Yolculuk Dergisi 65. Sayı

Ertelediklerimiz Vazgeçtiklerimizdir


YAŞAMKOÇU Ertelediklerimiz Vazgeçtiklerimizdir Sevgili okurlarımız; Süslü kelimelerle donanmış uzun cümlelerin, tren vagonları gibi arda arda sıralandığı bir giriş yapmadan, doğrudan konuya geçeceğim. Lütfen hemen bir kağıt ve kalem bulun. Sizde yoksa hemen yanıbaşınızdaki koltukta sizinle birlikte seyahat eden yolcudan rica edin. Eğer onda da yoksa servis görevlisini çağırın ve ondan isteyin. Gene mi yok? O zaman acilen ilk molada inin ve marketten satın alın. "Kağıda, kaleme ne gerek var?" diye düşünüyorsanız, o zaman sayfayı çevirebilir ve dergideki diğer güzel yazıları okuyabilirsiniz. Ama şu anda okuduğunuz satırların size bir şey katmasını istiyorsanız ve bu satırları okumak için geçireceğiniz zamanın "boşa" harcanmamış olmasını umuyorsanız; o zaman ne yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz demektir. Evet, kağıt ve kalemi temin ettiğinize göre, sizden şunu yapmanızı istiyorum. Gidebildiğiniz kadar geçmişinize gidin ve bugüne kadar hayatınızda neleri ertelediğinizi düşünün ve mutlaka yazın. Sizi şimdiden uyarayım. Bunu yapmak zor iştir. Çünkü insanın, kendine karşı bahanelerin ve kaçamak cevapların içeri sızamayacağı saflıkta dürüst olması gerekir. Bakalım kendinize karşı bu kadar dürüst olabilecek misiniz? Hadi bakalım, olabileceğinize inanın ve tüm geçmişinizi masaya yatırarak, yaşamınızda neleri ertelemişsiniz ve hangi yarım kalmışlıklarınızı ardınızda bırakmışsınız, hangi pişmanlıkları hala taşıyorsunuz, irdeleyin. "Ertelediklerinizin" bir listesini oluşturduktan sonra bu yazıyı okumaya devam edin. Listeniz hazır mı? Çok güzel. Şimdi ona bakın. Şöyle bir baştan sona okuyun. Okurken iç çekebilir ve hüzünlenebilirsiniz. Ya da "olan oldu" diyebilirsiniz. Size kalmış. Yazı: Zeynep Müge Kasaroğlu NLP & Hipnoz Trainer - MCC - Hafıza Uzmanı muge.kasaroglu@yahoo.com "Ama ne düşünür ya da hissederseniz hissedin, bilin ki onlar sizin erteledikleriniz değil." İlginç bir cümle kurdum sanki, değil mi? Bu cümleden sonra sizi motive etmemi bekliyor olabilirsiniz belki. Yani; "Hiçbir şey için geç değil, zamanında ertelemişseniz bile şimdi yapabilir ve deneyebilirsiniz.", "Yaşam sürprizlerle doludur ve insan denemeden ne yapabileceğini bilemez. Yaşınız kaç olursa olsun, bu listeyi yaşayabilir ve yapabilirsiniz.", "Yaşamınız ertelediklerinizin izlerini taşıyacağınız kadar değersiz değil. Bu otobüsten indiğiniz anda kendinize bir söz verin ve bu listeyi hayata geçirin!" gibi cesaret verici cümlelerle sizi teşvik etmemi ve ertelediklerinizi ardınızda bırakmamanız için cesaretlendirmeye çalışacağımı düşünebilirsiniz. Keşke o kadar kolay olsaydı... Keşke size bir liste yaptırıp, ardından da bir dizi "gaz veren" cümleler sıralayıp, o listeyi hayata geçirmenizi sağlayabilseydim... Siz de otobüsten indiğiniz anda benim büyülü cümlelerimin etkisi altında tüm yarım kalanlarınızı tamamlayabilseydiniz... Bu senaryoyu, fantastik bir filmde yaşayabiliriz belki. Ama siz de ben de çok iyi biliyoruz ki, şu anda bir otobüs koltuğunda oturmuş ve seyahat etmekte olduğunuz kadar gerçek olan bir şey var; belki listenizdekilerden bazıları hala yapılabilir ama bazıları var ki onlar için artık çok geç... Bir zamanlar belki korkularınız, belki güvensizliğiniz, belki de sizin dışınızdaki koşullara bağladığınız bahanelerin ardına gizlenerek yapmadıklarınız onlar. Yapmak isteyip de yapmadıklarınız. "Yapamayacağım" demenin, "vazgeçtim" demenin size vereceği acıyı gömmek için başka bir zamana, gelecekte bir noktaya erteleyerek, 114 Yolculuk