Yolculuk Dergisi 63. Sayı

Üç Boyutlu, Bol Sorulu Yıllar


SİNEYORUM Yazı: Yüce Yöney Üç Boyutlu, Bol Sorulu Yıllar S inema salonuna gittiğinizde iyi bir film mi izlemek istersiniz, yoksa kucağınızda bir aslanın oturmasını mı? Tarihin, sinema salonunda gösterilen ilk üç boyutlu filmi "House of Wax"le aynı yıl gösterime giren "Bwana Devil" filminin tanıtımında kullanılan bu soru sorulalı uzun yıllar oldu; yanıtı da kısa sürede gelmişti zaten. Üç boyutlu filmlerin altın çağına ait bu cümle, on yıllar sonra tekrar bir başka biçimde gündeme gelecek bir tartışmayı yansıtıyordu o dönem: Üç boyutlu sinema seyirciyi tavlayabilir mi? O yıllarda seyirciyi üç boyutlu numaralarla tavlamayı denemekten kendini alıkoyamayan yönetmen sayısı hiç de küçümsenmeyecek düzeydeydi. Birçok yönetmen ve elbette özellikle prodüksiyon şirketleri, sinema dünyasında dev bir adım olarak gördükleri bu teknolojiye dört elle sarılmıştı. Haksız da sayılmazlardı aslında. Üç boyutlu filmler, sinema tarihinde sıçramaya yol açan sesli film ya da renkli film gibi bir dönüm noktası olarak görülmüştü o zamanlar. Tam da bu nedenle peş peşe bu formatta filmler yapıldı. Ancak seyircinin tepkisinin beklendiği gibi olmadığı da ortada. Üzerine doğru fırlatılan bir ok veya birden her yanı saran yarasaların verdiği anlık heyecan, kısa bir süre oyaladı onları. Sinema salonunda duyulan heyecan çığlıkları, her seyircinin bir, olmadı iki filmde attığı kadardı. Ardından üretilen espriler de "Ön koltuktaki kafanı çekme, kılıç bana çarpıyor." düzeyinden öteye gidemeyince heyecan kısa sürede yavan bir biçim aldı. Gerçi üç boyutlu 102 Yolculuk