Yolculuk Dergisi 63. Sayı

Tanınmak mı? Tanınmamak mı?


GEÇENGÜNÖMÜRDEND R Yazı: Feyza Hepçilingirler Tanınmak mı? Tanınmamak mı? B ir yazarın en çok merak ettiği, kitabının nasıl okunduğu, okurken neler hissedildiği, okurun yüzünde beliren anlam vb. şeylerdir. Günün birinde görünmez olup bunları gözlemek istemeyen yazar yoktur herhalde. Görünmez olmak değil; ama okurunun yüzündeki ifadeyi gözlemek fırsatı, çok okunan yazarların eline birçok kez geçmiş olabilir. Benim iki kez geçti. Türkçe "Off" kitabım ilk yayımlandığında, Kadıköy vapurunda karşı sıralardan birinde, yüzü bana dönük oturan bir genç kızın elinde kitabımı görünce gözümü ondan ayıramamıştım. Ne yapacak? Gülümseyecek mi? Kitaptan gözlerini alıp denize, martılara bakmaya mı başlayacak? Y üzünde bir hoşnutsuzluk ifadesiyle elinden bırakacak mı kitabı? Pek bir şey olmadı. Kız kitabını güzel güzel okudu. Vapur iskeleye yanaşınca da kapattı, çantasına yerleştirdi, kalktı, yürüdü gitti. Daha ilgincini yakın bir zamanda yaşadım. Bir konferans için Burdur Mehmet Akif Üniversitesi'ne çağrılmıştım. Antalya'ya uçakla gidecektim; havaalanında beni karşılayacaklardı, birlikte Burdur'a geçecektik. Uçakta cam kıyısındaki yerime geçtim, oturdum. Biraz sonra iki çift geldi. Bir çift benim yanımdaki koltuklara oturdu, öteki çift arka sıraya geçti. Uçak hareket eder etmez yanımda oturan genç kadın çantasından bir kitap çıkardı. Kocası, "Hemen mi başlayacaksın okumaya?" diye biraz da sitemle sordu. "Çok güzel yazıyor bu kadın." dedi eşi yanıt olarak. Elinde kitap gördüğüm herkesin ne okuduğuna bakmadan edemem. Göz ucuyla bakmaya çalıştım. Kadının eli kitabın üzerindeydi, pek bir şey göremedim. Biraz sonra kocasına kitaptan kimi bölümler okumaya başlayınca "çok güzel yazan bu kadın"ı iyice merak ettim. Fark ettirmeden tekrar göz attım. Kitap biraz tanıdık geldi; ama pek konduramadım. Y ok canım, daha neler! Bu kadar mutlu bir rastlantı olur mu? Biraz sonra dayanamayıp yine baktım. Aaa! Gerçekten benim bir öykü kitabımdı kadının elinde tuttuğu. Başımı bulutlara çevirip keyifle gülümsedim. Alabileceğim en güzel övgüyü almıştım. "Çok güzel yazan bu kadın" bendim. Beni sevindirmek için yüzüme karşı yapılmış bir iltifat değildi. Bu yüzden çok gerçekti, çok içtendi. Bu anın tadını çıkarmak için dönüp yeniden baksam mı? Dudaklarım fiyonk. Gülümsememi durduramıyorum. Dışarıdan biri görse bulutlara bakıp sessiz kahkahalar atan bu kadının aklından zoru olduğunu düşünecek. Sevincim biraz durulunca aklıma o can alıcı soru geldi: Şimdi ne olacak? Hiç sesimi çıkarmayıp bu sevinci tek başıma yaşamaktan yanayım; ama ciddi bir sorun var. Havaalanında beni karşılayacak olanlar büyük olasılıkla üzerinde adımın yazılı olduğu bir karton taşıyacaklar ellerinde. Bu genç kadın, o kartonda yazılı adı görünce duraklamayacak mı? Kitabını okuduğu yazarla aynı uçakta geldiğini anlayıp o kişiyi, yani beni beklemeye başlamayacak mı? Hayranı olduğu yazarın uçakta hemen yanındaki koltukta oturan ve bulutlara bakıp bakıp gülümseyen o kadın olduğu ortaya çıkınca ne olacak? Y alancılık ille de doğru olmayan şeyler söylemek midir? Bir şey söylemek gerekirken susmak da yalancılık kapsamına girmez mi? Kendimi gizleyerek bir çeşit sahtekarlık yapmış olmayacak mıyım? Söylemeliyim o zaman? Peki; ama nasıl? "Elinizdeki kitabın yazarı benim." desem? Çok kendini beğenmişçesine bir laf bu! Olmaz. Üstelik, "Hadi canım. Siz mi? Şaka yapıyorsunuz herhalde." diye inanmazlık gösterirse bir de kanıtlamaya mı çalışacağım o kişi olduğumu? "Kitabınızı imzalamamı ister misiniz?" desem, "Neden?" diye sorar. Biri, yanındaki kişinin kitabını niye durup dururken imzalamak istesin? "Şey, ben o kitabın yazarıyım da..." diye kem küm edeceğime adım gibi eminim. Düşündüklerimin tümünden daha saçma bir şey yapıyorum. Çantamı açıp nüfus kağıdımı çıkarıyorum ve gösteriyorum ona. Önce ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Sonra nüfusta yazan ismi görünce... Bir çığlık! "Ay, inanmıyorum. Bakar mısınız yanımda kim oturuyormuş meğer!" Bakıyorlar. Y alnız ön ve arka sıradakiler değil, bütün uçak bize bakıyor. Eyvah! Ne yaptım ben? Herkes bana bakıyor. "Kimmiş? Kimmiş?" diye sormalar başladı bile. Adım söylenecek. Birileri dudaklarını kıvırıp, "Tanımıyorum." diyecek. O tanımadığına göre pek de önemli biri olmadığım sonucuna varılacak. Medya yıldızı değilim ki ben! Kendimi nasıl gizleyeceğim? Gözden kaybolmak, buharlaşıp uçmak istiyorum. Açın pencereleri, bulutlara atlamak istiyorum. 10 Yolculuk