
GEÇENGÜNÖMÜRDENDİRYazı: Feyza Hepçilingirler Bir Bilet Parası İçin
GEÇENGÜNÖMÜRDEND RYazı: Feyza Hepçilingirler Bir Bilet Parası İçin Pasaportumun kullanım süresi dolmuş. Yurt dışına çıkacaksanız biletinizi oturduğunuz yerden alabilirsiniz; ama pasaportunuzun süresini uzatmanız gerekiyorsa size en yakın emniyet müdürlüğüne kadar teşrif etmeniz gerek. Öyle ya, yurtdışına çıkmaya gücünüz varsa, pasaport işleriyle uğraşmaya da gücünüz var demektir. Sabah, 'en yakın' oolduğu için Ataşehir Emniyet Müdürlüğü'ne giderek işe başladım. Kapıya on metre kala bir polis memuru tarafından durduruldum. Bütün ilçelerde varmış; ama Ataşehir ilçesinde pasaport işlerine bakan bir birim (henüz) yokmuş. Bu eksikliğe benden çok hayıflanıyormuş gibi polis memuru. Onu avutma isteğine kapılmama ramak kaldı. 'Açılır kardeş, üzülme. Burada da açılır.' Kendimi tutuyorum. 'Nereye gideceğim?' Yanıtı yine polisten alıyorum. Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne gitsem iyi olurmuş. Binmem gereken otobüsü de söylüyor hatta. Otobüs durağına yürüyorum. Hava soğuk. Bugün kar yağması bekleniyor. Neyse ki evden erken çıktım. Öğleye varmadan işlerimi bitirir, sıcak evime dönerim (diye düşünüyorum). Siz bekliyorsanız bir tek sizin beklediğiniz otobüs gelmez ya, öyle oluyor yine. Havaya göre biraz da ince mi giyindim ne? Üşüyorum. Kadıköy'e giden başka bir otobüs duruyor önümde. Kadıköy'e gittiğine göre bu da Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden geçiyordur. Soruyorum. Biletçi biraz tereddütlü; şoför ise kesin konuşuyor: 'Geçer, geçer.' Biletçinin duraksaması biraz kuşku yaratıyorsa da şoföre güvenmek zorundayım. Biletçi bu hatta belki yeni çalışmaya başlamıştır; otobüsün güzergahını tam olarak bilmiyordur. Olabilir. Kadıköy her zaman gelip geçtiğim bir yer. Merkezde bildiğim kadarıyla önünde üniformalı polislerin beklediği, bayraklı, polis amblemli böyle bir bina, yapı yok. Ama İstanbul bu! Fatih Belediyesi'nin Eminönü'nde olması gibi Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü de Göztepe'de olabilir. Bu otobüs oralardan geçiyor mu, geçiyor. Demek az sonra istediğim yere ulaşmış olacağım. Elbette ayaktayım. Yazarlıktan, kadınlıktan, yapacak başka şey olmamasından, nereden geldiğini bilemediğim bir merakla etrafı gözlüyorum. Ne çok birbirine benzemeyen insan var. Ben daha çok kadınlara bakıyorum galiba. Onların dünyalarını hem merak ediyorum hem de daha ilginç buluyorum. Hemen arkasında dikildiğim kadın, yanındakine içinde 'hastane' sözcüğünün çokça geçtiği bir şeyler anlatıyor. Anlatanın yüzünü görmüyorum; dinleyen kadının yüzünde, ancak bu ifadeyi bilenlerin tanıyacağı bir küçümseme; belli belirsiz bir şehirli küçümsemesi, hafif alaycı bir gülümseme: 'Ben ne kadar yüce gönüllü bir insanım tanrım! İstanbul'u işgal etmiş bu taşralılardan birinin anlattıklarını bile dinliyorum.' gülümsemesi. Biletçiye kendimi anımsatmalıyım. Orta kapının yanında, ayakta dikiliyorum. Buradan bağıramam. Özür dileye, rica ede biletçiye yaklaşmaya çalışıyorum. Aman, ineceğim durağı geçmeyelim. Biletçi zaten tereddütlüydü; şoföre soruyor. 'Daha çok var.' diyor şoför. Oturmamı öneriyor. Şoförün önerisini duymuş gibi, biri yer veriyor osırada. Karşılıklı koltuklarda bir yer. 'Ters gidemem, başım döner.' deme lüksüm yok. Bulmuş da bunuyor olurum. Oturacağım elbette. Karşımda biri yaşlı, biri genç iki adam. Dede - torun gibi görünüyorlar. Dede, bir dizi filmde töre cinayetine onay, hatta emir veren bir aşiret reisi rolünü rahatlıkla oynayabilir. Sert bakışlı, gür, kırçıl sakallı. Delikanlı, kara yağız diye tanımlanabilecek bir tip. Uykulu. Ara sıra gözleri kapanıyor. Gözlerini kapattığında yüzüne sakınmadan bakabiliyorum. Yüzünün biçimi armudu andırıyor. Yukarısı dar, aşağıya doğru genişlemekte. Gözünü açtığında, yatağında uyanmış da uyku mahmurluğunu üzerinden atmak ister gibi, hafiften geriniyor. Bir kez daha anımsatıyorum şoföre kendimi. 'Daha var.' deniyor yine. İyi ama Kadıköy'e geldik. Kadıköy merkezde, 'Sen de burada ineceksin teyze.' diyor şoför. Daha önce 'abla' demişti. On dakikada ablalıktan teyzeliğe terfi ettim. Müdürlüğün yerini göstermelerini istiyorum. 'Soracaksın.' diyor şoför. Soracak mıyım? Osaat anlıyorum. Kandırıldım. Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü kim bilir nerede; ama kesinlikle Kadıköy'de değil. Bitti mi? Daha başlamadı bile. 8 Yolculuk