Yolculuk Dergisi 66. Sayı

Ordulu Ahmet Usta'dan "El Yapımı" Klarnetler...


BİZİMELLER Yazı: Oktay Ekinci Fotoğraflar: Kerem Ekinci Ordulu Ahmet Usta'dan "El Yapımı" Klarnetler... Geçenlerde bir yazımda "Ordulu"lardan söz ederken, o ünlü türkülerinden esinlenerek "inatçı sevdalılar" demiştim. Öyle ya "dereler yukarı aksa" bile, hatta "Ordu üstlerine kalksa" bile, sevdiklerini ellere vermeyenler için başka ne denebilirdi ki? Nitekim koca Karadeniz kıyısında, doğayı ve kıyı kültürünü göz ardı eden şu insafsız sahil yoluna da "inat"la karşı duran; sonunda yolun güneydeki dağlardan tünellerle geçmesini sağlayan; böylece denize sevdalarını da kahramanca kanıtlayan Ordulular değil miydi? İşte bu hayranlıkla tanıştığım Ordulu klarnet ustası Ahmet Özdemir'in, inatçı sevdalıların en kahramanı olduğunu söyleyebilirim; çünkü yarım yüzyıldır "el"leriyle yaptığı kaval değil, zurna değil, hatta ney ya da flüt bile değil, "klarnet"... Değme ünlü müzik aleti fabrikalarının hep aynı kalitede üretemedikleri, nefesli çalgılar arasında ahşap ve madeni aksamın karmaşık buluşmasını simgeleyen klarneti, dünyanın ünlü müzisyenlerini şaşırtan mükemmellikte "el"le yapmak ne demek? Üstelik isteyene "si bemol", isteyene "la", isteyene her türlüsünü... Cazdan klasik müziğe, senfoniden alaturkaya tüm müzik türlerine has ve birbirlerinden farklı ses dizgelerine sahip klarnetleri, "uluslararası normlar"da yine sadece "el"leriyle üreterek... Böylesi bir mucizeyi, üstelik tek başına başardığını duyar duymaz, Ordulu inatçı sevdalılardan dostum Enis Ayar'la birlikte, vurduk arabamızı yayla yollarına... Bedri Rahmi'nin o "zindan yeşili" dediği ağaçların ve göz alabildiğine fındık bahçelerinin arasından, sisli tepelere doğru tırmandıkça tırmandık. Sonra da tepeyi aşıp yamaç aşağı vadiye "düşercesine" inerek Bayadı Köyü'nün Kayadibi Mahallesi'ne ulaştık. Mahalle, adını hemen 14 Yolculuk