
New York'un Yükselişi
KENTTARİHİ Yazı: Mehmet Ali Kılıçbay New York'un Yükselişi 18. ve 19. yüzyıllar, Avrupa için uzun süren savaşlar ve art arda gelen siyasal devrimlerin dönemi olmuştur. Buna bir de tarım ve sanayi devrimleri eklenince, küçük kıtadaki çok sayıda insan yerinden yurdundan olmuş, inanç veya düşüncelerinden ötürü takibata uğramış, çok düşük ücretlere uzun saatler çalışmak zorunda kalmış ve kırlar boşalıp, kentler adam almaz hale gelmiştir. Avrupa'daki bu derin çalkantılar, çok sayıda memnuniyetsiz Avrupalının gözünü Y eni Dünya'ya ve en başta da ABD'ye dikmesine yol açmıştır. Bunun sonucunda yoğun bir Avrupa göçü, bu yeni ülkeye yönelecek ve gelenlerin önemli bir kesimi de kendilerine yeni yurt olarak New Y ork'u seçecektir. Bu kadar büyük bir göçle karşılaşan kent, daha 1811 yılında kabul ettiği nazım planla rasyonel bir şehircilik biçimi olan Hippodamos tipi kentleşme yapılanmasını seçmiştir. MÖ 5. yüzyılda bizim Ege bölgemizde, Söke yakınlarındaki Miletos kentinde yaşayan ve bazı kentleri planlayan mimar Hippodamos'tan adını alan bu tarza, "Miletos tarzı" veya "dama tahtası" veyahut da "ızgara planı" denilir. Bu temel kabul doğrultusunda büyümeye başlayan New Y ork, 1835'te ABD'nin en büyük kenti haline gelmiştir. İlk plana göre kentte kuzey-güney yönünde 16 avenü (çok geniş bulvar) ve onlara dik olmak üzere, doğu-batı yönünde 155 cadde açılması kararlaştırılmış ve bunların hepsinin birden inşaatına aynı anda başlanmıştır. Ancak bu plan, 1853 yılında şehrin göbeğinde devasa Central Park'ın inşa edilmesiyle ve birçok meydan, merkez ile üniversitenin kurulmasıyla değişikliğe uğramış, başlangıçtaki ızgara planı tadilata uğratan bazı verev yollar açmak zorunda kalınmıştır. Çünkü küçük şehirler için uygun olan Hippodramos planı, artık üç eyaletin topraklarına doğru genişleyen New Y ork için yetersiz kalmaktadır. Öte yandan kentin bu çok hızlı gelişimi, çok sayıda su kanalının açılmasına da neden olmuştur. Hatta Robert Fulton, dünyada ilk kez buharlı bir gemiyi Hudson Nehri kanalında yüzdürmüştür. Bu arada New Y ork'un, yeni gelen genç ve kalabalık nüfus sayesinde hızla endüstrileşmesinin sonucu olarak, kentin limanı sürekli genişlemek zorunda kalmıştır. Daha 1900 yılında, şehrin limanı dünyanın en büyüğü haline gelmiştir. Tabii bunun ardında, hiç durmadan büyüyen endüstri ile devasa bir ithalat-ihracat vardır. New Y ork, daha 20. yüzyılın başında Avrupa'nın devlerini geçerek, dünyanın en büyük endüstri, ticaret ve finans merkezi haline gelecektir. 19. yüzyılın ortasında New Y ork nüfusunun yarısından fazlasını ülkeye yeni göç etmiş kişiler meydana getirmekteydi. 1820-1890 yılları 16 Yolculuk