
Şair Kemal Özer'i Yitirdik
Şair Kemal Özer'i Yitirdik Yazı: Ahmet Telli toplumculuğuyla davranmış ve üretici güçlerle emeğin yabancılaşması çelişkisini temel eksen kılarak, duygunun ve düşüncenin bağlantılı olgusunu yansıtmıştır şiirlerinde. Bu bağlamda eleştirmen Adnan Binyazar şöyle diyor: "Şiirimizde başlamak üzere olan bir dönemin muştucusudur Kemal Özer. Hem şiir olanı hem düşünce gücüyle yoğun olanı birleştiriyor şiirinde." Doğan Hızlan da aynı bağlamda şunları söylüyor: "Kemal Özer'in ilk ürünleriyle geçiş dönemi ve sonrasını izleyen ürünleri bir değişim haritasını sergiler. Ne var ki şiir bilincini diri tutmuştur. Her yaptığının hesabını verebilecek, gerekçelerini sunabilecek bir poetika oluşturmuştur." Ölümünün ardından bir gazetenin yönelttiği soruya karşılık, Kemal Özer için şunları söylemiştim: "Şiirini, dünyaya açılan üçüncü bir göz gibi kullandı Kemal Özer; gördüklerini, yaşadıklarını, izlenimlerini, duygusunu, özellikle 1973'ten sonra aydın olma bilinciyle yazdı. İlk kitaplarındaki iç gözlem, 73'ten sonra nesnel gerçekliğe odaklandı. 'Y aşadığımız Günlerin Şiiri' ile 'Sen de Katılmalısın Hayatı Savunmaya' adlı kitapları, o günlerin ilk ürünleridir. 'Gül Y ordamı', şiirimizin minör tınısıydı; oradan 'Madımak İçin Y aralı Semah'a uzanan yol, toplumsalcı duyarlığın da yolculuğudur diyebilirim. Son yıllarda politik gençliğin ilgi alanında önemli bir yeri oldu Kemal Özer'in; onlara öğretiyor, onlardan öğreniyordu. Dahası, sivil muhalif düşüncesinin temsil edildiği etkinliklere katılmaktan geri durmadı." Kemal Özer'in 'Oğulları Öldürülen Analar' ile 'Madımak İçin Y aralı Semah' adlı son kitapları, hem kendisinin hem de toplumcu duyarlığın başyapıtlarındandır; bu kitaplarla bir ülke tarihinin en yaralı sayfaları dramatik görüntülerle sergilenir. Kemal Özer'i yitirdik, ama aziz anısı sevenleriyle olacaktır hep. Onun dizeleriyle bitirelim: "Bir düşün sevgilim, Nasıl yoksul düşerdik kim bilir Ekip biz değiliz diye Sevincine katılmasaydık Ürün kaldıranların. Gök ne kadar daralırdı, bir düşün, Sevdadan söz açmayan türküleri Kaçınsaydık söylemekten." S iirimizin toplumcu şairlerinden Kemal Özer'i, bu yılın 30 Haziran'ında yitirdik. 74 yaşındaydı sevgili şair. Hayatımızdan giderken, yirmisi şiir, Bulgarcadan, Macarcadan yaptığı çeviriler ve denemeleriyle altmış kadar kitabını hüzünlü bir veda işareti gibi bıraktı bizlere. Dostumdu, ağabeyimdi Kemal Özer; 1983'ten beri birçok kez bir araya geldik. Her defasında şiirden, edebiyattan, hayattan, biriktirdiği anılardan söz açardı, saatler geçerdi böylece. Kendisiyle yüz yüze gelmediğim yıllarda defalarca okumuştum ilk kitaplarını. "Gül Y ordamı", "Ölü Bir Y az" ve "Tutsak Kan"daki şiirler, şiirimizde "İkinci Y eni" diye de adlandırılan şiir anlayışına bağlıdır. Bireyin iç gözlemine dayalı bu şiirler, döneminin de önemli şiirlerindendir. Ancak Kemal Özer, 1970'lerin ortalarına doğru şiir anlayışını toplumculuğa yöneltir ve aydın sorumluluğunu öne çıkartır. Bu tarihten itibaren sonuna kadar toplumcu şiiri dirençle ve ısrarla sürdürür. "Kavganın Y üreği"ndeki "Deniz Orakçısı" şiirini, nedense hep sevmişimdir, ayrı bir yeri vardır benim için. Hatta şiir bahsi açıldığında çoğu yerde bu örneği vermişimdir. Bu sayfaya göz gezdiren okurlarla da paylaşmak isterim bu şiiri: "Sor kendi kendine bir sabah, av hazırlığına başlarken; sulara kim salar güneşi sen kayığına binmesen, orağını almasan eline ilk ürünü kim biçer denizden? Kent niye bir büyük gergeftir, geçirmiş ilmiğini alınterine? Niye aç ağızlardan örülü bir martı çığlığıdır gök; iner kalkar başının üzerinde, küçük dalışlarla yoklar tekneni? Bir başınasın yaşamı üretirken zıpkın çizer, kürek acıtır, ağ yorar. Neden elleri bulunmaz elinin yanında, yorgunluğu neden paylaşmazlar sofrasına çökerken yeryüzünün; sor kendine bir sabah." Kemal Özer, 70'li yıllarla birlikte toplumu derinden etkileyen siyasal ve sosyal olaylara karşı duyarlı 8 Yolculuk