
Hoşgeldiniz!
Başyazı Hoşgeldiniz Sema Gülez Yaz geldi bile. Bitecek ve yaz bitti, diyeceğiz. Bitimli yaşamlarımıza, gelip geçici olduğunu idrak ettiğimizi bilerek sürdürdüğümüz bir ömre neleri sığdırabiliriz? "Bütün görevlerimi tamamladım, artık gidebilirim." diyebilmek ne güzel. Son an sürprizlerini yaşayarak, hazmederek, "darbe" yiyerek. Y aşamın ve insanların ne kadar acımasız, hoyrat, düşüncesiz, densiz, saygısız olabileceğini son kez hatırlayarak gitmekse çok garip... Cüzam ve Behçet hastalığıyla mücadele etmiş, kendi hastalığını hep ikinci plana atmış, kendisini eğitime adamıştı. Anadolu nun en ücra köşelerine hiç üşenmeden, yüksünmeden, erinmeden ulaşmış, birçok doktorun yüz yüze gelmekten kaçındığı yaraları iyileştirmek ve insanları bilinçlendirmek için çalışmış, hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan ülkesini daha yaşanabilir kılmanın umudunu aşılamıştı. Erdem, ilke, ahlak, onur ve vicdanı temsil edebilmek ve lekesiz bir yaşam sürebilmek konusunda bir sembolü yitirdik. Görüşleriniz her konuda çakışmayabilir; ama bu, onu ve yaptıklarını değersiz kılmamalı. Onu ve çabalarını giderayak boşa çıkartmak isteyen ve Y varlığından duydukları rahatsızlıkla, hiç hak etmediği şeyleri rahatlıkla söyleyenlerin, inanç ve yaşamlarını neyin üzerine tam olarak oturttuklarını anlamak isterdik. Saldırgan ve hoşgörüsüz bir tavrın, zemmetmenin, fütursuzca yargılamanın korkunç örnekleriyle karşı karşıya kalmak istemeyiz. Y obazlıkla savaşacağız derken, kafalarımızı kilitleyerek ayrımcı bir zihniyetle, kendimizden olmayanı aşağılayarak, bize benzemeyeni yok sayarak, bilineni tekrarlayarak, saplanıp kalarak, başka bir yobazlık türünün kapılarını araladığımız gibi, kamplaşmalara da yol açarız; ki bu da bizi çaresiz, çözümsüz kılar. Zihniyet dünyasıyla, zihniyet polisliği yaparak, insanları nesneleştirerek, her şeyi sembolleştirerek gerçekleştirilen eylemlerimiz, bizi giderek siyasallaştıracak ve hukukun üstünlüğüne gölge düşürecektir. Birilerinin beslenebileceği bu ürkütücü atmosferden bir an önce çıkmalıyız. Bu ölümlerden, yaşamlardan dersler çıkarmalıyız. Anlam yüklediğimiz her şey, ölüm karşısında nedir ki? Türkan Saylan hocanın ölümünün de öğrettiği, hatırlattığı bir şeyler olmalı. O, unutulmayacaklardan olmayı başardı.