
16 Aralık'ta Çözüm Kopenhag'da Gözüm
ÇEVREGÜNLÜĞÜ 16 Aralık'ta Çözüm Kopenhag'da Gözüm Yazı: Ceren Ayaş WWF-Türkiye, Doğa Koruma Sorumlusu Fotoğraf: Köksal Kayhan D ünyanın en büyük piyasa başarısızlığını yaşıyoruz, ancak bunun sebebi ekonomik kriz değil. WWF, 2009 yılının küresel ekonomik krizle hatırlanmasını istemiyor; 2009 yılı, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede, gerek siyasi gerek teknolojik açılımların gerçekleştiği yıl olarak anımsanmalı. Ekonomik kriz, finansal olanaklarımızın üzerinde yaşamamız sonucunda meydana geldi. Tıpkı, dünyanın bize sunduğu kaynakları yüzde 30 aşmamızla bizi bekleyen ekolojik kriz gibi. Bu trajik paralellik bize başka bir şeyi hatırlatıyor: Krizden fırsat doğar. Temel sermayemiz olan doğa, ne ülkelerin gayri safi hasılalarında ne de şirketlerin bilançolarında yer alıyor. Doğal "sermaye"mizden yararlanamayacağımız gün geldiğinde, bugün sessiz kalanlar pişman, iklimle uyumlu yeni iş sahaları yaratan liderler ise yalnız gururlu değil, karlı da olacaklar. Ekonomik ve ekolojik ikiz krizini, kalkınmadan da doğayı korumadan da ödün vermeden aşmamız, gerçek anlamda sürdürülebilirlik anlamına geliyor. Olanaklarımızın ötesinde yaşamanın, refah seviyemizi etkileyen sonuçlarını yaşadığımız bu dönemde, yaşam şeklimizi değiştirmemiz gerekiyor. Ya değiştirmezsek? Değiştirmemek, kurduğumuz medeniyetin temellerinin dayandığı doğal kaynakları rakip görmek anlamına gelir; oysa yaşanan seller, kuraklıklar, tsunamiler, doğaya hükmetmenin bir sınırı olduğunu bize defalarca öğretti. Ne yazık ki, başka bir gezegen yaratmamız mümkün değil. Bu başarısızlığı ortadan kaldırmak, küresel ölçekte en büyük, önemli ve öncelikli girişimdir. Ekonomiyle ekolojiyi birbirine düşman hale getirmek, bir şekilde her ikisinin de kıyametini hazırlamaktır. Birbiriyle barışık kılmaksa daha sürdürülebilir, daha adil ve karlı bir dünya olanağını bizlere tanımaktadır. 72 Yolculuk