
Artık Türkiye'nin de Bir "Salyangoz"u Var "citta slow"
DOĞADANKÜLTÜRE Artık Türkiye'nin de Bir "Salyangoz"u Var Hazırlayan: Deniz Yalım Kadıoğlu dykadioglu@gmail.com kavramı oluşmaya başlamış. "Yaşanabilir şehirler yaratmak" temel amacıyla ortaya çıkan yavaş şehirlerde; kentsel üretimin, çevreye özgü değerlerin, kültürel ve geleneksel ürünlerin korunması ve bu konularda sürekliliğin sağlanması gibi prensiplerin yer aldığı bir kentsel politika benimseniyor. Yavaş şehir olmak kolay değil. Örneğin Seferihisar'da, çirkin yapılaşma timsali, beş yıldızlı, her şey dahil oteller inşa edilemeyecek. Her köşe başını onlarca fast food zincirinden bir halka kapamayacak, yerel ürünler ve zanaatlar desteklenecek. Gürültü ve çevre kirliliğine, trafiğe karşı önlemler alınacak. Seferihisar, tüm bu özellikleriyle Türkiye'nin ilk yavaş şehri oldu. Bundan sonra da dinginliğini koruyacak. Hepsi birbirinin aynı, yüksek sesli müziklerin çalındığı, devasa otellerin kıyıları doldurduğu tatil yerlerine benzemeyecek. Özgünlüğü ve sadeliğiyle kazandığı, yavaşlığın simgesi salyangozunu gururla taşıyacak. Umarız, diğer şehirlerimizin belediye başkanları da Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer'in izinden giderler. Umarız, asıl kazandıranın özgünlük olduğunu keşfederler. İzmir'in ilçesi Seferihisar'ın "città slow" yani "yavaş şehir" olma yolundaki ilk adımlarını geçtiğimiz aylarda Yolculuk dergisinden duyurmuştuk. Yavaş şehir olmanın tüm gereklerini hızla yerine getiren Seferihisar Belediyesi, tahmin edilenden daha kısa bir sürede salyangoz simgesini almaya hak kazandı. Dergimizin eski sayılarını kaçıranlar için città slow kavramını kısaca hatırlatalım: Bu akımın mimarları, 23 yıl kadar önce "slow food" yani "yavaş yeme" hareketinin temelini atan siestalar ülkesi İtalya'dan çıkmış. Günün en değerli anlarından biri olan yemek saatinde sergilenen yavaşlık, beraberinde tüm yaşama özen ve özgünlük getirmiş ve böylece yavaş şehir Dolabınızda Basmatik Tişörtlere Yer Açın! Bir gün gelecek ve moda dünyası, doğaya saygılı giysileri baştacı yapacak. O zaman da çalacağımız ilk kapılardan biri Greenpeace'in "basmatik" mağazası olacak. O güne dek beklemektense, neden şimdiden www.basmatik.com'a bir göz atmayalım? 2007 yılından bu yana yaratıcı tasarımlarla "doğal" mesajlar veren Greenpeace ürünleri bu adreste satılıyor. Tamamen Greenpeace üretimi olan bu ürünlerin fotoğraf baskısı ve tasarım işlemlerinde, su bazlı mürekkep ve ağır metal içermeyen malzemeler kullanılıyor. Üstelik tüm tişört, çanta, sweatshirt ve kapşonlular, serigrafi yerine çevre dostu olan doğrudan tişört baskı tekniği kullanılarak üretiliyor. Sevdiklerinize anlamlı bir hediye arıyorsanız, hem hayatınızda hem de giyiminizde değişiklik yapmak istiyorsanız, basmatik.com'a mutlaka uğrayın. 22 Yolculuk