
Orhan Pamuk'un İstanbul'u
SAYFALARDAYOLCULUK Yazı: Fatih Balkış Orhan Pamuk'un İstanbul'u Yalnızca İstanbul üzerine bir kitap y azmış değildir Orhan Pamuk. Hemen bütün romanlarında, dahası romancılığının oluşumunda İstanbul'un önemi oldukça etkindir. "Cevdet Bey ve Oğulları"nda Nişantaşı'nın, Bey oğlu'nun ve "kibar semtler"in izi rahatlıkla sürülebilir. Ay nı şey "Kara Kitap" için de geçerlidir. Hatta "Kara Kitap", başlı başına İstanbul üzerine kurulmuş bir romandır. Romanın bütün satır araları, İstanbul'un bilindik ana caddelerine, Nişantaşı'ndaki Alaaddin'in dükkanına, Tünel'deki garip ve gizemli atöly elere ve nihay etinde bir başka y aşamın hüküm sürdüğü y eraltına açılır. Şehrin estetize edilmesi durumu söz konusudur ve y azar, bizzat romanın y apıtaşlarını şehre hay at veren tarihten alıy ordur. Böy lesi bir tutum, şehirlerle özdeşleşmiş olan tüm y azarlar için geçerlidir. Kafka'nın Prag'la, Baudelaire'in Paris'le, Michel Butor'un San Marco'y la, Dickens'ın Londra ile kurduğu bağ ney se Orhan Pamuk'un İstanbul'la kurduğu bağ da odur. Prag'ın bunaltıcı, Paris'in esinley ici, San Marco'nun estetik ve Londra'nın gizemli etkisi bir y ana, İstanbul, bütün bunları kapsay an ve ay nı zamanda sonsuz anlamlar üreten bir mekanizmay a sahiptir. Tarihin ve kültürlerin iç içe geçmişliği, insanların hemen her y erde birbirleriy le kay naşmaları ve şehrin bir labirent, pazar y eri olma hali, romanların da belirley ici özellikleri olurlar. Tıpkı "Yeni Hay at" ve "Masumiy et Müzesi"nde olduğu gibi. Şehirsiz bir roman düşünülemez. Gerçi Pamuk'un diğer romanları da başka şehirleri kendilerine mesken tutarlar ve orada gizliden gizliy e bir y aşam kurarlar. Gerçekten de İstanbul'un bu esinley ici y apısı, romanların atmosferini belirley en kalın bir kader ağı örmektedir. Y Şehr-i kalp Orhan Pamuk'un İstanbul'u, bir y azarın kentle kurduğu bağları açımlaması bakımından ilginçtir. Çocukluğundan başlay arak kendisinde kalıcı izler bırakan bu şehre adanmış lirik bir destandır İstanbul. Bir otobiy ografi olarak okunabileceği gibi, bir gezi rehberi y a da bir roman olarak da okunabilir. Türler arasında gidip gelen ve sınırlarının ancak İstanbul'un sonsuzluğuy la belirleneceği bir tür "Kum Kitap"tır. Yazarın çocukluğunun Nişantaşı'sı ve ardından kaçamak ilişkilerin y aşandığı Cihangir'i, Eminönü'y ü, Bey azıt'ı, Sirkeci'y i, Boğaz'la devam eden diğer mekanlar izler. Şehirle birlikte y aşamak, şehrin etkilediği her şey e biraz burun sürtmek demektir. Sokaklarda dolaşmak, dükkanları zihnine kazımak, not etmek, okumak ve rotasız -tıpkı bir flaneur'un y aptığı gibi- şehrin kalp atışlarına ay ak uy durup adımlamak demektir. Böy lesi hesapsızca y apılan gezintiler, y ıllar sonra bilinçdışından romanlara sızar. Ama gerçekten İstanbul'un esinley ici gücü, bu başıboş dolaşmalardan, duy gu aray ışlarından y a da bir öngörüy le romanların merkezine y apılan bir y olculuk mudur? Kanımca hay ır. Bu durumu Pamuk'un kusursuz edebiy at zevkiy le açıklamak mümkündür. Onu ilgilendiren ve edebiy atının y önlerini belirley en pek çok y azarın y olu da İstanbul'dan geçmiştir. Dostoy evski günlüklerindeki İstanbul'u fethetme özlemini o 108 Yolculuk