
Floransa : Çiçek Şehri
KENTTARİHİ Yazı: Mehmet Ali Kılıçbay Floransa : Çiçek Şehri İtalya'nın Floransa kenti, dünyanın en ünlü şehirlerinden biridir. Bu ününü hem güzelliğinden hem Rönesans'ın yola çıktığı kent olmasından hem de iktisat tarihi içindeki büyük öneminden almaktadır. Kökü çok eskilere dayanan bir yerleşim yerinin üzerinde kurulmasına rağmen, aslında çok mütevazı bir başlangıç yapmıştır. Roma İmparatorluğu'nun batı parçasının savaşlarla dolu olan döneminde, MÖ 1. yüzyılda, hatta efsaneye göre tam da MÖ 59 yılında bir köy olarak kurulmuştur. Roma, terhis ettiği savaş gazilerine bundan sonraki yaşamlarını sürdürmeleri için toprak vermektedir. Bunlardan bir grup, İtalya'nın en verimli topraklarına sahip Toskana'da edindikleri yere bir köy kurmuş ve adını Florentia, yani Çiçekli Kent koymuştur. İtalyancada bu kente Firenze denilmesine karşılık, bütün dünya bu ilk adından hareketle Floransa demeyi tercih etmektedir. Floransa'nın bir köyden bir kente dönüşmesi hızlı olmuştur; çünkü "Çizme"nin en önemli su ve karayollarının kavşağında, yani kalbinde bulunmaktadır. Bu konum, onu İtalya'nın en önemli kentlerinden biri haline getirmiştir. Fakat MS 3. yüzyılda başlayan Barbar saldırıları döneminde ağır yaralar alacaktır. Kente art arda surlar yapılmasına rağmen, 6. yüzyılda bir Barbar kavmi olan Lombardların eline geçmekten kurtulamayacaktır. Bu süreçte Floransa'nın nüfusu 1000 kişinin altına düşecek, surlarının arkasına çekilmiş kırsal bir kasabaya dönüşecektir. İ Şehir, Barbar saldırılarının sona ermesinin ardından 9. yüzyıla kadar biraz toparlanmış ve önemli kilise merkezlerinden biri haline gelmiş, bunun sonucunda da önemli sanatsal binalarla bezenmeye başlamıştır. Fakat ufukta gözüken Macar saldırılarını önlemek üzere kent kendini üçüncü bir sur kuşağıyla çevrelemiştir. Macar saldırılarının da 10. yüzyılda tamamen sona ermesiyle içine girdiği yeni ortamda Floransa, orta çağ İtalya'sının en önemli din ve sanayi merkezlerinden biri haline gelecektir. Floransa, kurduğu ve geliştirdiği yünlü dokuma endüstrisiyle, orta çağın içine kapalı feodal ekonomisini kıracak olan kapitalizmin de temellerinin atıldığı başlıca merkezlerden biri olacaktır. 14 Yolculuk