
Kist Hidatik Hastalığı
YOLCULUKTASAĞLIK Yazı: Doç. Dr. İbrahim Barut SDÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Kist Hidatik Hastalığı Halk arasında "köpek kisti" olarak da bilinen kist hidatik hastalığı, bir parazit tarafından oluşturulmaktadır. Köpeklerle yakın ilişkisi olanlarda ve koyun yetiştiriciliğinin yaygın olduğu Uzak Doğu, Orta Doğu, Doğu Avrupa ve Güney Amerika'da sık görülen bir hastalık olduğu gibi ülkemizde de oldukça yaygın olarak görülmektedir. Köpek, kurt, tilki gibi hayvanların bağırsağında yaşayan "ekinokokkus granulozus" adlı bu parazitin yumurtalarının insanlar tarafından alınmasıyla yüzde 70-80 sıklıkta karaciğerde, yüzde 10-15 sıklıkta akciğerde ve daha az olarak da diğer organlarda kistler oluşur. Hastalık nerede gelişirse gelişsin, parazitin yerleştiği organda giderek büyüyen ve içi basınçlı bir sıvı ile dolu kist oluşur. magnetik rezonans (MR) gibi görüntülemelerde ortaya çıkar. 4 cm'den büyük kistler ise sağ kaburga altı bölgesinde ağrı ve dolgunluk hissi gibi şikayetler ile ortaya çıkabilir. Uzun yıllar belirti vermeyebilen bu kistler, karaciğerde yerleştiği yerlere ve boyutlarına göre çeşitli belirtilere ve komplikasyonlara neden olabilirler. Safra yolları ile ilişkili hale gelmeleri en sık komplikasyonlarındandır. Bu halde kişide safranın bağırsağa akışında oluşan tıkanıklığa bağlı sarılığa neden olabilir. Ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik yöntemlerin yanı sıra bazı kan tetkiklerinin yapılması ile çoğu hastada tanı konulabilir. Hastalığın daha karışık olduğu hastalarda ERCP MR , ve MR-kolanjiografi gibi ilave görüntüleme yöntemleri gerekebilir. Kist kendi haline bırakılırsa genellikle giderek büyür ve istenmeyen olaylara neden olur. Kistin içinde bakterilerin üremesi ve buna bağlı olarak ortaya çıkan apse, yukarıda da anlatıldığı gibi safra yollarıyla ilişkili hale gelip sarılığa neden olabilir. Bazı kistler kendiliğinden, darbe, travma ile delinebilir ve yırtılabilir. Bunların ortaya çıkması, hastalıkla mücadeleyi güçleştiren riskleri artırır. Karaciğerdeki kistin kendi kendine patlaması ve delinmesi nadiren görülebilir. Daha ziyade büyük kistlere gelen ani ve şiddetli darbeler (kaza, yumruk vb.), böyle bir yırtılmaya neden olabilir. Karaciğer kist hidatiği insandan insana bulaşmaz. İnsan dışkısında bulunmaz. Ancak bir şekilde parazit yumurtası bulaşmış kirli gıdalar herkes tarafından alınabilir ve dolayısıyla hastalık ailenin diğer bireylerinde de ortaya çıkabilir. Hastalık karaciğerde hasar oluşturmaz. Genellikle karaciğer dokusunu iterek kendine yer açtığından karaciğer hücreleri, fonksiyonlarına devam ederler. Karaciğer kist hidatiği hastalığının özgün bir şikayeti yoktur. Kist, karaciğerde bir ya da birden fazla sayıda olabilir. Küçük kistler genellikle şikayet nedeni olmaz. Hastalık genellikle başka nedenlerle yapılan ultrason, bilgisayarlı tomografi (BT), Kistin yırtılması halinde iki durum çok önemlidir. Birincisi; kist içindeki sıvı alerjik özellik taşır, hayatı tehdit edebilecek alerjik reaksiyonlar oluşturabilir. İkincisi ise kist içeriği bütün karın boşluğu içerisine yayılarak yaygın hastalık halini alabilir. O zaman hastalıkla mücadele güçleşir. Bu hastalıkta ilaçla tedavi yoktur ama parazite karşı etkili olduğu bilinen ve diğer tedavi yöntemlerine yardımcı ilaçlar mevcuttur. Albendazol ve Mebendazol bu ilaçlardan ikisidir. Ancak bu ilaçlar uzman hekim kontrolünde uygulanması gereken ilaçlardır. Bu ilaçlarla -en az üç hafta kullanılarak-, cerrahi müdahale öncesi hasta ameliyata hazırlanmaktadır. Yaşam Çemberi 118 Yolculuk