Yolculuk