
Merhaba
Başyazı Merhaba, Ülkemizde dirlik, düzenlik olması; güzelliklerin bozulmaması, yaşamın desteklenmesi, yaşamanın anlamlı kılınması; gençlerimizin, çocuklarımızın korunması, geleceklerinin hazırlanması; ebeveynlerin yüzlerinin gülmesi dileğiyle yeni bir yılı karşılayalım. Dirlik olmadan birlik de sağlanamıyor. Strazburg'da bir yılbaşı geçirmek ne güzel olurdu. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki bu kent, bir köprü gibi ve birçok AB binası burada... Korunmuş, tarihî binalarıyla, yol gösteren kulesiyle, nehriyle çok güzel bir şehircilik örneği. Alman-Fransız ortak yapımı. Bizim de artık bir salyangozumuz var. Bu sayfalarda tanıttığımız Seferihisar, "yavaş şehir" simgesini almaya hak kazanmış. Bu son derece sevindirici bir gelişme. Havada kalan Kopenhag İklim Zirvesi ise düşündürücü. Ama çevreciler mücadeleyi sürdürecek. Özellikle iklim değişikliğinde birebir etkilenecek Afrika ülkeleri direniyor. Bursa, Uludağ'da, Nilüfer Çayı'nın doğduğu noktaya tırmanırken, rehberlere, "İnsanlar neden dağlara koşar?" diye soruyorum. Ulaşmak, buluşmak ya da kaçmak, ortak cevaplarımız. Faruk Akbaş, heyecanlandığını, gördüklerinin onu şaşırtıp, uyararak coşku uyandırdığını söylüyor. "Kaçıyorum" denildiğinde, başkalarından, gündelik yaşamın hengamesinden uzaklaştığınızda kendinizle buluşmanız çok mümkün. Kendine yürüyenler, sessizliğin sesini dinleyerek, çevreye yoğunlaşarak, hatta kaydetmeden zihnini susturabilirlerse ruhsal dinginliği de yakalayabiliyorlar. Sema Gülez Kavuşmak, kendine ulaşmak, kendinle buluşmak, kendini kuşatmak, kucaklamak, zırha bürünmek, saklanmak, insanlardan uzaklaşmak, oksijensiz bedenlerimizi içimizdeki ve dışımızdaki toksinlerden arındırmak için yola düşmek gerek. Harekete geçmek... İnsan kendinden kaçamaz. Kendini de kandıramaz; başkalarını kandırdığını zannederek kendini kandırmaya çalışır anca. İnsanlardan kaçarak da belki bunları unutmaya çalışır. Y a da kuşatılmışlık çok bunaltabilir. Çevreyi keşfetmek kadar kendini de yakalama peşine düşebilir insanoğlu. Kendinde kaybolmak isteyebilir. Aman, yolumuzu şaşırmayalım da... "Sürüden ayrılanı kurt kapar." derler. Kurt, sürüye de dalabilir. Ayrılan kurtulabilir. Çam ağacının eski Anadolu uygarlıklarında kutsal olduğunu ve süslendiğini biliyor muydunuz? Hıristiyanlığa, Hitit, Frig etkisi... Anadolu uygarken Batı neredeydi acaba? Gezgin kimlikler, güzelliklere açık olabiliyor. Işığı takip ediyor. Işığın hareketlerini, renklerini, değişimini, doğanın dönüşümünü izliyor, yakalıyor. Atilla Dorsay da onlardan biri. Çocukluğumuz da korunağımız. Örgü oyuncaklar, bizimki gibi çocukluğu, kıt oyuncaklarla ve kendi oyuncaklarını üreterek, süs bebeklerimize ilişemeyerek ve ama oyunla geçenler için daha da heyecan verici.